
- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Genel
- 7 Nisan 2026

İçerik Başlıkları
Adli tatil, çoğu zaman bireyler tarafından mahkemelerin tamamen kapandığı bir dönem olarak düşünülse de aslında yargılamanın tamamen durmadığı, sadece işleyişin belirli ölçüde sınırlandırıldığı özel bir hukuki dönemdir. Bu süreçte “adli tatilde dava açılır mı”, “mahkemeler kapalı mı”, “süreler durur mu”, “hangi işlemler devam eder” ve “hak kaybı olur mu” gibi sorular özellikle yoğun şekilde gündeme gelmektedir. Bu yazımızda 2026 yılı için adli tatilin başlangıç ve bitiş tarihleri ile bu dönemde yargı faaliyetlerinin hangi kapsamda sürdüğü hususları ele alınmaktadır.
Adli Tatil Nedir?
Adli tatil, mahkemelerde olağan yargılama faaliyetlerinin geçici olarak durdurulduğu, yalnızca kanunen ivedi sayılan iş ve işlemlerin yürütüldüğü dönemdir. Bu süreçte mahkemeler tamamen kapalı değildir; ancak duruşmalar ve rutin yargılama işlemleri büyük ölçüde ertelenir.
2026 Adli Tatil Ne Zaman Başlar ve Ne Zaman Biter?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.102 uyarınca adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer.
Adli Tatilde Mahkemeler Açık mı?
Adli tatilde mahkemeler tamamen kapalı değildir; ancak olağan yargılama faaliyetleri büyük ölçüde durur. Adliye binaları, ön bürolar ve idari birimler; dava açılması, dilekçe verilmesi veya icra takibi başlatılması gibi işlemler için açık kalmaya devam eder. Her adliyede hizmetlerin aksamaması adına belirlenen nöbetçi mahkemeler ve savcılıklar, yalnızca kanunen “ivedi” sayılan acil işlere ve tutuklu dosyalara bakmakla yükümlüdür. Bu dönemde kanunun istisna tuttuğu durumlar haricinde rutin duruşmalar yapılmaz ve nihai kararlar verilmez; ancak vatandaşların yargıya erişimi ve evrak teslimi gibi bürokratik işlemler kesintisiz sürdürülür.
Adli Tatil Kaç Gün Sürer?
Adli tatil, her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleri arasında toplam 43 GÜN sürer. Bu süre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.102 kapsamında sabit olarak belirlenmiştir.
Adli Tatilde Hangi Davalar Görülür?
Adli tatilde görülecek dava ve işler 6100 sayılı HMK’nın 103. maddesinde sınırlı olarak listelenmiştir. Buna göre adli tatilde yalnızca aşağıdaki istisnai işler yürütülür:
Adli tatilde görülecek dava ve işler MADDE 103- (1) Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür: a) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi. b) Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler. c) Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları. ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar. d) Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri. e) İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar. f) Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler. g) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler. ğ) Çekişmesiz yargı işleri. h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler. |
Bu sayılan istisnalar dışındaki hiçbir dava adli tatilde sonuçlandırılmaz ve duruşma yapılmaz; aksi halde usul bakımından hata sayılarak Yargıtay tarafından bozma konusu olur.
Adli Tatilde Süreler İşler mi?
Adli tatilde sürelerin işleyişi, davanın niteliğine ve sürenin türüne göre farklılık gösterir. 6100 sayılı HMK uyarınca, adli tatile tabi olan dava ve işlerde, son günü tatil dönemine rastlayan usul süreleri (cevap verme, istinaf, temyiz vb.), tatilin bittiği günü takip eden günden itibaren bir hafta (7 gün) uzatılmış sayılır. Benzer şekilde bu uzama süresi İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) kapsamında 7 gün, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında ise 3 gün olarak uygulanır.
Buna karşın, “ivedi” sayılan ve adli tatilde görülmeye devam eden davalarda (nafaka, ihtiyati tedbir, iş kazası vb.) süreler durmaz ve normal takviminde işlemeye devam eder. Ayrıca maddi hukuktan kaynaklanan zamanaşımı ve hak düşürücü süreler (örneğin mirasın reddi veya sözleşmesel fesih süreleri) adli tatilden etkilenmez; bu sürelerin son günü tatile denk gelse dahi herhangi bir uzama söz konusu olmaz. Hak kaybı yaşamamak adına, işlemin niteliğine göre sürenin uzayıp uzamadığı titizlikle kontrol edilmelidir.
Adli Tatilde Dava Açma Süresini Etkiler mi?
Maddi hukukta öngörülen dava açma süreleri (hak düşürücü süreler) adli tatil nedeniyle uzatılmaz. Örneğin, Medeni Kanun’daki bir süre veya diğer kanunlardaki dava açma süreleri tatil başlangıcına rastlasa bile ek süre verilmez. Bu nedenle dava açma süresi adli tatilden etkilenmez; sürenin sonu geldiğinde dava açma yükümlülüğü sürer. Oysa usul kanunlarındaki süreler (örneğin cevap dilekçesi, istinaf, temyiz) tatil sonunda uzamış sayılır.
Adli Tatilde Savcılar ve Avukatlar Çalışır mı?
Adli tatilde hakim ve savcılar genel izin kullanırken; her adliyede nöbetçi hakim ve savcı bulundurulur. Bu nöbetçi sistemine göre ceza soruşturma ve kovuşturma makamları tatilde de acil işlerin aksamaması için nöbetleşe görev yapar. Dolayısıyla, resmî tatil süreci hakim-savcı bakımından toplu izin dönemidir ancak adliyede en az bir savcı/mahkeme görevde kalır.
