TCK Madde 43

Zincirleme suç

MADDE 43- (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (EKLENMİŞ CÜMLE RGT: 08.07.2005 RG NO: 25869 KANUN NO: 5377/6) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.

(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.

(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, (MÜLGA İBARE RGT: 08.07.2005 RG NO: 25869 KANUN NO: 5377/6) (KOD 1) ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.

 

Sayfa İçeriği

TCK Madde 43 Gerekçesi

TCK madde 43 “Müteselsil suç” yerine zincirleme suç kavramı benimsenmiştir. Zincirleme suç hâlinde aynı suçun birden fazla işlenmiş olması söz konusudur. Ancak, bu suçlar, aynı suç işleme kararı kapsamında işlenmektedirler, yani, bu suçlar arasında sübjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir ceza verilmekte ve fakat cezanın miktarı artırılmaktadır. Ancak, bu durumda cezanın artırım oranları Tasarıya göre yükseltilmiştir.

Bir suçun aynı suç işleme kararı kapsamında olsa da değişik kişilere karşı birden fazla işlenmesi hâlinde, zincirleme suç hükümleri uygulanamaz. Buna göre, örneğin, bir otoparkta bulunan otomobillerin camları kırılarak radyo teyplerin çalınması durumunda, her bir kişiye ait otomobildeki hırsızlık, bağımsız bir suç olma özelliğini korur ve olayda cezaların içtimaı hükümleri uygulanır.

Maddenin ikinci fıkrasında, bir fiille birden fazla kişiye karşı işlenen suçlardan dolayı sorumlulukla ilgili bir içtima hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümle, uygulamamızda karşılaşılan tereddütlerin önüne geçilmek amaçlanmıştır. Örneğin bir sözle birden fazla kişiye sövülmüş olması durumunda, her bir mağdur bakımından ayrı sövme suçları değil, bir sövme suçu oluşur. Ancak, bu durumda suçun cezası birinci fıkrada belirtilen oranlarda artırılır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı suçlar belirtilmiştir.

TCK Madde 43 Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/31997 K. 2017/1897 T. 02.03.2017 19. Ceza Dairesi         2015/31997 E.  ,  2017/1897 K.

Esas:2015/31997

Karar:2017/1897

Karar Tarihi:02.03.2017

SUÇ: 7258 Sayılı Kanuna Aykırılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

I) Şikayetçi … vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;

Açılan kamu davasının niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen …’nın davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, şikayetçi vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

II) Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

5237 sayılı TCK’nın ”zincirleme suç” başlıklı 43. maddesinde yer alan; ”Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır. Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemede, hükmolunacak cezanın hangi suçlarda ve ne şekilde zincirleme suç hükümlerine göre artırılacağı belirilmiştir. Buna göre; bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı suçun değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla işlenmesi durumunda veya tek eylemle birden fazla kişiye karşı işlenmesi halinde sanığa hükmolunacak cezanın zincirleme suç hükümleri sebebiyle cezanın artırılması gerekir. Sanığın; üzerine atılı suçla ilgili somut olayda bahis oynayan kişiler suçun mağduru olmayıp konusunu teşkil ettiğinden, şartları oluşmadığı halde cezanın tertip ve tayininde zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanığa fazla ceza tayini,

Kabule göre de;

Kasıtlı suçtan kısa süreli olmayan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/12848 K. 2023/22995 T. 24.10.2023 4. Ceza Dairesi         2023/12848 E. ,  2023/22995 K.

Esas:2023/12848

Karar:2023/22995

Karar Tarihi:24.10.2023

SUÇ: Hakaret

KARAR: Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sanığın hakaret suçundan iki kez mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB- 2023/59534 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;

5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde yer alan, “(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.

(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,

Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı bulunan kamu görevlisine hakaret suçunu müşteki polis memurları … ve …’a yönelik olacak şekilde, bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı anda birden fazla mağdura karşı işlediği anlaşıldığından, temel cezanın belirlenmesini takiben 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak cezanın arttırılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilerek fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

5237 sayılı Kanun’un “Zincirleme Suç” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.

Türk Ceza Kanunu sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnaları olarak, aynı Kanun’un suçların içtimaı bölümünde, 42, 43 ve 44 üncü maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil yani hareket hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda hareket tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacaktır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.06.2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)

İnceleme konusu somut olayda; sanığın tek bir fiil ile her iki şikayetçi polis memuruna hakaret etmesi şeklinde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken, her bir şikayetçi için ayrı ayrı ceza verilmesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
  2. Sanık hakkında hakaret suçundan iki kez mahkumiyetine ilişkin Küçükçekmece 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2021/488 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
  3. Kararlardaki hukuka aykırılık sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi dördüncü fıkrasının (d) bendi fıkrası uyarınca, yerel Mahkemece yapılan uygulama da gözetilerek;
  4. Sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
  5. Sanığın eylemini tek bir fiille birden fazla kişiye karşı gerçekleştirdiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın cezasının ¼ oranında artırılarak 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
  6. İnfazın bu miktar üzerinden yapılmasına, kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.

Our Score
Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

📞 Hemen Ara