Trafik ve iş kazalarından doğan tazminat taleplerinin takibinde çoğu zaman bir sigorta avukatı desteğine ihtiyaç duyulur. Sigorta hukuku, teknik bilgi ve belge yönetimi gerektirdiğinden, zarar gören taraf sigorta şirketleri karşısında dezavantajlı konuma düşebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan hak ve yükümlülükler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile güvence altına alınır. Zorunlu trafik sigortası, kasko, ferdi kaza ve hayat sigortalarından kaynaklanan uyuşmazlıklar bu çerçevede çözüme kavuşturulur. İlgili kişiler tazminat hesabı, kusur oranı, zamanaşımı ve görevli mahkeme gibi konularda yasal dayanaklara göre hareket eder. Alanında deneyimli bir sigorta avukatı, sürecin doğru yürütülmesi ve hak kaybının önlenmesi bakımından önemli bir rol üstlenir.
- Hızlı geri dönüş
- Ankara / Çankaya
Sizinle İletişime Geçelim
Size en uygun olanı seçin, dilerseniz yazın dilerseniz arayın.
Sigorta Avukatı Nedir ve Hangi Uyuşmazlıklara Bakar?
Sigorta avukatı, sigorta sözleşmelerinden ve zorunlu sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda tarafları temsil eder. Trafik kazası, iş kazası, kasko ve hayat sigortası kaynaklı tazminat taleplerinde başvuru, arabuluculuk, tahkim ve dava süreçlerini yürütür. Zarar gören ile sigorta şirketi arasındaki hak ilişkisini yasal dayanaklara göre değerlendirir.
Sigorta hukuku, sigortacının belirlenen prim karşılığında bir rizikonun gerçekleşmesi halinde zararı tazmin etmeyi üstlendiği sözleşmeleri inceleyen bir hukuk dalıdır. Ticaret Hukuku kapsamında yer alır ve yasal çerçevesini Sigortacılık Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu oluşturur. Sigortacılık Kanununun düzenlemediği konularda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulanır.
Bu alandaki davalar teknik bilgi gerektirdiğinden, ilgili kişiler sigorta hukuku avukat desteğiyle süreci daha sağlıklı yürütebilir. Sigorta avukatları; sigorta sözleşmesinin hazırlanması, feshi ve cayma işlemleri, ödenmeyen tazminatın tahsili, sigorta şirketinin rücu talepleri ve iflas durumundaki alacak takibi gibi işleri üstlenir.
Sigorta Hukukunun Temel Kavramları
Sigorta hukukunda tazminat hesabı; sigorta bedeli, sigorta değeri ve sigorta tazminatı kavramlarına dayanır. Türk Ticaret Kanunu bu kavramlara ayrı maddelerde düzenler ve sigortacının sorumluluğunun sınırını belirler.
Kavram | Tanım |
|---|---|
Sigorta bedeli | Poliçede belirtilen ve riziko gerçekleştiğinde ödenecek azami tutardır. Sigortacının sorumluluğu bu bedelle sınırlıdır. |
Sigorta değeri | Sigortalı menfaatin riziko anındaki gerçek değeridir. Tazminata esas alınan değer bu andaki değerdir. |
Sigorta tazminatı | Riziko gerçekleştiğinde zararın giderilmesi için fiilen ödenen tutardır. Zarar, sigorta bedelinden düşükse gerçek zarar ödenir. |
Sigorta bedeli, sigorta değerinden yüksek olsa bile sigortacı yalnızca gerçek zararı öder. Örneğin; sigorta bedeli 100.000 TL olan bir kasko poliçesinde, araçta 20.000 TL hasar meydana geldiğinde sigortacının sorumluluğu 20.000 TL ile sınırlı kalır. Bu ilkeler, Türk Ticaret Kanununun 1459, 1460 ve 1461. maddelerinde açıklanır.
Eksik Sigorta ve Aşkın Sigorta
Sigorta bedeli ile sigorta değeri arasındaki fark, eksik sigorta ve aşkın sigorta kavramlarını ortaya çıkarır. Bu iki durum tazminat hesabını etkiler:
- Eksik sigortada poliçedeki sigorta bedeli, menfaatin gerçek değerinden düşüktür. Menfaatin bir kısmı zarara uğradığında sigortacı, sigorta bedelinin sigorta değerine oranı üzerinden zararı giderir.
