T.C.
ANKARA
41. İŞ MAHKEMESİ
ARA KARAR
ESAS NO : 2025/42 Esas
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ŞXHXİ YXTXXN – 1XX98XX02XX
VEKİLİ : Av. RÜŞTÜ UFUK BARANOĞLU
DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI –
DAVA : İhtiyati tedbir talebi
DAVA TARİHİ : 27/01/2025
ARA KARAR TARİHİ : 27/01/2025
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacının, kanser hastası olduğu, davacıya “TIYOTEPA” etken maddeli “TEPADINA” isimli ilacın reçete edildiği, davacının da bu kapsamda SGK’ya başvurduğu, ancak SGK’nın başvuruyu reddetmesi üzerine de davacı,”TIYOTEPA” etken maddeli “TEPADINA” isimli ilacın SGK tarafından ihtiyati tedbir yoluyla karşılanmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ :
Davacı taraf, ihtiyati tedbir yoluyla “TIYOTEPA” etken maddeli “TEPADINA” simli ilacın kurum tarafından karşılanması için karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı kanun, ihtiyati tedbir talebinin yapıldığı sıradaki (mevcut) durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle geleceğinden, hakkın elde edilmesinde gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir şartlarının var olduğunun kabul edileceğini belirtmektedir. Başka bir deyişle, bu hallerde mahkeme, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir (HMK md. 389/1).
İhtiyati tedbirde asıl olan, hakkında ihtiyati tedbir kararı alınacak hakkın bulunması ve kanunun 389.maddesinde yer alan bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.
İhtiyati tedbir isteyen taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve ihtiyati tedbir türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını ispat etmek zorundadır (HMK md. 390/3). Ancak buradaki ispat, tam ispat değil, yaklaşık ispattır. Bundan maksatta, mahkemenin ihtiyati tedbir isteyenin hakkının mevcut olduğuna kanaat getirilmesinin yeterli olmasıdır.
İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır.
Mahkeme, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı veremez. Aksi durumda ihtiyati tedbir, davanın yerine geçmiş olur.
İhtiyati tedbir kararının reddi halinde doğrudan kanun yoluna başvurulabilir (HMK md. 391/3). Mahkeme ihtiyati tedbir kararını kabul ederse verilen ihtiyati tedbir kararına karşı, diğer tarafın itiraz etme hakkı bulunduğundan (md. 394) bu karara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Ancak ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir.
İhtiyati tedbir konusunda verilen kararlar hakkında kanun yoluna başvurulması halinde, tedbire ilişkin dosya ve delillerin örnekleri kanun yolu mahkemesine gönderilir (md. 393/5).
Ankara BAM 11 Hukuk Dairesinin 2023/935 E. Ve 2023/781 K.sayılı ilamında “Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar veren mahkeme kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın “İhtiyati tedbirin şartları” başlıklı 389. Maddesi; “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” başlıklı 341. maddesi de “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.” şeklindedir.
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır.
İhtiyatî tedbirde asıl olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
Talep konusuna ilişkin, Anayasa’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” kenar başlıklı 17. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:
“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kimsenin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.”
Anayasa’nın “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” kenar başlıklı 56. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
“Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Hak ve Özgürlükler” başlıklı 1. bölümünün “Yaşam hakkı” başlıklı 2. maddesinin birinci bendi de “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur.” şeklinde düzenleme içermektedir.
