İnternet Üzerinden Hakaret Suçu Nedir? (TCK 125)

Hakaret suçunun sanal ortamlarda işlenmesi halinde internetten ya da sosyal medya üzerinden hakaret suçunu oluşturmaktadır. Bir kişiye somut bir fiil ya da olgu isnat etmek yahut sövmek TCK’daki hakaret suçunun seçimlik hareketleridir. Bu fiilleri internet ya da sosyal medya üzerinden gerçekleştirme halinde internet ve sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçu oluşacaktır. TCK 125’e göre “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Hangi Sözlerle İnternetten Hakaret Suçu İşlenebilir?

Sosyal medya üzerinden hakaret suçunun işlenmesi için hakaret suçunun unsurlarının oluşması gerekmektedir. Bilindiği üzere günümüzde sıkça kullanılan sosyal medya platformları facebook, instagram, twitter gibi mecralardır. Kişinin bu platformlar üzerinden diğer bir kişinin onur şeref saygınlığını rencide edecek yazı, görsel, içerik paylaşması halinde suç oluşacaktır.

Hayvan”, “şerefsiz”, “köpek”, “haysiyetsiz”, “aptal” gibi sözler suçun oluşması için yeterlidir. Kişinin ileti göndererek, tweet atarak veya yorum yaparak bir başka kişinin onur şeref saygınlığını rencide etmesi ile bu suç işlenebilmektedir. Sosyal medya üzerinden kaba ve nezaketsiz söz ve söylemler (örneğin: terbiyesiz, riyakâr, yalancı) hakaret suçunu oluşturmaz. 

 Basın özgürlüğü, iddia ve savunma dokunulmazlığı, dilekçe hakkı kapsamında kalan söz ve davranışlar hakaret suçunu oluşturmayacaktır. Kamuoyu tarafından tanınan, bilinen kişilere yöneltilen (politikacılar, futbolcular, ünlüler vs.) hakaret ve eleştiriler toplumdaki normal bir bireye edilen hakaret ve eleştirilerden daha ağır olabilir. Bu sebeple bu kişiler açısından hakaret suçunun oluşması normale oranla daha zordur.

İnternetten İleti Yoluyla Hakaret Suçu

5237 Sayılı TCK’nın 125/2. Maddesinde ileti yoluyla hakaret edilmesi ayrıca suç olarak kabul edilmiştir. İlgili fıkraya göre “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” İleti yoluyla hakaret suçu türlü iletişim vasıtalarıyla işlenebilir. Bunlar: mektup, e-mail, WhatsApp, telegram, SMS, instagram, facebook, twitter platformları üzerinden DM yoluyla olabilir.

İleti yoluyla hakaret suçu “huzurda hakaret” şeklinde işlenebileceği gibi, “gıyapta hakaret” şeklinde de işlenebilir. Örneğin hakaret suçu kişinin doğrudan görebileceği iletişim vasıtaları kullanılarak, fiilin icrası ile doğrudan mağdur hedef alınarak işlendiyse bu huzurda hakarettir. Suçun gıyapta hakaret şeklinde işlenebilmesi için ise örneğin mesajla hakaret halinde bu mesajın 3 kişi tarafından görülmesi gerekir. İleti yoluyla hakaret suçunun cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

İnternet ve Sosyal Medya Yoluyla Hakaret Suçunun Cezası Nedir?

Sosyal medya üzerinden bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek bir somut fiil ya da olgu isnadı yahut bir kişiye sövmek suretiyle yorum yapılması, paylaşım yapılması, mesaj gönderilmesi gibi hallerde kişi suçun temel ya da nitelikli hallerine göre ceza almaktadır.

İnternetten Basit Hakaret Suçu Cezası (TCK 125/1)

TCK 125/1’e göre “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.” Görüldüğü gibi Hakaret suçunun internet veya sosyal medya üzerinden suçun temel şeklinin işlenmesi halinde faile verilecek ceza 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. İnternet veya sosyal medya üzerinden işlenen suçlar genellikle alenen işlendiğinden verilecek ceza bu durumda 1/6 oranında artırılacaktır. TCK 125/4’te bu hususHakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.” Şeklinde ifade edilmiştir.

