11.Yargı Paketi, ceza hukuku, infaz hukuku, avukatlık meslek disiplini ve dijital güvenlik alanlarında önemli değişiklikler öngören kapsamlı bir reform teklifi olarak yasama sürecindeki ilerleyişine devam etmektedir. Teklif, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu’nda kabul edilen ilk maddeleriyle birlikte, suç tanımlarının güncellenmesi, ceza sınırlarının yeniden belirlenmesi, bilişim suçlarında koruyucu tedbirlerin güçlendirilmesi ve infaz rejiminde geçiş hükümlerinin netleştirilmesi gibi çeşitli başlıklarda sistematik dönüşümler içermektedir. Bu kapsamda paket, hem maddi ceza hukukuna hem de usul hukukuna ilişkin hükümleri aynı metinde buluşturarak bütüncül bir yenilenme hedeflemektedir.

Son durum itibarıyla, teklif Komisyon aşamasını kısmen tamamlamış olup kalan maddelerin görüşmeleri sürmektedir. TBMM Genel Kurulu’na sevk edildiğinde yasama takvimi içerisinde öncelikli olarak ele alınması beklenmektedir. Kanunun yürürlüğe girebilmesi için Genel Kurul’da kabulü, ardından Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak Resmî Gazete’de yayımlanması gerekmektedir. Bu süreç tamamlanıncaya kadar düzenleme yalnızca “kanun teklifi” niteliğini taşımakta, hukuken bağlayıcı bir hüküm ifade etmemektedir. Bu yazımızda, teklifin içerdiği maddeler sistematik bir çerçevede ele alınarak, düzenlemenin yasalaşması hâlinde ceza adalet sisteminde meydana getireceği normatif ve pratik etkiler ayrıntılı biçimde incelenecektir.

11. Yargı Paketi Nedir?

Yargı paketi; adalet sistemine ilişkin birden çok kanunda eşzamanlı düzenlemeler öngören geniş kapsamlı bir yasa teklifidir. Temel amacı, hem uygulamadaki hukuki aksaklıkları gidermek hem de Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarıyla ortaya çıkan yasal boşlukları onarmaktır. Bu bağlamda, yargı süreçlerinin etkinliğini, hukuk güvenliğini ve adalete erişimi artırmaya yöneliktir. Güncel bağlamda, 2025 sonlarına doğru TBMM gündemine gelen 11. Yargı Paketi bu anlayışla hazırlanmış; cezadan infaza, disiplin sisteminden bilişim suçlarına, sosyal medya düzenlemesinden kamu ihalelerine kadar çok sayıda alanda değişiklikler öngörmektedir. Paket, bilişim suçlarından toplumsal güvenliği tehdit eden eylemlere, infaz rejiminden avukatlık meslek düzenlemelerine kadar geniş bir saha üzerinde düzenleyici etki vaat etmektedir.

2025 Aralık başı itibarıyla Adalet Komisyonu’nda görüşülen öneri TBMM’ye sunulmuş; toplam 38 maddeden oluştuğu ifade edilmiştir. Resmî adı “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” olan bu paket, gündemde “11. YARGI PAKETİ” olarak anılmaktadır.

Paketin kapsamı yalnızca ceza hukuku değil; aynı zamanda infaz hukuku, hukukî mesleklerin düzenlenmesi, idari mevzuat, bilişim ve siber suçlar, asliye/adliye görev dağılımı ile hukuk sisteminin kurumsal yapısı gibi alanları da kapsamaktadır. Bu yönüyle 11. Yargı Paketi, salt ceza kanunu değişikliği değil, bir “yargı sistemi reformu paketi” niteliği taşımaktadır.

Adalet sisteminde köklü düzenleme ihtiyacı, uygulamada yaşanan tıkanmalar, AYM veya yüksek mahkeme kararlarının ardından ortaya çıkan boşluklar, görevsizlik/mahkeme yetki uyuşmazlıkları, infaz sistemindeki yük-yoğunluk ile toplumsal suç algısı gibi birçok parametre bu paketi gündeme getiren sebepler arasında sayılmaktadır. 11. Yargı Paketi, bu sorun alanlarını azaltarak hem mağdur haklarını ve toplumsal güvenliği gözetmeyi hem de hukuki belirlilik ve adalet sisteminin öngörülebilirliğini yeniden tesis etmeyi hedeflemektedir.



