- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Türk Ceza Kanunu
- 24 Aralık 2025
TCK Madde 13
Diğer suçlar
MADDE 13- (1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk kanunları uygulanır:
- a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar.
- b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar.
- c) İşkence (madde 94, 95).
- d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181).
- e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190).
- f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde 200), mühürde sahtecilik (madde 202).
- g) Fuhuş (madde 227).
- h) (MÜLGA BENT RGT: 09.07.2009 RG NO: 27283 KANUN NO: 5918/1) (KOD 1)
- i) Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları.
(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 08.07.2005 RG NO: 25869 KANUN NO: 5377/3)
(2) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye’de yargılama yapılması, Adalet Bakanının talebine bağlıdır.
(3) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de yargılama yapılır.
Sayfa İçeriği
TCK Madde 13 Gerekçesi
TCK’nın 13. madde metninde, belli suçların yabancı bir ülkede işlenmesi durumunda, failin Türk vatandaşı veya yabancı olmasına bakılmaksızın, Türkiye’de Türk kanunlarına göre yargılama yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Birinci fıkranın (a) bendine göre, İkinci Kitap, Birinci Kısım altındaki
1) “Soykırım” başlıklı Birinci Bölümde,
2) “Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti” başlıklı İkinci Bölümde
yer alan suçlar ile;
(b) bendine göre, İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki
1) “Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar” başlıklı Üçüncü Bölümde,
2) “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar” başlıklı Dördüncü Bölümde,
3) “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı Beşinci Bölümde,
4) “Millî Savunmaya Karşı Suçlar” başlıklı Altıncı Bölümde,
5) “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” başlıklı Yedinci Bölümde ve
6) “Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar” başlıklı Sekizinci Bölümde yer alan suçlar ile fıkranın (c), (d), (e), (f), (g), (h) ve (i) bentlerinde sayılan suçlar nerede işlenmiş olursa olsun, bu nedenle Türkiye’de yargılama yapılarak, Türk vatandaşı veya yabancı olmasına bakılmaksızın fail hakkında Türk kanunlarına göre cezaya hükmolunur. Yabancı ülkede işlenen bu suçlar dolayısıyla failler hakkında Türkiye’de re’sen takibat yapılır.
Maddenin ikinci fıkrasına göre, bu suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Türkiye’de yeniden yargılama yapılır. Ancak bunun için Adalet Bakanının talepte bulunması gerekir.
Yabancı ülkede mahkûm olunan ceza bu ülkede tamamen veya kısmen infaz edilmişse; infaz edilen bu ceza miktarının, mahsup hükümlerine göre, Türkiye’de hükmolunan cezadan mahsup edilmesi gerekir.
Birinci fıkranın (c), (d), (e), (f), (g), (h) ve (i) bentlerinde sayılan suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde; bu suç dolayısıyla, suçu işleyen kişinin Türk vatandaşı veya yabancı olması arasında fark gözetmeksizin, Türkiye’de Türk kanunları uygulanarak yargılama yapılabilecektir.
Ancak, (a) ve (b) bentlerinden farklı olarak, bu bentlerde sayılan suçlardan dolayı Türkiye’de yargılama yapılabilmesi için, fail hakkında yabancı ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmemiş olması gerekir.
Türkiye’nin taraf olduğu çeşitli uluslararası sözleşmelerde aut dedere aut judiciare/aut punire kuralına yer verilmek suretiyle ilgili sözleşme kapsamına giren suçlar dolayısıyla ister vatandaş olsun ister yabancı olsun faillerin suçun işlendiği ülkeye geri verilmesi öngörülmüştür. Ancak, bu sözleşmelerle, çeşitli hukukî mülahazalarla geri verme yoluna gidilmemesi hâlinde, taraf devletlere yargılama ve cezalandırma yükümlülüğü yüklenmiştir.
Bu konuda, 1963 yılında imzalanan Uçaklara Karşı İşlenen Suçlara veya Diğer Fiillere İlişkin Tokyo Sözleşmesi, 1970 yılında imzalanan Uçakların Kanun Dışı Yollarla Ele Geçirilmesinin Önlenmesi hakkındaki La Haye Sözleşmesi, 23 Eylül 1971 tarihli Sivil Havacılığın Güvenliğine Karşı Kanun Dışı Eylemlerin Önlenmesine İlişkin Montreal Sözleşmesi, 14 Aralık 1973 tarihli Diplomasi Ajanları da Dahil Olmak Üzere Uluslararası Korunmaya Sahip Kişilere Karşı İşlenen Suçların Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair New York Sözleşmesi, Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 Tek Sözleşmesi, 21 Aralık 1971 tarihinde Viyana’da imzalanan Psikotrop Maddeler Sözleşmesi ve ayrıca, Avrupa Konseyi’nce 27 Ocak 1977 tarihinde hazırlanan Tedhişçiliğin Önlenmesine İlişkin Avrupa Sözleşmesi örnek olarak gösterilebilir.
