- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Türk Ceza Kanunu
- 4 Ocak 2026
TCK Madde 61
Cezanın belirlenmesi
MADDE 61– (1) Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adli para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 08.07.2005 RG NO: 25869 KANUN NO: 5377/7)
(7) Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu Madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan fazla olamaz.
(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 08.07.2005 RG NO: 25869 KANUN NO: 5377/7)
(8) Adlî para cezası hesaplanırken, bu Madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.
(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/1)
(9) Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.
(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.
Sayfa İçeriği
TCK Madde 61 Gerekçesi
TCK 61. Maddede cezanın belirlenmesinde izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, temel cezanın belirlenmesinde hangi hususların göz önünde bulundurulacağı bentler hâlinde gösterilmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulacak hususlardan bazıları, özel suç tanımlarında cezanın artırılmasını veya azaltılmasını gerektiren nitelikli unsurlar olarak belirlenmiş olabilir. Bu durumda, söz konusu nitelikli unsurlar, birinci fıkraya göre temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınmayacaktır. Bu düşüncelerle, maddenin ikinci fıkrasında mükerrer değerlendirme yasağı vurgulanmıştır.
Maddenin üçüncü fıkrasında, bir suçun temel şekline nazaran daha ağır cezayı gerektiren birden fazla nitelikli unsurunun gerçekleşmesi hâlinde, temel cezanın en ağır cezayı gerektiren nitelikli unsura göre belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Suçun temel şekline nazaran daha az cezayı gerektiren nitelikli unsurun varlığı hâlinde temel ceza üzerinden indirim yapıldıktan sonra, sırasıyla yapılacak olan artırım ve indirim sebepleri dördüncü fıkrada belirlenmiştir. Buna göre, sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
Tekerrür, cezanın ağırlaştırılması nedeni olarak görülmediği için, cezanın belirlenmesi açısından Tasarıda benimsenen sıralamada yer alan tekerrür çıkarılmıştır.
TCK Madde 61 Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 24.06.2025 T. 2024/3956 E. 2025/5166 K.8. CEZA DAİRESİ
Esas : 2024/3956
Karar : 2025/5166
Karar Tarihi :24.06.2025
Suç: Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma
Karar: Hükmün Onanması
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 24.06.2025 T. 2024/3956 E. 2025/5166 K.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli ve 2022/258 Esas, 2023/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188/3, 4-a, 62, 52/2, 52/4, 53, 54/1-4. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
İstinaf Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 14.07.2023 tarih ve 2023/1198 Esas, 2023/1110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ
Temyiz Sebepleri
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi kabul edildiğinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanığın teşdiden cezalandırılmasının hatalı olduğuna, re’sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanığın temyiz sebepleri; tutanak tanıklarının dinlenmesi gerektiğine, uyuşturucu maddelerin bulunduğu adresi kendisinin gösterdiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, 5237 sayılı Kanunun 188/4-a maddesinin kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından uyuşturucu madde ticaretine yönelik olarak yapılan çalışmalar sırasında, … ve … isimli şahısların … ilçesi … Mahallesi … Caddesi No:13 … Sitesi A Blok No:155 sayılı adreste yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurdukları ve bu adresten uyuşturucu maddeleri torbacı konumundaki şahıslara dağıtımını yaptıkları yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine suç tarihinde gerekli çalışmanın başlatıldığı, aynı gün saat 09:45 sıralarında bahse konu adresten sanık … ve temyiz dışı …’ın ellerinde renkli poşetlerle çıktıklarının ve araca doğru ilerlediklerinin görülmesi üzerine durduruldukları, yapılan aramada uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, suç unsuru maddelerin devamının ihbarda belirtilen adreste olabileceği değerlendirilerek alınan arama kararına istinaden adreste yapılan aramada yüklü miktarda uyuşturucu madde, hassas terazi ele geçirildiği, sanığın ele geçen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, kamera izleme ve çözümleme tutanağı, karşılaştırma tutanağı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre mahkemenin, sanığın ele geçen uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurduğuna dair kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 14.07.2023 tarih ve 2023/1198 Esas, 2023/1110 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süreler dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 16.06.2025 T. 2023/20389 E. 2025/6296 K. 6. CEZA DAİRESİ
Esas : 2023/20389
Karar : 2025/6296
Karar Tarihi :16.06.2025
Suç: Nitelikli Yağma Suçu
Karar: Hükmün Onanması
Sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Nitelikli yağma suçu yönünden sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
HUKUKİ SÜREÇ
İlk derece
Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2020/198 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 168/3-2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2022/1660 Esas, 2023/2356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının, \” Sanığın adli sicil kaydında yer alan Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/521 Esas, 2015/377 karar ile açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün beş yıllık denetim süresi içinde istinafa konu suç işlenmiş olduğu hâlde CMK’nın 231/11. maddesi gereğince ihbar yükümlülüğüne uyulmamasının infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.\” eleştirisi ile birlikte, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ
Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafii Temyiz İstemi
Sanığın suçu işlemediğine, deliller toplanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kararın kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın savunmalarını katılanın yokluğunda yapmak zorunda kaldığından hakkının kısıtlandığına, kasten yaralama suçunun nitelikli yağma suçunun unsuru olduğuna ve sanık hakkında aynı eylem sebebiyle iki farklı ceza verilerek hakkının ihlal edildiğine, sanığın yağma edildiği iddia edilen paraya ihtiyacının bulunmadığına, olay yerinde olmayan tanığın beyanlarına itibar edilerek mahkumiyet kararı verildiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Değerlendirme ve Gerekçe
Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Verilen Karar Yönünden
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, bu yöndeki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun ‘un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,16.06.2025 tarihinde karar verildi

Hukuk Fakültesi eğitimi tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.

