TCK Madde 64

Sanığın veya hükümlünün ölümü

MADDE 64– (1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.

(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.

Sayfa İçeriği

TCK Madde 64 Gerekçesi

TCK 64 bu maddede yapılan düzenleme ile sanığın ölümü hâlinde kamu davasının düşürülmesi hüküm altına alınmıştır. Ancak niteliği itibariyle müsadereye tabi eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin yargılamaya -sanığın ölümüne rağmen devam edilmesinin mümkün olduğu hâllerde- devam edilip hasıl olan neticeye göre bir karar verilecektir.

Hükümlünün ölümü henüz infaz edilmemiş hapis ve adli para cezasını ortadan kaldırır. Ancak adli para cezası kısmen veya tamamen infaz edilmiş ise artık Devletten geri istenemez. Buna karşılık hükümlünün sağlığında verilmiş olup kesinleşen müsadere ve yargılama giderleri hükümlünün mirasçılarından istenebilir.

TCK Madde 64 Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/12576 K. 2025/9593 T. 23.06.2025

Esas:2021/12576

Karar: 2025/9593

Karar Tarihi: 23.06.2025

SUÇ: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na muhalefet

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

  1. Sanık … ve Müdafiin Temyiz İstemleri Bakımından;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) “Sanığın veya hükümlünün ölümü” kenar başlıklı 64/1. maddesi; “Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 21.12.2016 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tespit edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

Sanıklar … ve …’in Temyiz İstemleri Bakımından;

Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’ un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun’un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun’un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilen tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

I ve II numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, sanık … müdafi ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği, sanıklar … ve … bakımından gerçekleşen zamanaşımı, sanık … ‘nın ise vefat etmesi nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/14385 K. 2025/5953 T. 29.04.2025

Esas:2021/14385

Karar:2025/5953

Karar Tarihi:29.04.2025

SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet

HÜKÜMLER: Beraat, suça konu eşyanın müsaderesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıkar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmünü Temyizi Yönünden

Tüm dosya kapsamı ile sanığın aşamalarda değişmeyen savunmaları birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümde, dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi atfı yapılmadan müsaderesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından müsadereye ilişkin bentte “eşyaların”ifadesinden sonra gelmek üzere ” 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi yollamasıyla” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerini Temyizi Yönünden

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) “Sanığın veya hükümlünün ölümü” kenar başlıklı 64/1. maddesi; “Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık …’in 23.08.2016, sanık …’ın ise 23.03.2019 tarihinde hüküm tarihinden sonra vefat ettikleri, bu durumun sanık … …yönünden…ve Araştırma Hastanesinin 26.08.2016 tarihli tespiti, sanık …’ın Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2019 tarih ve 2019/209 sayılı tespiti ile anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar … ve … hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği sanıkların vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.

Our Score
Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

📞 Hemen Ara