İnternet Üzerinden Nitelikli Hakaret Suçu Cezası (TCK 125/3)

İnternet ya da sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçunun nitelikli halleri TCK 125/3’te “Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.” açıklandığı üzere kamu görevlisine görevinden kaynaklanan bir sebeple, kişinin dini veya kutsal saydığı değerlerden bahisle hakaret edilmesi hallerinde verilecek ceza 1 yıldan az olmayacaktır. Bu haller hakaret suçunun nitelikli halleridir. Bunlardan ziyade 7243 sayılı kanunun 28. Maddesinde düzenlenen, “Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yer alan kasten yaralama (madde 86), tehdit (madde 106), hakaret (madde 125) ve görevi yaptırmamak için direnme (madde 265) suçlarında; a) İlgili maddelere göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır.” Hükmüyle sağlık personellerine karşı görevleri sebebiyle işlenen hakaret suçu için ayrıca bir nitelikli hal öngörülmüştür. TCK 125/4’te Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.” Hükmü ile internet ve sosyal medya üzerinden işlenen alenen hakaret suçları bakımından bu hükme göre de artırım uygulanacaktır. Yine TCK 125/5’te “Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.” Hükmü ile ayrı bir nitelikli hal daha öngörülmüştür. Örneğin bir bilirkişi heyetine ya da mahkeme heyetine sosyal medya üzerinden edilen hakarette bu fıkra hükmü ile artırım uygulanacaktır.

İnternetten Hakaret Suçunda Haksız Tahrik (TCK 129)

Haksız tahrik hükümleri TCK’nın 129. Maddesinde düzenlenmekle birlikte failin haksız bir fiil karşılığında gösterdiği hiddetli davranış ile suç işlemesi halinde suç işleyenin suçunun azalması haline “haksız tahrik” diyebiliriz. 

TCK 129’a göre Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez. Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”

İnternet yahut sosyal medya aracılığıyla işlenen hakaret suçu açısından haksız tahrik hükümleri uygulama alanı bulacaktır. İlk fıkra ile bir haksız fiilin karşılığı olarak sosyal medya üzerinden birine hakaret eden kişi için cezanın üçte birine kadar indirilmesi hatta duruma göre ceza verilmemesi öngörülmüştür. Hakaret suçunun kasten yaralama suçuna karşılık olarak işlenmesi halinde fail suçtan ceza almayacaktır. Karşılıklı hakaret halinde ise taraflara ceza verilmeyebileceği gibi ceza üçte birine kadar indirilebilir. Hakaret suçu için kanun özel haksız tahrik hükümleri öngördüğünden, genel haksız tahrik hükümleri uygulanmadan doğrudan TCK 129 hükümleri uygulama alanı bulacaktır.

İnternet Yoluyla Hakaret Suçunda Mağdurun Belirlenmesi (TCK m.126)

TCK md 126’ya göre “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır

İnternet ya da sosyal medya platformları üzerinden yazı, yorum, görüntü yoluyla işlenen hakaret suçlarında fiille mağdurun şahsı açıkla belirtilmemiş olabilir. Bu durum kanunda bir karine olarak ele alınmıştır ilgili hükme göre “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.

Hükmün uygulama alanı bulabilmesi için mağdurun belirli veya belirlenebilir olması gerekmektedir. Bu hüküm ile failin hakaret suçuyla mağdurun kimliğini açıkça belirtmediği durumlarda dahi, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır. Örneğin Twitter üzerinden mağdurun tweeti altında isim kullanmaksızın küfreden fail açısından duruma göre hakaret suçunu tweet sahibine karşı işlediğini söyleyebiliriz.