11. Yargı Paketi Maddeleri

Yargı Paketi 38 maddelik bir tasarı olarak TBMM’ye sunulmuş olup pek çok farklı hukuki alanda değişiklikler öngörmektedir. İlk 15 madde 4 Aralık 2025’te TBMM Adalet Komisyonu tarafından kabul edilmiştir.

1. Avukatlık Disiplin Cezalarında Yenilikler

Paketin kabul edilen kısmında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda değişikliğe gidilmiştir. Bu değişiklikle, avukatların meslekî davranış ve onur kurallarına aykırı davranışları halinde uygulanabilecek disiplin cezaları—uyarma, kınama, para cezası, meslekten geçici men, meslekten çıkarma gibi yaptırımlar—kanun metnine net biçimde işlenmiştir.

Bu düzenleme, daha önce bazı disiplin kararlarının keyfî yorumlara açık olduğu ve “suçta ve cezada kanunilik” ilkesinin yeterince güvence altına alınmadığı eleştirilerine cevap mahiyetindedir. Böylece, avukatlara yönelik yaptırımlar bakımından hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik sağlanması hedeflenmektedir.

2. “Dolandırıcılık” Suçunda Görev Değişikliği

Yargı Paketi ile birlikte — kabul edilen bölüm kapsamında — dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının yargılanacağı mahkeme yetkisi yeniden düzenlenmiştir. ÖZELLİKLE NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK, DAHA ÖNCE AĞIR CEZA MAHKEMELERİNDE GÖRÜLÜRKEN, PAKETLE BİRLİKTE ASLİYE CEZA MAHKEMELERİNE DEVREDİLMİŞTİR.

Bu görev değişikliği, suç tipleri arasındaki görev uyuşmazlıklarını gidermeyi, yargılamaları hızlandırmayı ve ağır ceza mahkemelerinin yargı yükünü azaltmayı amaçlamaktadır. Hukuken, bu tip değişiklikler hem yetki ve görev dağılımında netlik sağlar hem de adil yargılanma sürecinin etkinliği bakımından yargı sistemi açısından pratik fayda doğurur.

3. Ceza Tavanlarında Artış ve Yeni Nitelikli Hâller

Paketin ikinci kısımlarında (henüz tamamlanmamış bölüm) ceza hukukuna dair bazı ağırlaştırıcı düzenlemeler öngörülüyor. Örneğin, taksirli suçlarda ceza sürelerinin artırılması, belirli eylemlerde nitelikli hâl sayılan durumların yeniden tanımlanması gibi hükümler gündemde.

Buna göre, yalnızca suç tipleri değil; suçun işleniş biçimi, failin davranışı, failin konumu gibi etkenler de ceza tayininde daha belirleyici hâle gelebilir. Bu, hem mağdur haklarının korunması hem de suçun caydırıcılığının artırılması perspektifinden paketi önemli kılmaktadır. Ancak bu gibi düzenlemelerde, adil yargılanma, orantılılık ve hukuki belirlilik ilkelerine özellikle dikkat edilmesi gereklidir.

4. Ulaşım Araçlarına Yönelik Suçlarda Düzenleme

Paketin kapsamındaki maddeler arasında, ulaşım araçlarıyla ilişkili suçlara yönelik cezai düzenlemelerin yeniden kurgulanması da yer alıyor. Özellikle “araçların kaçırılması, alıkonulması, hareketinin engellenmesi” gibi fiiller için ceza öngörülüyor.

Bu düzenlemeler, sadece klasik suç tiplerini değil; trafikte güvenliği, toplu ulaşım araçlarının güvenliğini, kamu düzenini doğrudan ilgilendiren eylemleri de kapsama alarak, mevcut ceza hukuku çerçevesinde yeni normatif koruma alanları oluşturmayı hedefliyor.

5. Örgütlü Suçlarda Cezaların Artırılması ve Ağırlaştırılmış Hükümler

Paket kapsamında, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya örgüt yönetme” suçlarının cezalarında artış; ayrıca örgüte silâh temin edilmesi, silâh dahil olması hâlindeki cezaların daha da ağırlaştırılması gibi düzenlemeler öne çıkıyor. Bu, örgütlü suçlarla mücadelede caydırıcılığın güçlendirilmesi amacını taşıyor.

Buna ek olarak, örgüt faaliyeti çerçevesinde çocukların araç olarak kullanılması hâlinde sorumluluğun ağırlaştırılması yönünde bir anlayışın benimsendiği belirtiliyor. Bu yönüyle, suç örgütlerinin çocuklar üzerinden sistematik faaliyet yürütmesinin önüne geçmeye dönük normatif bir çerçeve kurulmaya çalışılıyor.