Talep konusu somut olayda, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 23/01/2023 tarihli Sağlık Kurulu raporunda over kanseri nedeniyle tedavi gören davacının tedavisinin hayati öneme haiz olduğunun bildirildiği, aynı hastaneden alınan 17/02/2023 tarihli İlaç Kullanım Raporunda dava konusu ilacın kullanımının uygun olduğunun belirtildiği, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 16/02/2023 tarihli “endikasyon dışı ilaç başvurusu” konulu yazısında ilacın 6 aylık dozda kullanımının uygun bulunduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç itibariyle, davacının “yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğu”, dosyada delillerin toplanarak tam ispata ulaşılıp karar verilmesinin beklenmesi halinde ilacın kullanımının aciliyeti ve hayati öneme haiz oluşu dikkate alındığında talep sonucu istek gibi karara bağlansa dahi bir anlam ifade etmeyebileceği anlaşıldığından ve özellikle Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 23/01/2023 tarihli Sağlık Kurulu raporu ile Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 16/02/2023 tarihli “endikasyon dışı ilaç başvurusu” konulu kararı ve 17/02/2023 tarihli İlaç Kullanım Raporu gözetildiğinde ispata yönelik olarak yaklaşık haklılık koşulunun varlığı kabul edilmiş ve yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar karşısında, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 uyarınca kabulü ile mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararının kaldırılarak yerine HMK’nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın HMK 353/1-b.2 bendi uyarınca KABULÜ ile, 2-Ankara 41. İş Mahkemesinin 2023/101 Esas sayılı dava dosyası üzerinden verilen 27/03/2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararının KALDIRILMASINA, yerine, 3-Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile; Davacı Rxkxyx Kxlxç’ın over kanseri tanısının tedavisinde tıbbi gereklilik doğrultusunda kullanılacak “Niraparib” etken maddeli “Zejula” isimli ilaç bedelinin Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 17/02/2023 tarihli İlaç Kullanım Raporu tarihinden itibaren 6 aylık ilaç bedelinin herhangi bir kesinti yapılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmasına ve ilacın ithali için gerekli ödemenin doğrudan ithale yetkili Türkiye Eczacılar Birliği Yurt Dışından İlaç Temin Birimine yapılmasına, fazla talebin reddine” denilmiştir.
Ankara Bam 11. Hukuk Dairesinin, ilaç ile ilgili davalarda ihtiyati tedbir talebini, ilacın kullanılmasının hayati öneme haiz olduğuna ilişkin rapor bulunması halinde kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı ŞXXri YeXXXn ile ilgili olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinin 07/01/2025 tarihli Raporunda, “Diğer Hususlar : 13298280238 TC Kimlik numaralı ve 10312764 dosya numaralı Şxxri YxxxxN isimli hasta 01/07/2024 tarihinde Primer Santral Sinir Sistemi Lenfoması tanısı almıştır. Otolog nakil için R-Karmustin-Thiotepa protokolü içerisinde bulunan Thiotepa ilacı hayati öneme haizdir. Otolog Nakil öncesi hazırlık rejimi olarak R-Karmustin-Thiotepa protokolü uygulanacak olan hastaya Thiotepa ilacının kullanılmasının tıbben zaruri ve zorunlu olduğunu bildirir rapordur.” denilmiştir.
Bu rapor karşısında davacının ilacı kullanmaması halinde hayati risk oluşabileceği anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerekli olan “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle geleceğinden, hakkın elde edilmesinde gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir şartlarının var olduğu ve uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği” anlaşılmıştır.
Davacının talebi, davaya konu ilacın ihtiyati tedbir yoluyla tedavi süresi boyunca kesintisiz olarak karşılanması olmasına rağmen bu aşamada davacının talebinin belli bir süre için kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İHTİYATİ TEDBİR talebinin KISMEN KABULÜ ile
Davacı ŞXXri YXXXXn’in kanser hastalığı tanısının tedavisinde tıbbi gereklilik doğrultusunda kullanılacak “TIYOTEPA” etken maddeli “TEPADINA” isimli ilaç bedelinin iş bu kararın verildiği 27.01.2025 tarihinden itibaren 3 aylık ilaç bedelinin herhangi bir kesinti yapılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmasına ve ilacın ithali için gerekli ödemenin doğrudan ithale yetkili Türkiye Eczacılar Birliği Yurt Dışından İlaç Temin Birimine yapılmasına, fazla talebin reddine,
Kararın taraflara ve İbni Sina Sağlık SGM’ye tebliğine, masrafın davacı yanca avanstan karşılanmasına,
Dair davalı SGK tarafından HMK 394/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta içinde mahkememize verecekleri dilekçe ile ihtiyati tedbir kararına İTİRAZ edebileceğine, itirazın reddedilmesi halinde ise HMK 394/5 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verecekleri dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceklerine dair tarafların yokluklarında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 27.01.2025
Katip Hakim
✍e-imzalı ✍e-imzalı