- Aşkın sigortada poliçe miktarı, menfaatin gerçek değerinden yüksektir. Değeri aşan poliçe kısmı geçersiz sayılır ve sigortacı fazla primin ilgili kısmını iade eder.
Zorunlu Trafik Sigortası ve Diğer Zorunlu Sigortalar
Zorunlu trafik sigortası, meydana gelen kaza nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararları teminat altına alan bir sigortadır. Yasa gereği her motorlu araç için yaptırılması gerekir ve zarar gören üçüncü kişilerin yanında araç işletenini de ekonomik olarak korur. Sigorta şirketi, her yıl güncellenen poliçe limitleri dahilinde araç işleteni ile birlikte doğan zarardan müteselsilen sorumlu olur.
Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesine göre, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa araç işleteni doğan zarardan sorumlu tutulur. Aynı Kanunun 91. maddesi uyarınca geçerli teminat tutarı üzerinden zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir.
Zorunlu trafik sigortası dışında mevzuatla yaptırılması zorunlu kılınan başlıca sigortalar aşağıda sıralanmaktadır:
- Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası)
- Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası
- Zorunlu Deprem Sigortası (DASK)
- Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası
- Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
- Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
- Özel Güvenlik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
- Deniz Yolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
Araç Devrinde Trafik Sigortası Yükümlülüğü
Araç satışında trafik sigortasına ilişkin uygulama, Anayasa Mahkemesi kararı sonrası değişti. Aralık 2024 tarihli düzenleme ile satış sonrası eski poliçenin 15 gün geçerli sayıldığı uygulama kaldırıldı. Yeni sistemde aracı devralan kişinin, devir işleminden önce kendi adına geçerli bir trafik sigortası yaptırması gerekir. Noter, alıcı adına düzenlenmiş geçerli poliçe bulunmadan devir işlemini gerçekleştirmez.
Trafik Kazasında Sorumluluğun Hukuki Temeli
Trafik kazaları özü itibarıyla haksız fiil hükümlerine tabidir. Türk Borçlar Kanununun 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu nedenle kazaya kusuruyla sebebiyet veren sürücü, işleten ve trafik sigortacısı zarardan birlikte sorumlu olur.
Trafik kazasında haksız fiilin doğması için belirli bir kusur oranı vardır. Güncel uygulamaya göre %10, hatta %5 oranındaki kusurda dahi haksız fiil hükümleri uygulanabilir. Buna karşılık kusursuzluk sebebinin bulunması, haksız fiil hükümlerinin uygulanmasına engel olur.
Kaza sonucu doğan zarara göre farklı tazminat türleri gündeme gelir. Ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı kazalarda talep edilebilecek başlıca tazminat kalemleri şunlardır:
- Destekten yoksun kalma tazminatı (ölümlü kazalarda desteğini yitiren yakınlar için)
- Sürekli sakatlık (maluliyet) tazminatı (yaralanmalı kazalarda işgücü kaybı için)
- Araç hasar bedeli ve araç değer kaybı (maddi hasarlı kazalarda)
Bu kalemlerin doğru hesaplanması, kusur raporu ve maluliyet raporu gibi belgelerin değerlendirilmesini gerektirir. Trafik kazası avukatı, kusur oranının tespiti ve tazminat hesabının denetlenmesi bakımından süreci yönetir.
Trafik ve İş Kazalarında Sigortaya Başvuru Nasıl Yapılır?
Zarar gören, dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapmak zorundadır. Sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir.
Zarar görenin, sigorta bedeline kadar olan zararını sigortacıdan isteme hakkı, Türk Ticaret Kanununun 1478. maddesinde tanınır. Böylece zarar gören, sözleşmenin tarafı olmasa bile kusurlu aracın trafik sigortacısına başvurabilir. Bu aşamada bir kaza avukatı desteğiyle başvuru dilekçesi, gerekli belgeler ve talep tutarı eksiksiz hazırlanır.
