TCK Madde 56

Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri

MADDE 56– (1) Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir.

Sayfa İçeriği

TCK Madde 56 Gerekçesi

TCK 56 Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin nelerden ibaret olduğu ve bunların ne suretle uygulanacağı hususlarında çocuklarla ilgili kanun içeriğinde düzenleme yapılması uygun görülmüştür.

TCK Madde 56 Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 27.01.2010 T. 2006/10627 E. 2010/733 K. 6. CEZA DAİRESİ

Esas : 2006/10627

Karar : 2010/733

Karar Tarihi :27.01.2010

Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

5395 sayılı Yasa’nın 11. maddesinde; biçimindeki düzenleme gözetilmeden, 15-18 yaş grubunda olup ceza sorumluğu bulunduğunda kuşku bulunmayan sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilip, ayrıca 5237 sayılı Yasa’nın 56. maddesinin yollamasıyla anılan Yasa’nın 5 ve 11. maddeleri uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasına karar verilmesi,

Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Ali savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, ilişkin cümlenin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 27.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 18.01.2018 T. 2017/2742 E. 2018/359 K. 20. CEZA DAİRESİ

Esas : 2017/2742

Karar : 2018/359

Karar Tarihi :18.01.2018

Suç: Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma

Karar: Hükmün Onanması

Dava: Yüksek Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü … hakkında Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2017 tarihinde 2016/499 esas ve 2017/50 sayılı kararı ile verilen 10 ay hapis cezasına ilişkin kararın kanun yararına bozulması talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 03/07/2017 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.Dosya incelendi.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

İncelenen Dosyadan;

1-11/11/1990 doğumlu olup suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan sanık hakkında 16/09/2008 tarihli eylem nedeni ile Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22/12/2008 tarihli, 2008/1008 iddianame sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK’nın 191/1, 31/3 ve 54 ve 56. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,

2-Silivri 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/02/2009 tarihli 2009/3 esas ve 2009/109 karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, karara yapılan itirazın Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2012 tarihli ve 2012/510 değişik iş sayılı kararı ile reddedilerek 19/07/2012 tarihi itibarıyla kesinleştiği,

3-Sanığın tedbirin gereklerine uymadığının tespit edilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda Silivri 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/01/2014 tarihli 2013/569 esas ve 2014/61 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 231/5. Maddesi uyarınca hükmün açıklanılmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin, kararın itiraz edilmeksizin 28/02/2014 tarihinde kesinleştiği,

4-Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği suçtan dolayı yapılan ihbar üzerine yapılan yargılama sonunda Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2017 tarihli 2016/499 esas ve 2017/50 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunduğunun ve hükmün 14/02/2017 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında,

“1-Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 17/01/2017 tarihli karardan önce, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,

2-Suça sürüklenen çocuk …’nın kayden 11/11/1990 doğumlu olup suç tarihi olan 16/09/2008 tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşıldığından, hakkında hükmolunan hapis cezasından 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında,

3-5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği, bu hususta mahkemeye takdir hakkı tanınmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,

4-Suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesi gereğince hakkında hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesinde, İsabet görülmemiştir.” denilerek Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2017 tarihli 2016/499 esas ve 2017/50 karar sayılı kararının bozulması istenmiştir.

Yapılan incelemede,

1-Suç tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesi ile hüküm tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesi hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilip uygulama ve karşılaştırma yapılması, sonucuna göre lehe Kanunun tespit edilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, bu hususta hiçbir değerlendirme ve karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Suç tarihinde 15-18 yaş gurubunda bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesinin uygulanması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,

3-Suç tarihinde 15-18 yaş gurubunda bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca TCK’nın 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,

4-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olup daha önce hapis cezasına mahkum olmayan sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca aynı Kanunun 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,

Kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2017 tarihli 2016/499 esas ve 2017/50 karar sayılı kararı 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 18/01/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi

Our Score
Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

📞 Hemen Ara