Karşılıklı Hakaret Suçu

Genel olarak karşılıklı hakaret, kişilerin birbirlerine küfretmeleri ile meydana gelmektedir. Kişiler sosyal medya platformları ya da internet üzerinden birbirlerine karşılıklı olarak hakaret ettiğinde TCK 129/3 gereği “olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”

İnternetten Hakaret Suçu Nasıl İspatlanır?

İnternet ve sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçları açısından failin IP adresi üzerinden tespit edilmesi en kolay yol ise de facebook, Instagram, Twitter şirketleri kullanıcıların IP adreslerini soruşturma ve kovuşturma makamlarıyla paylaşmamaktadır. Kolluk bu ihtimalde sosyal medya üzerinden kişinin erişebildiği bilgileri ile faili tespit etmeye çalışır.

Fakat 5651 sayılı yasaya eklenen 4. Madde ile Sosyal medya şirketlerinin Türkiye’ye bir temsilci atamaları kanunlaşmıştır. İlgili hüküm ile sosyal medya şirketlerinin Türkiye’ye temsilci atamaları zorunlu hale gelmiştir. 

Bu kanunla birlikte sosyal medya vasıtasıyla işledikleri hakaret suçları açısından kamu kurumlarına yapılacak bildirimlerde yaşanan zorlukların aşılması için temsilcilerle muhataplık ilişkisinin kolayca kurulması ile kişinin sosyal medya hesabının IP adresleri şirketten talep edilerek kişinin işlediği hakaret suçu kolayca ispat edilerek hakaret suçundan cezalandırılması kolaylaştırılmıştır.

İnternet veya Sosyal Medya Yoluyla Hakaret Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/4286 E., 2018/1180 K. sayılı Kararı  Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi Suçlar: Hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal Hükümler: 

  1. Hakaret suçundan dolayı TCK’nın 125/2, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkûmiyet
  2. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK’nın 134/2, 43/1, 62/1, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Dairemizin 14.06.2017 tarihli tevdi kararı uyarınca; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanığın temyizi ile ilgili görüş içeren ek tebliğnamenin düzenlendiği belirlenerek yapılan incelemede:

  A) Hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;

  Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanığın sübuta, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanığın sübutu kabul edilen hakaret suçunun yasal unsurlarının tarif edildiği TCK’nın 125/2. madde ve fıkrasının, yaptırım yönünden aynı maddenin birinci fıkrasına atıfta bulunmasından dolayı sanık hakkında temel ceza belirlenirken, uygulanan kanun maddesinin, “TCK’nın 125/2. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 125/1. madde ve fıkrası” şeklinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. madde ve fıkrasına aykırı hareket edilmesi,

Hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilen eylemin, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkânı bulunan facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığa tayin olunan temel cezada TCK’nın 125/4. madde ve fıkrası gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak, sanık hakkında eksik ceza hükmedilmesi,

Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,

B) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanığın sübuta, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanık …’un, eski kız arkadaşı olan mağdur … ile mağdurun eşinin yan yana, el ele ve günlük kıyafetleriyle çektirdikleri resmini, mağdura ait facebook hesabından ele geçirip, mağdurdan ayrılmadan önce onunla beraber kullandıkları ve şifresini bildiği aynı sitedeki hesap üzerinden, mağdurun bilgisi ve rızası dışında yayımladığı olayda; Mağdura ait facebook hesabında mağdur tarafından yayımlanan ve mağdurun günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdiği resmi, mağdurun başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği özel yaşam alanına ilişkin bir görüntü olarak kabul edilemeyeceğinden, mağdurun kişisel veri niteliğindeki resmini, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle facebook adlı sosyal paylaşım sitesi üzerinden yayımlayan sanığın eyleminin, TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık hakkında TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de: Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmaksızın suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile sanığa tayin olunan temel cezada TCK’nın 43/1. madde ve fıkrası gereğince ¼ oranında artırım yapılarak fazla ceza hükmedilmesi, kanuna aykırı,

  Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmî Gazete ’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.