Avukatlar ise serbest meslek sahibi oldukları için bu dönemde çalışmalarına engel bir durum yoktur; ofislerinde dava hazırlığı yapabilir, dilekçe yazabilir veya müvekkil görüşmelerini sürdürebilirler.Ancak mahkemelerin genel işleyişine ara verilmesi nedeniyle, avukatlar bu süreçte rutin duruşmalara katılamazlar. Sadece “ivedi” (acil) sayılan davaların duruşmaları yapıldığı için, normal davaların duruşma takvimi eylül ayına ertelenir.
Adli Tatil Kimleri Kapsar?
Adli tatil düzenlemesi, esas olarak hâkimler, savcılar ve adliye personelini kapsar. Bu dönemde yargı mensupları yasal olarak toplu izin hakkını kullanırken, adliyelerde hizmetlerin aksamaması için yalnızca belirli sayıda nöbetçi personel görev başında kalır.
Adli Yıl Ne Zaman Başlar?
6100 sayılı Kanun’un 102. Maddesine göre, YENİ ADLİ YIL 1 EYLÜLDE BAŞLAR.
Sık Sorulan Sorular
Adli tatilde karar verilir mi?
Adli tatilde kanunda sayılmayan bir davada karar verilemez. Kural olarak tatil döneminde duruşma yapılmaz ve hüküm açıklanamaz. Yalnızca HMK 103’te açıkça öngörülen istisnai hallerde (örneğin ihtiyati tedbir talepleri, ivedi işlerde) karar verilebilir. Bu kapsam dışındaki bir davada tatil süresince mahkeme kesinlikle hüküm kuramaz; aksi takdirde usul hatası oluşur ve Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılır.
Adli tatilde dava açılabilir mi?
Evet, her türlü dava adli tatilde açılabilir. Kanunen adli tatilde dava açmaya engel bir hüküm yoktur; adliyeler kapalı değildir, yalnızca duruşmalar ertelenir. Tatil boyunca taraflar mahkemeye dava dilekçesi verebilir, harç ödeyerek dava açabilirler. Başvuru ve dilekçe alma gibi usul işlemleri devam eder; örneğin Ağustos ayında açılan bir alacak davası için dilekçe karşı tarafa tebliğ edilebilir. Ancak açılan davanın duruşma tarihi acil bir iş değilse tatil sonrasına bırakılır.
Adli tatilde icra işlemleri yapılır mı?
Evet. İcra daireleri ve icra mahkemeleri adli tatil hükümlerine tabi değildir. İcra müdürlükleri tatilde nöbet usulü çalışsa da haciz, satış, ödeme emri tebliği gibi rutin icra işlemleri sürdürülür. İcra mahkemeleri de tatilde çoğunlukla açık kalarak şikayet ve itirazları görmeye devam eder; süreler (itiraz süresi, şikayet süresi) adli tatilde kesilmez, normal işleyiş içinde yapılır.
Adli tatilde istinaf süresi işler mi?
Adli tatilde istinaf süresi kural olarak durur. Eğer istinaf başvuru süresinin son günü adli tatil dönemine (20 Temmuz – 31 Ağustos) denk gelirse, bu süre kendiliğinden uzar. Kanuna göre (HMK md. 104), tatil süresi içinde biten istinaf süresi, adli tatilin bittiği günü takip eden günden itibaren bir hafta (7 gün) uzatılmış sayılır.
Ancak bu kuralın çok önemli bir istisnası vardır: İvedi (acil) sayılan işlerde (nafaka, iş kazası, ihtiyati tedbir vb.) adli tatilde süreler durmaz ve istinaf süresi normal takviminde işlemeye devam eder. Bu tür dosyalarda “tatil bittiğinde veririm” düşüncesi hak kaybına yol açar; bu nedenle davanın adli tatil kapsamında olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.
Adli tatil herkesi kapsar mı?
Hayır. Adli tatil sadece yargı mensuplarını (hakim, savcı, adliye personeli vb.) kapsar. Tüm hakim-savcılar bu dönemde izne çıkarken, her adliyede nöbetçi hakim ve savcı görevlendirilir. Avukatlar, memurlar, taraflar vb. adli tatil kapsamı dışındadır; bu kişiler için özel bir tatil söz konusu değildir.
Adli tatil ile idari tatil aynı mı?
Hayır, adli tatil ile idari tatil farklı kavramlardır. Adli tatil sadece yargı organlarının yaz dönemi izin süresidir. Oysa idari tatil genelde kamu kurumlarındaki memurlara verilen yaz tatili veya milli tatiller gibi farklı düzenlemelerdir. (Örneğin okulların yaz tatili veya kamu personeli idari tatili gibi.) Dolayısıyla bunlar birbirinin yerine kullanılmaz; adli tatil yalnızca yargı personelini ilgilendirir, idari tatil ise diğer kamu çalışanları için uygulanan tatildir.
Adli tatilde duruşma günü verilir mi?
Genel kural olarak adli tatilde duruşma günü verilmez; ertelenmiş duruşmalar tatil sonrası yeni yıla bırakılır. Örneğin tatilde açılan bir dava, ilgili Mahkeme tarafından dilekçelerin karşı tarafa tebliğini yapar ama duruşma tarihini tatil sonunda ayarlar. Sadece HMK 103’de sayılan ivedi davalar için (veya taraflardan birinin ivedilik talebine göre) duruşma tatilde de yapılabilir; aksi durumlarda adli tatilde duruşma günü verilmesi kanunen mümkün değildir.

Hukuk Fakültesi eğitimini tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.

