TCK Madde 54

Eşya müsaderesi

MADDE 54– (1) İyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (EKLENMİŞ CÜMLE RGT: 02.12.2016 RG NO: 29906 KANUN NO: 6763/11) Eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması halinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.

(2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir.

(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.

(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.

(5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.

(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.

Sayfa İçeriği

TCK Madde 54 Gerekçesi

MADDE 11- Suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmektedir. İyiniyetli üçüncü kişilere ait eşyalar ise, müsadere edilmeyerek sahiplerine iade edilmektedir.

Uygulamada, kişiler lehine sınırlı ayni haklar tesis edildikten sonra eşyanın suçta kullanıldığı, suçun işlenmesine tahsis edildiği veya suçtan meydana geldiğinin tespit edilmesi halinde, sınırlı ayni hakkın edinme tarihine ve iyiniyete bakılmaksızın eşya hakkında müsadere kararı verilebilmektedir.

Yargıtay hukuk dairelerinin kararlarında, suçta kullanılan ve müsaderesine karar verilen rehinli araca elkonulması ile araç sahibinin mülkiyet ve tasarruf hakkının elinden alınmış olacağından, araç sahibinin araç üzerinde herhangi bir hakkının kalmayacağı, dolayısıyla rüçhan hakkının müsadere ile birlikte ortadan kalkacağı tespitlerine yer verilmiştir. Ancak, Yargıtay ceza daireleri kararlarında ise, suçta kullanılan ve müsaderesine karar verilen rehinli araçların, rehin hakkı saklı kalmak kaydıyla müsaderesine kararı verilmesi gerektiği tespitlerine yer verilmiştir. Anılan kararlardan anlaşılacağı üzere, Yargıtay m hukuk ve ceza daireleri arasında konuya ilişkin tam bir uygulama birliği bulunmamaktadır.

Ayni hak bir kimseye bir şey üzerinde doğrudan doğruya hakimiyet sağlayan ve bu sebeple herkese karşı ileri sürülebilen malvarlığı hakkı olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda ayni hak; konusu eşya olan, sahibine eşya üzerinde doğrudan hakimiyet kurma yetkisi veren, tekelci nitelikte olan, para ile ölçülebilen ve malvarlığı hakları içinde yer alan mutlak haklardandır. Sınırlı ayni hak ise, sahibine, mülkiyet hakkına nazaran daha sınırlı yetkiler tanımakta ve mülkiyet hakkının malike verdiği kullanma, yararlanma veya tasarruf etme yetkilerden sadece biri ya da ikisi, lehine sınırlı ayni hak tesis edilene devredilmektedir. Sınırlı ayni haklar, kurulması ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi bakımından; taşınırların özelliğine göre malın zilyetliğinin devredilmesi veya sicile tescil edilmesi; taşınmazlarda ise, tapu siciline tescil edilerek hakkın iktisap edilmesi nedeniyle, etkisi kuvvetlendirilmiş bir hak haline gelmektedir.

Türk Ceza Kanununun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenmesi öngörülen düzenlemeyle, kanunlarla sınırlı ayni haklara mülkiyet hakkına ait bir kısım hak ve yetkilerin verilmesi dikkate alındığında, elkonulan eşya üzerinde, iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilen sınırlı ayni hakların korunması amacıyla, bu haklar saklı tutulmak kaydıyla eşyanın müsaderesine karar verilmesi sağlanmaktadır.

MADDE 54 Müsadere ve “suç nedeniyle mülkiyetin devlete geçmesi” başlığını taşıyan yaptırımlar Tasarıda “fer’i ceza” olarak düzenlenmiştir. Bilindiği üzere müsadere, bir şeyin mülkiyetinin devlete geçmesini sonuçlayan bir yaptırımdır. Bu nedenle müsadere yanında “suç nedeniyle mülkiyetin devlete geçmesi” adıyla ayrı bir yaptırım düzenlemesi, bilimsel açıdan doğru olmadığı gibi, kavram karışıklığına da yol açabilecektir.

Ayrıca, Tasarıda müsadere yaptırımı bir “ceza” olarak öngörülmesine rağmen, “suç dolayısıyla hiç kimse mahkûm edilmese de” müsadereye hükmedilebilmesi kabul edilmiştir. Ceza niteliğindeki bir yaptırıma, bir kimsenin mahkûmiyeti olmadan başvurulamayacağı açıktır.

Belirtilen bu sakıncaların giderilmesi ve müsaderenin Anayasada yer alan mülkiyet hakkını zedelememesi için, suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen eşyanın müsaderesine karar verileceği kabul edilmiştir. Ancak, bunun için, eşyanın iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerekir. Başka bir deyişle, kişinin suçun işlenmesine iştirak etmemesi, suçun işlenişinden haberdar olmaması durumunda, sahibi bulunduğu eşya bir suçun işlenmesinde kullanılmış olsa bile, müsadereye hükmedilemeyecektir. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanmış olan eşya ise, suçun icra hareketlerine henüz başlanmamış ise, sadece bu nedenle müsadere edilemeyecektir. Ancak bu eşyanın niteliği itibarıyla kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsaderesine hükmedilecektir.

Yapılan yeni düzenleme ile getirilen temel değişiklik, müsaderenin hukukî niteliğinin bir güvenlik tedbiri olduğunun kabul edilmesidir. İşte bu nedenledir ki, müsadereye hükmedilmesi için bir suçun işlenmesi zorunlu olmakla birlikte, bu suçtan dolayı bir kimsenin cezaya mahkûm edilmesi gerekmemektedir. Örneğin suç işlenmesinde kullanılan tehlikeli eşya, bunu kullanan fail çocuk veya akıl hastası olması nedeniyle cezalandırılamasa dahi, müsaderesine hükmedilebilecektir.