TCK Madde 13 Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 18.04.2018 T. 2014/3756 E. 2018/3603 K. 10. CEZA DAİRESİ
Esas : 2014/3756
Karar : 2018/3603
Karar Tarihi :18.04.2018
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 18.04.2018 T. 2014/3756 E. 2018/3603 K.
Dava: Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar … ve … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin süresinden sonra olması nedeniyle, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 318. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
A- Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Olay tarihinde Türkiye’den Münih’e uçakla giden sanığın, gümrükte yapılan bagaj kontrolünde gümrük memurlarınca bavulunda uyuşturucu madde tespit edildikten sonra yerel makamlarla işbirliği yaparak … olarak bildiği diğer sanık …’nün telefonla ilettiği talimatları doğrultusunda trenle Bremen’e gidip burada bavulunu Zülfü’nün almasını müteakip polislerce yakalanmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından; sanık hakkında, TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, re’sen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA,
B- Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Sanığa yurtdışında isnat olunan suçun “az olmayan miktarda uyuşturucu madde ticareti yapılmasına yardımcı olma” olduğu; bu suç nedeniyle sanığın Almanya Bremen Eyalet Mahkemesi’nin 27/09/2006 tarihli ve 27KLs 510 Js 900037/06 numaralı kararı ile 2 yıl ve 3 ay hapis cezasına mahkûm edildiği ve kararın kesinleştiği; sanığın “uyuşturucu madde ihraç etme” suçuna iştirak ettiği hususunda kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, sabit olan fiilinin “yurt dışında uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı TCK’nın 13. maddesine göre, yurt dışında işlenen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı Türkiye’de yargılama yapılabilmesi için yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması gerektiği, hüküm verilmiş ise aynı suçtan Türkiye’de yeniden kovuşturma yapılamayacağı, böylece yabancı ülkede hüküm verilmesi halinde de aynı fiilden dolayı birden fazla hüküm verilemeyeceğine ilişkin “non bis in idem” kuralının kabul edildiği gözetilmeden; TCK’nın 13. maddesi ile CMK’nın 223. maddesinin 7. fıkrası uyarınca sanık hakkındaki davanın reddine karar verilmesi yerine mahkûmiyetine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, re’sen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA,
C- Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Sanığın uyuşturucu madde taşınan bavul içindeki bantlar üzerinde tespit edilen parmak izini kabul etmemesi karşısında; aldırılan parmak izine ilişkin kriminal raporun dosya içine aslı veya onaylı bir suretinin getirtilerek, sanığın usulüne uygun şekilde alınacak parmak izleri ile Alman makamlarınca gönderilen ve raporda belirtilen izlerle karşılaştırılmasının yaptırılıp sonucuna göre tüm deliller tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, re’sen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA,
18.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi 23.11.2016 T. 2015/4516 E. 2016/6048 K. 16. CEZA DAİRESİ
Esas : 2015/4516
Karar : 2016/6048
Karar Tarihi :23.11.2016
Yargıtay 16. Ceza Dairesi 23.11.2016 T. 2015/4516 E. 2016/6048 K.
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-TCK’nın 13. maddesinde kanunun 2. kitap 5. bölümde yer alan suçların vatandaş veya yabancı tarafından yabancı ülkede işlenmesi halinde Türk kanunlarının uygulanacağının belirtilmesi, aynı maddenin 2. fıkrasında ‘İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye’de yargılama yapılması, Adalet Bakanının talebine bağlıdır’ hükmü gereğince atılı suçtan Türkiye’de yargılama yapılması gereği ve yine TCK’nın 16. maddesinde ‘’Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir’’ hükümleri bir arada değerlendirildiğinde İran’da PKK terör örgütü üyeliğinden yargılanarak beş yıl hapiste kaldığını beyan eden sanıkla ilgili İran ülkesi adli makamlarından sanıkla ilgili yapılan yargılama ve infaz evrakları getirtilerek usulüne uygun tercüme ettirilip sanığın PKK terör örgütü üyeliği nedeniyle ceza aldığı ve cezanın infaz edildiğinin saptanması halinde TCK’nın 16. maddesi gereğince hükmolunacak cezadan İran ülkesinde infaz olunan ceza miktarının mahsubuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 23.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Hukuk Fakültesi eğitimi tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.

