- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Türk Ceza Kanunu
- 31 Aralık 2025
TCK Madde 44
Fikri içtima
MADDE 44- (1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.
Sayfa İçeriği
TCK Madde 44 Gerekçesi
TCK 44. madde metninde, farklı neviden fikri içtima düzenlenmiştir.
Kişi, işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşumuna neden olabilir; ancak non bis in idem kuralı gereğince bu fiilden dolayı ancak bir defa cezalandırılabilir. Gerçekleştirdiği fiilin birden fazla farklı suçun oluşumuna neden olması durumunda, failin bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren suç nedeniyle cezalandırılması yoluna gidilmelidir. Böylece, bir fiilden dolayı kişinin birden fazla cezalandırılmasının önüne geçilmek amaçlanmıştır.
Bir suçun temel ve nitelikli şekillerinin dışındaki suçlar, fikri içtima uygulamasında farklı suç olarak kabul edilmelidir.
Gerek doktrinde gerek uygulamamızda, hedefte sapma durumunda da fikri içtima hükmünün uygulanması gerektiği konusundaki görüş hâkimdir. Bu nedenle, kanuni düzenlemede hedefte sapmanın şahısta yanılma ile birlikte değerlendirilmesinden vazgeçilmiştir. Örneğin bir kişiyi yaralamak için fırlatılan sopa, mağduru yaraladıktan sonra veya mağdura isabet etmeden vitrin camına çarparak kırılmasına neden olabilir. Bu durumda, sopa fırlatma fiiliyle hem tamamlanmış veya teşebbüs aşamasında kalmış kasten yaralama suçu hem de başkasının malına zarar verme suçu işlenmiş olmaktadır. Aynı şekilde, bir kişiyi öldürmek için ateşlenen silâhtan çıkan kurşun, mağdura isabet etmeden duvara çarpması nedeniyle sekerek bir başkasının ölümüne veya yaralanmasına neden olabilir. Bu durumda, hedeflenen kişi açısından kasten öldürme suçu teşebbüs aşamasında kalmıştır; ancak, sekme sonucunda ölümüne veya yaralanmasına neden olunan kişi açısından ise, taksirle öldürme veya taksirle yaralama suçu işlenmiş olmaktadır. Bu gibi durumlarda kişi işlediği bir fiille birden fazla farklı suçun oluşumuna neden olmaktadır ve bu suçlardan en ağır cezayı gerektireni ile cezalandırılmasıyla yetinilmelidir.
TCK Madde 44 Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/2985 K. 2022/4764 T. 22.03.2022 8. Ceza Dairesi 2021/2985 E. , 2022/4764 K.
Esas:2021/2985
Karar:2022/4764
Karar Tarihi:22.03.2022
İhbarname No: KYB – 2020/108893
Korku, kaygı veya panik yaratabilecek şekilde silahla ateş etme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-c, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Mustafakemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2020 tarihli ve 2019/232 Esas, 2020/178 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, somut olayda bir akaryakıt istasyonunda müşteki … ile sanık arasında yaşanan münakaşa sonrasında sanığın evinden aldığı tüfeği havaya doğru ateş ederken müşteki …’in tüfeği almak için müdahale ettiği sırada hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması şeklinde gerçekleşen olaya ilişkin Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonunda ayırma kararı verilerek, Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 30/05/2019 tarihli ve 2019/1245 soruşturma, 2019/719 Esas, 2019/711 sayılı iddianamesi ile taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan ve Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2019 tarihli ve 2019/1264 soruşturma, 2019/560 Esas, 2019/555 sayılı iddianamesi ile korku, kaygı veya panik yaratabilecek şekilde silahla ateş etme suçundan olmak üzere ayrı ayrı kamu davası açıldığı, taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda Mustafakemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2020 tarihli ve 2019/300 Esas, 2020/81 sayılı kararıyla sanığın işlediği suçun kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturabileceği ve bu nedenle dosyadaki delillerin üst dereceli mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesini müteakip, davanın Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/96 esasına kaydedildiği ve halen derdest bulunduğu, korku, kaygı veya panik yaratabilecek şekilde silahla ateş etme suçundan açılan kamu davası sonucunda ise Mustafakemalpaşa 1. Asliye Mahkemesinin 30/06/2020 tarihli incelemeye konu kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 44. maddesinde “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” şeklindeki düzenlemeye nazaran, her iki davanın birleştirilerek sanığın hukukî durumunun tayin ve tespiti gerekirken, ayrı ayrı yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.11.2020 gün ve 13023 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2021 gün ve KYB/2020-108893 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre sanık …’ın katılan … ile yaşadığı tartışma sırasında tüfekle havaya ateş ettiği, katılan Şaban’ın sanık …’ın elinden tüfeği almak istediği sırada silahın ateş alması sonucu yaralandığı,bu olaya ilişkin Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4619 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında sanığın eyleminin genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçunu oluşturduğu değerlendirilerek dosyanın tefrik edildiği ve her iki soruşturmanın ayrı birer esasa kaydedildiği taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçuna ilişkin Mustafakemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Mustafakemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/300 Esas 2020/81 Karar sayılı görevsizlik kararı ile sanığın eylemlerinin kasten öldürme suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle Bursa Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine hitaben görevsizlik kararı verildiği ve bu karar üzerine söz konusu eyleme ilişkin hali hazırda Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/96 Esas sayılı dosyası kapsamında yargılamanın derdest olduğu, mevcut kovuşturma dosyası kapsamında ise, sanığın olay sırasında birden fazla kez havaya ateş etmesi eylemi nedeniyle üzerine atılı genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçu sabit görülmekle TCK 170/1-c, 62, 52/2-4 maddeleri uyarınca neticeten sanığın 3,000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin 17.07.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de;
TCK.nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince bir fiil ile birden farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanığın meydana gelen en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılacağı gözetilerek her iki dava dosyasının birleştirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Mustafakemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.06.2020 gün, 2019/232 Esas, 2020/178 sayılı kararının CMK.nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde tamamlanmasına dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 22.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2018/7899 K. 2019/237 T. 09.01.2019 3. Ceza Dairesi 2018/7899 E. , 2019/237 K.
Esas:2018/7899
Karar:2019/237
Karar Tarihi:09.01.2019
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 29/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, mala zarar verme suçu bakımından beraatine dair Bucak Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2015 tarihli ve 2014/35 Esas, 2015/17 sayılı kararının Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 28.03.2016 tarihli 2015/28890 Esas, 2016/7692 karar sayılı ilamı ile mala zarar verme suçu yönünden bozulmasını müteakip, dosyanın yeniden ele alınarak, yapılan yargılama neticesinde sanığın mala zarar verme suçundan anılan Kanun’un 151/1, 29/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli 2016/273 Esas, 2018/333 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.10.2018 tarih ve 2018/9003 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2018 tarih ve 2018/89210 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın sopa ile müşteki …’a vurması sonucunda, müştekinin yaralanması ve gözlüğünün kırılması şeklinde gerçekleşen olayda kasten yaralama suçunun yanında mala zarar verme suçundan da hüküm kurulduğu anlaşılmakla,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunun’un 44. maddesi uyarınca ‘‘İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme karşısında farklı neviden fikri içtima hükümleri uyarınca sadece daha ağır cezayı gerektiren suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği cihetle, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Bucak Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2015 tarihli ve 2014/35 Esas, 2015/17 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanık …’ın …’ı yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, hükmün 6 no’lu paragrafının hükümden çıkartılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Hukuk Fakültesi eğitimi tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.