İkinci fıkraya göre, müsadere konusu eşyanın ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması hâlinde; bunun değeri kadar para tutarının müsaderesine hükmedilecektir.

Üçüncü fıkrada ise, müsaderede orantılılık kuralı kabul edilmiştir. Buna göre, suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyecektir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, yasak olan eşyanın müsaderesine ilişkin hükme yer verilmiştir. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşyanın, her hâlde müsaderesine hükmolunacaktır.

Beşinci fıkrada, kısmi müsadere; altıncı fıkrada ise, müşterek veya iştirak hâlinde mülkiyete konu olan eşyanın müsaderesi düzenlenmiştir.

TCK Madde 54 Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 14.05.2025 T. 2023/19021 E. 2025/7084 K. 7. CEZA DAİRESİ

Esas : 2023/19021

Karar : 2025/7084

Karar Tarihi :14.05.2025

Suç: Kaçakçılık

Karar: Hükmün Onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ

A.İlk Derece

Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/391 Esas, 2021/638 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son maddesi delaletiyle 3/5-10., 3/22 maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62., 52/2, 53. ve 5607 sayılı Kanun’un 13. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddeleri uyarınca, sanığın 5 yıl 15 ay hapis ve 55.540,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

B.İstinaf

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/2229 Esas, 2022/3488 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Sanık müdafiin temyiz istemi; yapılan adli arama işleminin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçuişlediği sabit olmadığı halde mahkumiyet hükmü kurulduğuna, sanığın duruşmalarda olumsuz davranışlarda bulunduğuna dair dosyaya yansıyan herhangi bir durum bulunmadığı halde hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, somut herhangi bir gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, açıklanan ve re’sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Değerlendirme ve Gerekçe

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 22.03.2017 günü sanık …’a ait konut ve müştemilatında gümrük kaçağı olduğu değerlendirilen sigaraların bulunduğuna dair alınan bilgi üzerine Cumhuriyet savcılığınca verilen 22.03.2017 tarihli gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamındaki arama kararına istinaden yapılan aramada, toplam 7.150 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görülmemiş, ancak suç konusu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine numune alınan sigaraların müsaderesine, imha edilen sigaraların müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi ve sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının gün adli para cezasına çevrilmesi sırasında \”2777\” gün adli para cezası yerine sehven \”2196\” gün adli para cezası yazılması dışında hukuka aykırılık bulunmamış, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR

Açıklanan nedenle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05.10.2022 tarihli ve 2022/2229 Esas, 2022/3488 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli kararının müsadereye ilişkin (11) nolu fıkrasının çıkartılarak yerine \”Suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine\” ibaresinin eklenmesi ile hükmün (7) numaralı fıkrasından \”2196\” ibaresinin çıkartılarak yerine \”2777\” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 20.02.2025 T. 2024/3850 E. 2025/1414 K. 8. CEZA DAİRESİ

Esas : 2024/3850

Karar : 2025/1414

Karar Tarihi :20.02.2025

Suç: Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma

Karar: Hükmün Düzeltilerek Onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

HUKUKİ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesi Kararı

Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/790 Esas, 2023/111 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 20 eşit taksitle tahsiline, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 63 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca mahsup, 54 üncü maddenin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca müsadereye ve adli emanetin 2022/2149 sırasında kaydedilenlerin imhasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 18.05.2023 tarihli ve 2023/1016 Esas, 2023/713 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ

Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, somut delil bulunmadığına, sübuta, tanığın beyanını değiştirerek sanık lehine beyanda bulunduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, ele geçirilen maddenin kullanım sınırları içinde olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ile masumiyet karinesine ilişkindir.

  1. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava dosyası kapsamına göre, alınan istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takipte; ikametinden çıkan sanığın, tanığın yanına giderek yere uyuşturucu maddeyi attıktan sonra tanıkla tokalaşarak ona para vermesi ve tanığın yerden maddeyi alarak cebine koyup uzaklaşırken kendisine müdahale edilmesi ile tanığın üzerindeki sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 4F-MDMB-BUTICA etken maddesini içeren net 0,05 gram maddeyi rızaen teslim etmesi, sanığın ikametinde yapılan aramada ise THC içeren esrar elde etmeye elverişli net 1,7 gram hint keneviri bitki parçaları ile üzerinde metamfetamin kalıntısının bulunduğu çalışır vaziyetteki hassas terazinin ele geçirilmesi olayına ilişkin olarak;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği görülmekle; uyuşturucu maddelerin niteliği, miktarı ve ele geçiriliş biçimi ile sanığın kendisinde ele geçen uyuşturucuyu uyuşturucu madde ticareti yapma suçu kapsamında bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Suçta kullanılan adli emanetin 2022/2149 sırasına kayıtlı emanet eşyalarının müsaderesine karar verilmesi gerekirken OYİ C-2014-027947 ve OYİ-17-3503961 barkod numaralı bulgu delil poşeti içerisinde olduğu bildirilen; 1 adet beyaz kağıt ve- adet alüminyum folyonun imhasına karar verilmiş olması hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususun 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

  1. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 18.05.2023 tarihli ve 2023/1016 Esas, 2023/713 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği müsadere ile ilgili hükmün \”Adli Emanetin 2022/2149 sırasında kayıtlı bulunan\” şeklinde başlayan on dördüncü paragraftaki \”…imhasına\” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine \”TCK’nın 54/1. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE\” ibaresinin eklenmesi suretiyle; tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi

Our Score
Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

📞 Hemen Ara