Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 07.11.2002 tarih, 2002/6717.E, 2002/10115.K Sayılı kararı ‘‘………..ÖZET: Trafik sigorta poliçesinin genel şartlarında, hatır taşımasının sigorta teminatı dışında kaldığına ilişkin hüküm yoksa, bu tür taşımalardan doğan zararların dahi trafik sigortası kuvertürü içinde kaldığının kabulü gerekir. (2918 S. K. m. 87, 92) Dava: Taraflar arasında öngörülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2002 tarih ve 2000/836-2002/121 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.11.2002 günde davacı avukatı F.Ç. ile davalı avukatı S.U. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Karar: Davacı vekili, davalıya zorunlu trafik sigortalı olan müvekkilinin maliki ve sürücüsü bulunduğu araçta hatır yolcusu iken meydana gelen trafik kazasında ölen kişinin mirasçılarına müvekkilince ilamın icrası sonucu 3.500.000.000.- lira tazminat ödendiği, poliçe limitinin ödenmesi için yapılan başvurunun davalı sigortaca hatır taşınması gerekçe gösterilerek reddedildiğini oysa hatır taşınması kaynaklı zararların sigorta güvencesi dışında bırakılmadığını ileri sürerek, şimdilik 3.000.000.000.- liranın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir. Dava vekili, 2918 sayılı KTK.’nun 87 ve poliçe genel şartları uyarınca hatır taşımalarından doğan zararların zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kaldığını, reeskont faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, sunulan kanıtlara Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/314 Esas sayılı dosyasına ve bilirkişi raporuna dayanarak davacı sigorta ettiren ölümle sonuçlanan trafik kazasında kusurlu ise de, bu kusurluğun kasıt veya ağır kusur niteliği taşımadığından meydana gelen zararın sigorta güvencesi kapsamında kaldığı, davalı davadan önce temerrüde düşürülmediğinden temerrüt faizinin olay tarihinden itibaren istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.000.000.000- liranın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davalı sigorta şirketinin hatır taşınmasına yönelik savunması mahkemece değerlendirilmemiş ise de, trafik sigorta poliçesinin eski genel şartlarının 3/g maddesinde yer alan hatır taşımasının sigorta teminatı dışında kaldığına ilişkin hüküm yeni genel şartlarda yer almaması, nedeniyle bu tür taşımalardan doğan zararların dahi trafik sigortası kuvertürü, içinde kaldığının kabulü, gerekmesine göre davalı vekilinin SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 121.000.000.- lira temyiz ilan harcının temyiz edenden alınmasına, 250.000.000.- lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 07.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.’’ Şeklinde hatır taşımasına değinilmiştir.
Kararın Özeti; Hatır taşıması taşıyanın, bir kimseyi bir karşılık almadan ve bir yarar sağlamadan taşıması durumudur. Kısacası buradaki taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. 2918 sayılı KTK’nın 87/1. maddesinde; “Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir” düzenlemesine yer verilmiş; hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu ifade edilmiştir.  Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da söz konusu durumlarda tazminattan belli bir ölçüde hakkaniyet indirimi yapılması öngörülmüştür. Hakkaniyet indirimi, doğrudan hatır için taşınan kişinin ölmesi veya yaralanmasına ilişkin zararlar hakkında uygulanır. Bu indirim imkânı, hatır için taşıyan işleten ve sürücüler için getirilmiştir. Dolayısıyla bu durumdan onun halefi konumundaki diğer müteselsil sorumlu Sigorta Şirketi de yararlanacaktır. Emsal kararda ise hatır taşımasının sigorta teminatı dışında kaldığına ilişkin hüküm genel şartlarda yer almadığı için kararın onandığını görmekteyiz.