6. Bilişim ve Hesap Tedbirleri / Dijital Suçlara Yönelik Düzenlemeler

Paketin kalan maddeleri arasında dijital suçlar, siber suçlar ve bilişim yoluyla işlenen suçlara yönelik düzenlemeler de yer alıyor. Özellikle dolandırıcılık, online bahis/kumar, banka/havale/dijital ödeme sistemleri üzerinden suç işlenmesi gibi eylemlerde caydırıcılık artırımı hedefleniyor.

Ayrıca, soruşturma aşamasında dijital delil toplama, hesap dondurma ya da bloke koyma gibi tedbirlerin yetkilendirilmesi gündemde — bu da suçtan elde edilen menfaatlerin derhal dondurulmasını mümkün kılabilir. Bu düzenlemeler, dijital çağın getirdiği yeni suç tiplerine karşı ceza adaleti sistemini uyumlu hâle getirmeyi amaçlıyor.

7. İcra-İflas, Kamu İhale Hukuku ve Ekonomik Düzenlemeler

Yargı Paketi yalnızca ceza ve infaz hukuku ile sınırlı kalmıyor; ekonomik ve idari alanlarda da düzenlemeler içeriyor. Örneğin, İcra ve İflas Kanunu ile Kamu İhale Kanunu’nda değişiklikler öngörülüyor: teminat veya nispi harç yükümlülüğünü yerine getirmeyen ihaleye katılımcıların fesih talepleri kesin olarak reddedilecek, ihale süreçlerinde teminat ve güvenlik artırılacak.

Bu tür ekonomik-idari düzenlemeler, kamu ihalelerinde istismarları önlemeyi, ihale güvenliğini ve rekabetin adil zeminde yürütülmesini sağlamayı hedefliyor. Böylece paket, sadece ceza adaleti değil; kamu maliyesi, idari hukuk ve ekonomik düzenleme alanlarında da normatif etki oluşturacak geniş kapsamlı bir düzenleme olarak karşımıza çıkıyor.

8. İnfaz Düzenlemeleri — Erken Geçiş, Denetimli Serbestlik, Tahliye İmkanları

Paketin en çok dikkat çeken ve toplumsal yansıması yüksek olan kısmı infaz düzenlemeleridir. Adalet Komisyonu’nun kabul ettiği pakette, 31 Temmuz 2023 öncesi suçları kapsayan hükümlüler için kapalı cezaevinden açık cezaevine, açık cezaevinden ise denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken geçiş imkânı getirilmiştir.

Bu düzenleme, cezaevi doluluk oranını düşürmeyi, infaz yükünü hafifletmeyi ve topluma yeniden kazandırma (rehabilitasyon) yaklaşımını güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bazı kamuoyuna yansıyan değerlendirmelere göre, bu infaz düzenlemesinden 50–55 bin mahkûmun yararlanabileceği ifade edilmektedir.

Ancak bu düzenlemede dikkat edilmesi gereken husus, istisna ve dışlama kriterleridir. Paket metninde, terör suçları, cinsel suçlar, çocuk istismarı, aile içi şiddet gibi suç tipleri bakımından bu infaz kolaylığı kapsam dışı bırakılması planlanmaktadır. Bu bakımdan düzenleme, toplumsal güvenlik ve mağdur haklarının korunması bakımından hassas bir denge gözetmektedir.

Değerlendirme: Paketin Önemi ve Hukuki Etkisi; Yargı Paketi, salt ceza kanununa yönelik bir değişiklik değil; çok katmanlı, sistemik ve kurumsal bir düzenleme koleksiyonudur. Ceza hukuku, infaz rejimi, meslekî disiplin sistemi, dijital suçlarla mücadele, ekonomik-idari düzenlemeler ve yargı kurumlarının işleyişine dair normatif değişiklikleri bir arada getirmesi, paketi bir “YARGI SİSTEMİ REFORMU” olarak tanımlar.

Bu açıdan, paket:

  •         Hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik sağlamayı,
  •         Yargı süreçlerini hızlandırmayı ve etkinleştirmeyi,
  •         Ceza infaz sisteminin yükünü yönetilebilir kılmayı,
  •         Dijital çağın suç tiplerine karşı hukuki altyapıyı güçlendirmeyi,
  •         Kamu ihaleleri ve ekonomik düzenlemelerde şeffaflık ve güvenliği artırmayı,
  •         Mağdur haklarını, kamu güvenliğini ve toplumsal düzeni koruma tedbirlerini güncel normlarla yeniden tesis etmeyi hedeflemektedir.

