TCK Madde 53

Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma

MADDE 53– (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,

b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (İPTAL EDİLEN İBARE RGT: 24.11.2015 RG NO: 29542 ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.) (KOD 1) ,

c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,

d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,

e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,

yoksun bırakılır.

(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.

(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya (EKLENMİŞ İBARE RGT: 15.04.2020 RG NO: 31100 KANUN NO: 7242/10) denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen (EKLENMİŞ İBARE RGT: 15.04.2020 RG NO: 31100 KANUN NO: 7242/10) veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.

(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adli para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.

(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

Sayfa İçeriği

TCK Madde 53 Gerekçesi

MADDE 10- Maddeyle, hak yoksunluklarının düzenlendiği Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Değişiklikle, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilenlerin kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanabilmelerine imkan tanınmaktadır. Ayrıca, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilenler ile koşullu salıverilenlerin bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra edebilmesine de imkan tanınmaktadır. Böylelikle, hükümlülerin denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle ceza infaz kurumlarından salıverilmesinden sonra hızlı bir şekilde sosyal hayat ile aile ve iş hayatına uyum sağlayabilmeleri amaçlanmaktadır.

MADDE 53 – İşlediği suç dolayısıyla toplumda kişiye karşı duyulan güven sarsılmaktadır. Bu nedenle, suçlu kişi özellikle güven ilişkisinin varlığını gerekli kılan belli hakların kullanmaktan yoksun bırakılmaktadır. Madde metninde, işlediği suç dolayısıyla kişinin hangi hakları kullanmaktan yoksun bırakılacağı belirlenmiştir.

Ancak, bu hak yoksunluğu süresiz değildir. Cezalandırılmakla güdülen asıl amaç, işlediği suçtan dolayı kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayıp tekrar topluma kazandırılması olduğuna göre, suça bağlı hak yoksunluklarının da belli bir süreyle sınırlandırılması gerekmiştir. Bu nedenle, madde metninde söz konusu hak yoksunluklarının mahkûm olunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar devam etmesi öngörülmüştür. Böylece, kişi mahkûm olduğu cezanın infazının gereklerine uygun davranarak bunun tamamlanmasıyla kendisinin tekrar güven duyulan bir kişi olduğu konusunda topluma da bir mesaj vermektedir. Bu bakımdan hak yoksunluklarının en geç cezanın infazının tamamlanması aşamasına kadar devam etmesi, suç ve ceza politikasıyla güdülen amaçlara daha uygun düşmektedir.

Bu sistemde süresiz bir hak yoksunluğu söz konusu olmadığı için, yasaklanmış hakların geri verilmesinden artık söz edilemeyecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasında mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesaet ve kayyımlık yetkilerini kullanabileceği belirtilmiştir. Ayrıca, dördüncü fıkrada, kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında mahkûm oldukları cezaya bağlı herhangi bir hak yoksunluğunun doğmadığı hüküm altına alınmıştır.

Maddenin beşinci fıkrasında, belli bir hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen kasıtlı suçlar dolayısıyla mahkûmiyet hâlinde, mahkûm olunan cezanın infazından sonra da etkili olmak üzere bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına ayrıca hükmedilmesi öngörülmüştür. Bu durumda mahkemenin belli bir hak ve yetkiyle ilgili olarak vereceği yasaklama kararı bir güvenlik tedbiri niteliği taşımaktadır.

Altıncı fıkrada, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, yine güvenlik tedbiri olarak, belli bir süre için bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği öngörülmüştür.

TCK Madde 53 Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 02.07.2025 T. 2023/4982 E. 2025/5579 K. 8. CEZA DAİRESİ

Esas : 2023/4982

Karar : 2025/5579

Karar Tarihi :02.07.2025

Suç:6136 sayılı Kanuna Aykırılık Suçu

Karar: Temyiz İsteminin Reddi İle Hükmün Onanması

Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede;

  1. HUKUKÎ SÜREÇ
  2. İlk Derece Mahkemesi Kararı

Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2017/125 E. ,2022/52 K.sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

  1. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 20.09.2023 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak; sanığın 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun’un 12/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 52/2, 4, 53/1,2,3, 54, 63. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ve 35.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