Sigortacının tazminatı ödeme borcu, riziko ile ilgili belgelerin verilmesinden ve incelemenin tamamlanmasından sonra doğar. Türk Ticaret Kanununun 1427. maddesine göre sigorta tazminatı, her halde ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur. Can sigortalarında bu süre on beş gün olarak uygulanır.
Güvence Hesabına Başvuru
Bazı hallerde zarar gören, sigorta şirketi yerine Güvence Hesabına başvurur. Güvence Hesabı, Sigortacılık Kanununun 14. maddesine dayanan ve belirli zararları teminat tutarına kadar karşılayan bir kurumdur. Aşağıdaki durumlarda Güvence Hesabına başvuru yapılabilir:
- Kazaya sebep olan aracın veya sürücünün tespit edilememesi halinde doğan bedensel zararlar
- Zorunlu sigortasını yaptırmamış araçların neden olduğu bedensel zararlar
- Sigorta şirketinin iflası nedeniyle karşılanamayan maddi ve bedensel zararlar
- Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada işletenin sorumlu tutulmadığı bedensel zararlar
Sigorta Uyuşmazlıklarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Sigorta uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, davanın kime yöneltildiğine göre değişir. Sigorta şirketine karşı açılan davalar Türk Ticaret Kanununun 4 ve 5. maddeleri gereği ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür. Yalnızca işleten veya sürücüye karşı açılan haksız fiil davaları ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girer.
Uyuşmazlık Türü | Görevli Mahkeme |
|---|---|
Sigorta şirketine karşı tazminat davası | Asliye Ticaret Mahkemesi |
Yalnızca işleten veya sürücüye karşı tazminat davası | Asliye Hukuk Mahkemesi |
Sigorta şirketi ile sürücü veya işletene birlikte açılan dava | Asliye Ticaret Mahkemesi |
Tarafın tüketici olduğu kasko, sağlık ve hayat sigortası uyuşmazlıkları | Tüketici Mahkemesi |
İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat | İş Mahkemesi |
Sigorta şirketine karşı açılacak ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan davalarda, dava öncesinde arabulucuya başvuru dava şartıdır. Buna karşılık uyuşmazlık yalnızca işleten veya sürücüye yöneltildiğinde arabuluculuk şartı aranmaz. Deneyimli bir trafik kazası sigorta avukat desteği, doğru mahkemenin ve doğru usulün seçilmesinde hak kaybını önler.
Adli yargı yolu dışında, zarar gören Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvurabilir. Bu yol ihtiyari bir alternatiftir ve genellikle mahkemelere göre daha kısa sürede sonuç verir. Hakemler, tarafların yazılı muvafakati olmadıkça uyuşmazlığı en geç dört ay içinde karara bağlar.
Sigorta ve Trafik Kazası Davalarında Zamanaşımı
Zamanaşımı, tazminat hakkının kullanılabileceği azami süreyi ifade eder ve sürelerin dolması hak kaybına yol açar. Süreler; uyuşmazlığın türüne, kazanın sonucuna ve davanın kime yöneltildiğine göre farklılık gösterir.
Talep Türü | Zamanaşımı Süresi |
|---|---|
Trafik kazası maddi zarar (genel kural) | Öğrenmeden 2 yıl, kazadan 10 yıl |
Ölümlü trafik kazası (uzamış ceza zamanaşımı) | 15 yıl |
Yaralanmalı trafik kazası (uzamış ceza zamanaşımı) | 8 yıl |
Sigorta sözleşmesinden doğan istemler | Muacceliyetten 2 yıl |
Sorumluluk sigortasında sigortacıya karşı talep | Olaydan 10 yıl |
İş kazasından doğan tazminat | 10 yıl |
Trafik kazalarında genel zamanaşımı süresi, Karayolları Trafik Kanununun 109. maddesinde öğrenmeden itibaren 2 yıl ve her halde kazadan itibaren 10 yıl olarak düzenlenir. Kaza ölüm veya yaralanma gibi cezayı gerektiren bir fiilden doğduğunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66. maddesindeki daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır. Bu kapsamda ölümlü kazalarda süre 15 yıla, yaralanmalı kazalarda 8 yıla çıkar.
