- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Türk Ceza Kanunu
- 4 Ocak 2026
TCK Madde 60
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri
MADDE 60– (1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar verilir.
(2) Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır.
(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.
(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.
Sayfa İçeriği
TCK Madde 60 Gerekçesi
TCK 60 Anayasamızda da güvence altına alınan ceza sorumluluğunun şahsîliği kuralının gereği olarak sadece gerçek kişiler hakkında ceza yaptırımına hükmedilebilir. Ancak bu ilke, işlenen suç dolayısıyla özel hukuk tüzel kişileri hakkında güvenlik tedbiri niteliğinde yaptırımlara hükmedilmesine engel değildir.
Bu nedenle maddede, özel hukuk tüzel kişileri hakkında hükmedilebilecek güvenlik tedbirlerinin tür ve koşulları düzenlenmiştir.
Maddede öngörülen ilk güvenlik tedbiri, faaliyet izninin iptalidir. Bunun için ilk koşul özel hukuk tüzel kişisine, belirli bir faaliyette bulunabilmesine ilişkin bir kamu kurumunca verilen bir iznin varlığıdır. İkinci koşul ise, bu iznin sağladığı yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına kasıtlı bir suç işlenilmesidir. Dikkat edilmelidir ki, burada söz konusu olan suç, tüzel kişi yararına işlenmiş herhangi bir suç değildir. İşlenen suçla, verilen iznin kullanılması arasında nedensellik bağı olmalıdır. Ayrıca, özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin bu suçun işlenmesine iştirak etmeleri gerekir.
Örneğin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretinden elde edilen gelirlere meşruiyet görüntüsü kazandırmak için bir döviz bürosunun kullanılması hâlinde, bu döviz bürosunu işleten özel hukuk tüzel kişisinin, döviz bürosu işletmek için aldığı izin iptal edilecektir. Yine, ilaç üretmek için izin alınmış olan bir laboratuarda uyuşturucu veya uyarıcı madde üretimi yapılması durumunda da, aynı sonuç doğacaktır.
Özel hukuk tüzel kişileri bakımından öngörülen ikinci güvenlik tedbiri ise müsaderedir. Buna göre, tüzel kişi yararına işlendiği belirlenen suç bakımından, müsadere hükümlerindeki koşullar da gerçekleşmiş ise, o suçla bağlantılı olan eşya ve maddî çıkarların müsaderesine hükmedilecektir. Bu hâlde iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları korunacaktır.
Özel hukuk tüzel kişileri ile ilgili güvenlik tedbirlerinin uygulanmasında, işlenen suç dikkate alındığında, çok ağır sonuçlar doğabilir. Örneğin çok sayıda kişi işsiz kalabilir veya iyi niyetli üçüncü kişiler bakımından telafisi güç kayıplar meydana gelebilir. İşte bu gibi hâllerde mahkeme maddedeki orantılılık ilkesine dayanarak bu güvenlik tedbirlerine hükmetmeyebilecektir.
Özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerine, her suç bakımından değil, kanunda özel olarak belirtilen hâllerde hükmedilebilecektir
TCK Madde 60 Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/7653 K. 2024/15583 T. 16.12.2024
Esas:2022/7653
Karar:2024/15583
Karar Tarihi:16.12.2024
KATILANLAR: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastanreddine dair karar
TEMYİZ EDENLER: Katılanlar vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
HUKUKİ SÜREÇ
Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2019/12 Esas, 2020/185 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve tüzel kişi …İnş. Op. Mak. Teks. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a. maddesi uyarınca beraat kararları verilmiştir.Katılanlar vekillerinin istinaf talepleri üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2021/271 Esas, 2021/598 Karar sayılı kararı ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde; sanıklar …, …, … ve … haklarında atılı suçlardan kurulan beraat hükümlerinin kaldırılarak “…haklarında açılan kamu davalarının sanıkların kovuşturma evresinde ölmeleri nedeniyle TCK’nun 64/1 ve CMK’nun 223/8 maddeleri uyarınca AYRI AYRI DÜŞÜRÜLMESİNE”; tüzel kişi …İnş. Op. Mak. Teks. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında kurulan beraat hükmünün kaldırılarak, “kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından 5271 Sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince açılan davaların DÜŞMESİNE” denilmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri; sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
- Sanıklar …, …, … ve … Haklarında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden:
UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kayıtlarına göre; sanık …’in 13.05.2014, sanık …’in 18.01.2017, sanık …’un 06.03.2017 ve sanık …’nun 21.02.2021 tarihlerinde öldükleri belirlendiğinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca kurulan düşme hükümlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Tüzel Kişi …İnş. Op. Mak. Teks. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekillerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
5237 sayılı Kanun’un 20/2. maddesinde yer alan “Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.” şeklindeki düzenlemeye ve tüzel kişiler hakkında uygulanacak olan güvenlik tedbirlerini belirleyen aynı Kanun’un 60. maddesine göre; suç faili olmasına ve ceza yaptırımına uğramasına yasal olanak bulunmayan …İnş. Op. Mak. Teks. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi yerine, hatalı değerlendirme sonucu kovuşturma şartı yokluğundan düşme hükmü kurulması hukuka aykırı olup, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
KARAR
- Sanıklar …, …, … ve … Haklarında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden:
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
- Tüzel Kişi … İnş. Op. Mak. Teks. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden:
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine yönelik hükmünün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (A-1) numaralı bölümünde yer alan “kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından 5271 Sayılı CMK’nun 223/8 maddesi gereğince açılan davaların DÜŞMESİNE” ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “…İnş. Op. Mak. Teks. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında kamu davası açılmış ise de; suç faili olmasına ve ceza yaptırımına uğramasına yasal olanak bulunmayan tüzel kişi hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.12.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2019/7089 K. 2019/10662 T. 13.11.2019
Esas:2019/7089
Karar:2019/7089
Karar Tarihi:13.11.2019
SUÇ: Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hakkında güvenlik tedbiri talep edilen …’nin gerekçeli karar başlığında sanık olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Güvenlik tedbiri talep edilen …. hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Özel hukuk tüzel kişisi olup ancak organ veya temsilcisi sıfatını taşıyan kişilerin suç faili olabileceği …. hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine hükmolunması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki “sanıklar” ibaresinin “sanık …”, “sanıkların” ibarelerinin “sanığın”, “ayrı ayrı beraatlerine” şeklindeki ibarenin “beraatine” olarak değiştirilmesi ve hüküm fıkrasına
“…. hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 13/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Hukuk Fakültesi eğitimi tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.