TEMYİZ

Temyiz Sebepleri

Sanık müdafiinin temyiz isteği

Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, delil yetersizliğine ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya kapsamına göre; … İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünce, … ilçesi … Sanayi Sitesinde ticari faaliyet gösteren, sanığın söz konusu işyerinde, izinsiz olarak 9 mm. çaplı tabanca fişeği üretimi yaptığı ve üretilen fişek, kovan, çekirdek ve kapsülün birleştirilerek veya ayrı ayrı satıldığı hususunda istihbarati bilgi edinilmesi üzerine başlatılan soruşturmada ;usulüne uygun olarak iş yerinde yapılan aramada, 9 mm. çaplı uç kısmına metal bilye tanesi konularak mermi çekirdeği özelliği kazandırılan fişek ile çeşitli çaplarda 6136 sayılı Kanun kapsamında fişekler ve mermi üretiminde kullanılan 9 mm. çaplı dip tablası açılmayan 53 adet kovan, yine 9 mm. çaplı 580 adet boş kovan, 9 mm. çaplı 5.650 adet, 102.219 adet 9 mm. çaplı kapsülsüz boş kovan, 453 adet 9 mm. çaplı kapsülsüz boş kovan, 1.210 adet 9 mm. çaplı kapsülsüz boş kovan, 94.988 adet 9 mm. çapında tabanca fişeğine ait çekirdek, 2.450 adet 9 mm. çapında tabanca fişeğine ait çekirdek, 20 adet 9 mm.çaplı fişeğe uyumlu çekirdek, mermi üretiminde kullanılan 15 kg. barut, yine mermi üretiminde kullanılan kovan şekillendirme kalıbı, 33.280 adet ve 800 adet kapsül ve 170 adet kapsül iğnesi ve mermi üretiminde kullanılan diğer aletler ile birlikte ele geçirildiği, Makine Kimya Entitüsünden alınan 18.06.2021 tarihli raporda; incelemeye konu materyallerin 6136 sayılı Kanun kapsamında olabilecek maddelerden olduğu, bu materyallerin ARGE çalışmalarında kullanılmaya müsait materyaller olup fişek imalatı için de yeterli olduğunun mütalaa edildiği iddiasına ilişkin olarak;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kollukça edinilen istihbari bilgiler, MKE raporı ve sanığın olayın hemen akabinde müdafii huzurunda alınan savunmasında \”..işyerinde vida, civata ve makine imalatı yaptığını, daha önce de kuru sıkı kovan imatalı yaptığını, ancak kuru sıkı kovan imalatını bıraktığını, bu arada deneme amaçlı olarak tabanca boş kovanı, yarı mamül çekirdek imalatı yaptığını, işyerinde ele geçen 9 mm. fişekleri deneme amaçlı ürettiğini, yine işyerinde ele geçen barut ve 32.740 adet ateşleme kapsülü hakkında bir bilgisinin bulunmadığını, işyerinde ele geçen kovan ve çekirdek üretiminde kullanılan makine ve kalıpları deneme amacıyla tasarladığını ve kovan, çekirdek ve mühimmat üretimi izni bulunmadığını\” beyan ederek suça konu malzemeleri ticari amaçla bulundurup kullandığını tevil yoluyla ikrar etmiş olması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmüş, mevcut delillerin mahkumiyete yeterli olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 20.09.2023 tarihli ve 2022/688 Esas, 2023/1811 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 01.07.2025 T. 2025/2675 E. 2025/5348 K. 1. CEZA DAİRESİ

Esas : 2025/2675

Karar : 2025/5348

Karar Tarihi :01.07.2025

Suç: Kasten Yaralama Suçu

Karar: Hükmün Onanması

Sanık hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suça yönelik sanık müdafiinin temyizinin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında şikayetçi …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şikayetçi …’e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
  2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 06.01.2023 tarihli ve 2022/4147 Esas, 2023/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun \”kasten yaralama suçundan sanık hakkında hüküm kurulması sırasında 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-d maddeleri uyarınca belirlenen\”6 yıl 18 ay hapis\” cezasının 5237 sayılı Kannun’un 29/1. maddesi uyarınca (1/4 )oranda indirilmesi sırasında sonuç cezanın \”5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası\” yerine, \”5 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası\” olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf olmadığından eleştiri sebebi yapılmıştır\” şeklinde eleştirilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, mevcut delillerle mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

KARAR

Sanık hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;

İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. fıkrası uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Sanık hakkında şikayetçi …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 06.01.2023 tarihli ve 2022/4147 Esas, 2023/51 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.07.2025 tarihinde karar verildi

Our Score
Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

📞 Hemen Ara