Sigorta sözleşmesinden doğan istemler ise Türk Ticaret Kanununun 1420. maddesine göre alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yılda zamanaşımına uğrar. Sorumluluk sigortalarında sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, aynı Kanunun 1482. maddesi uyarınca olaydan itibaren 10 yıllık üst süreye tabidir.
Sigorta Hukuku Kapsamındaki Diğer Sigorta Türleri
Sigorta uyuşmazlıkları yalnızca trafik kazalarıyla sınırlı değildir. İlgili kişiler kasko, sağlık, konut ve seyahat sigortalarından doğan taleplerde de hukuki destek alır. Aşağıda, sık karşılaşılan sigorta türleri açıklanmaktadır:
- Kasko sigortası, sigortalı aracın kendisinde meydana gelen ve poliçede tanımlı rizikoları karşılayan isteğe bağlı bir mal sigortasıdır.
- Tamamlayıcı sağlık sigortası, SGK ile anlaşmalı özel hastanelerde katılım payı dışında ek ücret ödenmeden tedavi imkanı sağlar.
- Özel sağlık sigortası, kaza veya hastalık nedeniyle doğan sağlık giderlerini kişiye göre belirlenen şartlarla karşılar.
- DASK, deprem ve deprem sonrası hasarları belirtilen teminat limiti kapsamında güvence altına alır.
- Konut sigortası, hırsızlık, yangın ve su baskını gibi risklere karşı hem ev sahibini hem kiracıyı korur.
- Seyahat sigortası, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerde hastalık, eşya kaybı ve kaza gibi durumların zararlarını giderir.
Sigorta ve tazminat süreçlerinde başvuru dilekçesinin, kusur raporunun ve maluliyet değerlendirmesinin doğru yönetilmesi, talep edilebilecek tutarı etkileyebilir. Bununla birlikte zamanaşımı sürelerinin kaçırılması ya da görevli mahkemenin yanlış seçilmesi, kalıcı hak kaybına yol açabilir. Bu nedenle trafik kazası, iş kazası, kasko ve hayat sigortası uyuşmazlıklarında alanında deneyimli bir sigorta avukatı desteği almak önemlidir.
Bu tür uyuşmazlıklarda sigorta avukatı Ankara ve SGK konusunda uzman avukat Ankara arayışına yön veren unsur, sürecin yasal dayanaklara ve sürelere uygun ilerlemesidir. Deneyimli bir trafik kazası avukatı ve sigorta konusunda uzman avukat desteği, kusur oranının ve tazminat hesabının doğru değerlendirilmesine katkı sağlar.
Trafik veya iş kazası kaynaklı bir tazminat talebiniz varsa ya da sigorta şirketiyle uyuşmazlık yaşıyorsanız konu hakkında daha fazla bilgi almak için hukuk büromuz ile iletişime geçebilirsiniz.
Sigorta Avukatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Trafik kazası sonrası sigortaya başvuru zorunlu mudur?
Evet. Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesi uyarınca zarar gören, dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapmak zorundadır. Sigorta şirketi 15 gün içinde cevap vermez veya talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir.
Sigorta şirketi ödemeyi reddederse ne yapılabilir?
Öncelikle ret gerekçesi ve eksik belge olup olmadığı yazılı olarak sorulur. Sonuç alınamazsa uyuşmazlığın türüne göre Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulur veya arabuluculuk sürecinin ardından tazminat davası açılır. Süreç boyunca yazılı deliller korunur.
Araç değer kaybı için hangi yola başvurulur?
Kusurlu aracın trafik sigortacısına yazılı başvuru yapılır. Talep reddedilirse Sigorta Tahkim Komisyonuna ya da Asliye Ticaret Mahkemesine gidilebilir. Değer kaybının tespiti için bağımsız eksper raporu alınması, sürecin sağlıklı yürütülmesine katkı sağlar.
İş kazasında sigorta ve tazminat süreci nasıl işler?
İş kazasında işçi veya hak sahipleri, işverenin sorumluluğuna dayanarak maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Bu davalar İş Mahkemesinde görülür ve zamanaşımı süresi kural olarak 10 yıldır. İş kazası tazminat davalarında arabuluculuk, dava şartı olarak aranmaz.