TCK Madde 58

Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular

MADDE 58- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.

(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;

a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,

b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,

Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.

(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.

(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askeri suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.

(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.

(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.

(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.

Sayfa İçeriği

TCK Madde 58 Gerekçesi

TCK 58 Kişinin daha önce işlediği suç nedeniyle belli bir cezaya mahkûm edilmiş olmasına rağmen suç işlemede gösterdiği kararlılıkla toplum açısından tehlikeliliğini ifade eden tekerrür, kişi hakkında hükmolunan cezanın infazı sırasında dikkate alınacak bir neden ve hatta, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının nedeni olarak görülmüştür. Bu nedenle, tekerrür dolayısıyla kişinin cezasında artırma yapan sistemden vazgeçilmiştir.

Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, önceki mahkûmiyetin infaz edilmiş olması gerekmemekle birlikte; tekerrüre ilişkin sürelerin işlemeye başlaması bakımından önceki mahkûmiyetin infaz edilmiş olması aranmış ve böylece Tasarıdan farklı bir düzenleme yapılmıştır.

Ayrıca, Tasarıya göre yapılan değişiklikle, yabancı mahkeme kararlarının tekerrüre etki alanı genişletilmiştir.

Maddenin son fıkrasında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanabileceği öngörülmüştür.

TCK Madde 58 Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/292 K. 2015/1134 T. 28.04.2015

Esas:2015/292

Karar:2015/1134

Karar Tarihi:28.04.2015

Suç: Hakaret

Karar: Hükmün Onanması

Hakaret suçundan sanık …’ın, TCK’nın 125/l-3.a maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 58/6. maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve infaz sırasında CGTİK’nın 108/3. maddesi uygulanması açısından sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tayin ve tespitine dair, … Sulh Ceza Mahkemesinin 16/04/2013 tarih ve 2012/948 esas, 2013/505 sayılı kararının,… Bakanlığı tarafından Kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2015 gün ve 45626 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında: “Sanığın adli sicil kaydında birden fazla hükümlülüğünün bulunması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesine göre tekerrür uygulaması yapılırken, tekerrürün koşullarının varlığının, sanık hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığının ve hükümlünün cezaevinde kalacağı süreye eklenecek miktarın belirlenmesi açısından, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olmayacağını öngören 108. maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak, … Ağır Ceza Mahkemesinin 24/12/2003 tarihli ve 2003/130 esas, 2003/424 sayılı kararının en ağır cezayı kapsaması nedeniyle tekerrüre esas alınması gerektiği, bu haliyle değerlendirildiğinde sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TCK’nın “suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” başlıklı 58. maddesinde; “(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz…(6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. (7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir…”.

CGTİK’nın 108. maddesinin 1. fıkrasında “Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, c) Süreli hapis cezasının dörtte üçünün, infaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. 2. fıkrasında “Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.” 3. fıkrasında ise “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez.” hükümleri yer almaktadır.

Bu düzenlemelere göre, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceden işlenen bir suç nedeniyle mahkum edilmiş olma, bu hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi ve yeni suçun belirli süreler içerisinde işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır.

CGTİK’nın 108. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ilk kez tekerrür halinde infaz edilecek ceza miktarıyla ilgili hükümlere ve 3. fıkrasında ise “ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez” düzenlemesine yer verilmiştir. CGTİK’nın 108. maddesinde genel olarak en ağır cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasında yalnızca koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağı belirtilmiştir. Birinci tekerrür şartlarının oluşması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandıktan ve tekerrür uygulanan mahkûmiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi halinde CGTİK’nın 108/3. maddesi uygulanacağından hükümlünün koşullu salıverilmeden yararlanması söz konusu olmayacaktır.

CGTİK’nın 108. maddesinde mükerrirlere özgü infaz rejimiyle ilgili olarak tekerrür hükümlerinin ilk ve ikinci kez uygulanması açısından farklı sonuçlar öngörülmüştür. Bu durumda her bir somut olay yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve kaçıncı kez uygulanması gerektiğinin saptanması gerekmektedir.

İnceleme konusu somut olayda; mahkemece tekerrüre esas alınan ilamlar incelendiğinde, …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24/12/2003 tarih ve 2003/130-424 karar sayılı ilamı ile adam öldürme suçundan, sanığa 20 yıl 1 gün ağır hapis cezası verildiği, kararın 28/09/2004 tarihinde kesinleştiği, yine … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/11/2007 tarih ve 2007/263-476 karar sayılı ilamı ile kamu malına zarar verme suçundan hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının, …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24/12/2003 tarih ve 2003/130-424 karar sayılı ilamı esas alınarak TCK’nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 08/04/2010 tarihinde kesinleştiği, yeni suçun ise 30/04/2012 tarihinde işlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması koşullarının gerçekleştiği görülmektedir. Bu saptamadan sonra sanık hakkında tekerrür hükümlerinin ikinci kez uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmelidir. … Asliye Ceza Mahkemesince kurulan 20/11/2007 tarihli hükümde TCK’nın 58/6. maddesinin ilk kez uygulanmasına karar verildikten sonra sanığın incelenen dosyaya konu yeni bir suç işlediği ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin ikinci kez uygulanması koşullarının bulunduğu tespit edilmiştir. Tekerrüre dayanak oluşturan ilam belirlenirken öncelikle tekerrür hükümlerinin sanık hakkında kaçıncı kez uygulanacağının saptanması ve ikinci kez uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıldığı takdirde sanık hakkında ilk kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ilamın tekerrüre esas alınması gerekmektedir. Mahkemece, ikinci kez tekerrürün koşullarını taşıyan … Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2007 tarih ve 2007/263-476 sayılı ilamının, CGTİK’nın 108/3. maddesinin uygulamaya esas alınmasında hukuka aykırılık görülmemiştir Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2015 tarih ve 2015/45626 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilen… Bakanlığının 29/01/2015 tarih ve 94660652-105-55-10803-2014-2361/6921 sayılı Kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 28/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2013/16920 K. 2013/25999 T. 01.11.2013 8. Ceza Dairesi

Esas:2013/16920

Karar:2013/25999

Karar Tarihi: 01.11.2013

Suç: 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçu

Karar: Hükmün Onanması

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’ın, aynı Kanunun 13/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62,52/2 ve 53. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 400 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Kanun’un 58/6. maddesine göre verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, (KONYA) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.06.2010 tarihli ve 2009/1565 esas, 2010/700 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 14.12.2011 tarihli ve 2011/33092 esas, 2011/9197 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrasında “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” 3. fıkrasında “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır.” şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2001 tarihli ve 2001/148 esas, 2001/650 karar sayılı mahkûmiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.09.2013 gün ve 56535 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 24.09.2013 gün ve KYB/2013-304331 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:

5237 sayılı TCK.nun 58/1. maddesi uyarınca “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;

a- Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,

b- Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.”hükmü uyarınca;

Sanığın tekerrüre esas alınan ilamının 765 sayılı Yasanın 493/1 maddesine aykırılık suçunu oluşturduğu ve 6 yıl 8 ay hapis cezasının 27.09.2007 tarihinde infaz olunduğu anlaşılmakla, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden Konya 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.06.2010 gün, 2010/700 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin (REDDİNE), evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 01.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Our Score
Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

📞 Hemen Ara