- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Türk Ceza Kanunu
- 8 Ocak 2026
TCK 68 Madde
Ceza zamanaşımı
MADDE 68- (1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Sayfa İçeriği
TCK Madde 68 Gerekçesi
TCK 68 Tasarıda ceza zamanaşımı sürelerinin geçmesiyle cezaların “ortadan kalkacağı” belirtilmekteydi. Ancak yapılan değişiklikle, ceza zamanaşımı sürelerinin geçmesinin, cezayı ortadan kaldırmadığı, sadece bir infaz engeli oluşturduğu kabul edilmiştir.
TCK Madde 68 Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 07.01.2025 T. 2022/16736 E. 2025/166 K.
Esas : 2022/16736
Karar : 2025/166
Karar Tarihi :07.01.2025
Suç: İş Göremezlik Tazminatının İstemi
Karar: Hükmün Onanması
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 07.01.2025 T. 2022/16736 E. 2025/166 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.05.2013 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı kazada müvekkilinin malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5001 TL iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline, baro pulu, vekalet harcı, diğer tahkim giderleri ile 1600 TL maluliyet rapor ücretinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, başvurudan önce müvekkili kuruma usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, kusur konusunda adli trafik bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, başvuran tarafça sunulan maluliyet raporunun Yönetmeliğe uygun olmadığını, hesaplamada TRH 2010 Tablosunun ve %1,65 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, rapor masrafından Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini, vekalet ücretinin 1/5’ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 8 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığa konu trafik kazasının 18/05/2013 tarihinde gerçekleştiği, başvuranın trafik kazasında yaralandığı ileri sürülerek açılan davanın, aynı zamanda TCK’da Taksirle Yaralama olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde olduğu; bu eylemle ilgili ceza davasının sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve öğrenmenin sonra gerçekleştiği ispat edilmediğinde ise 8 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibari dolduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ
Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru öncesinde Güvence Hesabına başvuru yapıldığını, talebin zamanaşımına uğradığından bahisle tazminat talebinin … tarafından reddedildiğini, somut uyuşmazlığın sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat istemi olduğunu, maddi tazminat istemine ilişkin zamanaşımı sürelerinin 10 yıl olduğunu, ceza zamanaşımının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 68. Maddesinde düzenlendiğini, bu madde uyarınca beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında zamanaşımının on yıl olduğunu, müvekkilinin, 2021 yılı Ekim ayında sağlık şikâyetlerinin artması sebebiyle hastaneye gittiğini, doktor ile yaptığı istişare ve incelemeler sonucu geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak malul kaldığını öğrendiğini, malul kaldığını öğrenmesinin ardından müvekkili tarafından 13.01.2022 tarihinde Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalına maluliyet oranının tespiti için başvurularak usulüne uygun düzenlenmiş maluliyet raporu alındığını, müvekkilinin meydana gelen zararı neticeten 13.01.2022 tarihinde öğrendiğini bu sebeple iki yıllık ve on yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmasından bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin geçirdiği kazanın ardından 6 yıl sonra dahi ameliyat olduğunu, müvekkilinin maluliyetinin sürekli arttığını kesin maluliyet oranının ve dolayısıyla kesin zararın maluliyet raporunun alındığı tarihe kadar bilinmediğini, bu sebeple zamanaşımı nedeniyle başvurunun reddedilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinden altı yıl sonra dahi ameliyat olduğu ve tedavisinin sürekli devam ettiği göz önünde bulundurularak artan maluliyet oranı nedeniyle dahi talebin zamanaşımına uğramadığını, rapor ücretinin sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkilinin 18 ay boyunca bakıma muhtaç kaldığını, bu süreye ilişkin olan bakıcı giderlerinin … tarafından karşılanması gerektiğini belirtmiştir.
Gerekçe
Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunmayan aracın karıştığı kaza sonucu davacı sürücünün yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
07.01.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 10.01.2024 T. 2022/3849 E. 2024/257 K.
Esas : 2022/3849
Karar : 2024/257
Karar Tarihi :10.01.2024
Suç: Nitelikli Yağma Suçu
Hüküm: Hükmün Onanması
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 10.01.2024 T. 2022/3849 E. 2024/257 K.
Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
HUKUKİ SÜREÇ
… Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.08.2005 tarihli ve 2005/945 Esas sayılı iddianamesiyle hükümlü hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiasıyla 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 31 inci maddesi, 150 nci mddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2013 tarihli ve 2013/32 Esas, 2013/237 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2013 tarihli ve 2013/32 Esas, 2013/237 Karar sayılı kararının hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.02.2018 tarihli ve 2014/14421 Esas, 2018/831 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Kesinleşen hükme yönelik hükümlünün 23.09.2021 tarihli yargılamanın yenilenmesine ilişkin dilekçesi üzerine … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ek karar ile yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer bulunmasına karar verilmiştir. Duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli ve 2021/231 Esas, 2022/76 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında verilen önceki 2012/61 Esas 2013/197 karar sayılı hükmün onaylanmasına karar verilmiştir.
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığınca tanzim olunan, 09.05.2022 tarihli ve
2022/51916 sayılı, iade görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlü Ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Kurulunun 02.06.2022 gün, 2019/13-219 esas ve 2022/400 karar sayılı ilamı ile; Temyiz mercii olarak yargılama aşamasında Yargıtay denetiminden geçmesinden sonra kesinleşen bir kararın yargılamanın yenilenmesi yoluyla ortadan kaldırılmasından sonra verilen kararların temyiz kanun yolu denetimine tabi olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu konuda iade isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin beşinci fıkrası, ”Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.” şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere, aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde (yargılamanın yenilenmesi gibi) mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlayacak, ilk hükmün kesinleşme tarihi ile tekrar yargılamayı gerektiren halin kabul edildiği (yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer görüldüğü) tarih arasında dava zamanaşımı süresi işlemeyecek ancak bu süre 5237 sayılı Kanun’un 68 inci maddesinin beşinci fıkrası maddesi uyarınca ceza zamanaşımı miktarında göz önüne alınacaktır.
Somut olaya gelince; suça hükümlü hakkında … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2013 tarihli ve 2013/32 Esas, 2013/237 Karar karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan verilen kararın hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.02.2018 tarihli ve 2014/14421 Esas, 2018/831 Karar sayılı kararı kararı ile onanarak kesinleştiği 23.09.2021 tarihi ile hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer görüldüğü … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, ek kararının verildiği tarih olan 07.10.2021 tarihleri arasında dava zamanaşımı sürelerinin işlemeyeceği de gözetilerek hükümlü hakkında dava zamanaşımı sürelerinin inceleme tarihi itibariyle henüz dolmadığı anlaşılmakla hükümlü nün bu husustaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
… Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 6. İhtisas Kurulu’nun 29.11.2021 tarih ve 3627 rapor nolu raporunda; hükümlünün davaya konu suç tarihlerinde atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu bildirilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile yeniden yapılan duruşma sonucunda, yargılanmanın yenilenmesini gerektirir bir neden bulunmadığının, dava dosyası kapsamına uygun ve gerekçeleri denetime imkân verecek şekilde tutanaklara yansıtılarak mahkemece kabul ve takdir kılınan önceki hükmün onaylanmasına dair kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli ve 2021/231 Esas, 2022/76 Karar sayılı kararında hükümlü ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükümlünün ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Hukuk Fakültesi eğitimi tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.