Ancak bu kadar kapsamlı ve çok yönlü bir düzenleme paketi; hukuki belirsizlik, uygulama problemi, içtihat uyuşmazlıkları veya insan hakları & orantılılık tartışmalarını beraberinde getirebilir. Özellikle infaz düzenlemelerinde erken geçiş ya da denetimli serbestlik alanında, istisna suç tipleri ile genel suça dair sınırların net çizilmesi gerekir. Aynı şekilde, dijital suçlara dair tedbirlerde hukukî garantilerin — delil güvenliği, sade vatandaşın hakları, hesap blokajı yetkisinin kötüye kullanımı vs. — dikkatle korunması elzemdir.

Sonuç olarak 11. Yargı Paketi — yasalaşması hâlinde — Türkiye’de yargı, ceza, infaz ve hukuk sisteminin birçok alanında uzun vadeli etkisi olacak köklü bir düzenleme olarak öne çıkmaktadır. Ancak reformun başarısı, yalnızca normatif değişikliklere değil; uygulama, denetim, içtihat, kurumsal kapasite ve hukuki teminat sistemlerinin doğru işlemesine bağlıdır.

11. Yargı Paketi Onaylandı Mı? Son Durum Ne?

Şu ana dek 11. Yargı Paketi TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçmiş, ancak yasalaşmamıştır. Komisyon görüşmelerinde teklife ilişkin ilk bölümdeki 15 madde kabul edilmiş olup geri kalan maddeler üzerinde çalışmalar sürmektedir. Adalet Komisyonu’nda kabul edilen düzenlemeler, daha sonra TBMM Genel Kurulu’nun gündemine taşınacaktır. Genel Kurul’da kabul edilmesi ve Cumhurbaşkanının onayı ile Resmî Gazete’de yayımlanması hâlinde kanun resmîleşecektir. Dolayısıyla 11. Yargı Paketi henüz yürürlüğe girmemiştir; paket hükümlerinin hukuken bağlayıcı olabilmesi için TBMM Genel Kurulu ve Cumhurbaşkanı süreçlerinin tamamlanması gerekmektedir.

11. Yargı Paketi Kimleri Kapsıyor?

Yargı Paketi, muhtevası itibarıyla bir normlar kümesi olarak birden çok hukuki özneyi eş zamanlı biçimde etkiler. Paket; suç tiplerini, yargı yetkilerini, infaz rejimini, meslekî disiplin kurallarını, dijital ortamdaki hukuki koruma mekanizmalarını ve sosyal-ekonomik düzenlemeleri (ör. GSS primleri) birlikte düzenlediğinden, kapsama giren aktörleri nispeten geniş ve katmanlı bir şekilde belirlemek gerekir. Paketin kiminle/doğrudan ve dolaylı olarak muhatap olduğunu anlamak için düzenlemelerin türüne göre ayırmak en yerinde yaklaşımdır.

  1.     Fail (Sanık / Hükümlü) — doğrudan muhatap; Paketin ceza hukukuna ve infaz rejimine ilişkin hükümleri doğrudan suç işleyen kişileri ilgilendirir. Özellikle infazla ilgili geçici hükümler kapsamında (örneğin 31 Temmuz 2023 ve önceki tarihlerdeki suçlar bakımından getirilen erken geçiş düzenlemeleri) hükümlülerin infaz rejimi, tahliye koşulları ve denetimli serbestlikten yararlanma süreleri yeniden tarif edilmektedir. Bu nedenle paketten doğrudan etkilenecek grup fail-hükümlülerdir; fakat yasa metninde öngörülen istisnalar (terör, cinsel suçlar, çocuk istismarı, kasten öldürme gibi kamu vicdanını doğrudan ilgilendiren suçlar) bu grubun kapsamını daraltmaktadır. Bu durum hem hukuki hem siyasi açıdan kritik; zira infaz kolaylıklarının kapsamı kamu güvenliği ve mağdur hakları bakımından yoğun tartışmalara neden olmaktadır.
  2. Mağdur ve hak arayan kişiler — koruma ve hızlandırma muhatabı; Pakette yer alan birçok düzenleme mağdurların korunmasını ve etkin başvuru yollarını hedeflemektedir. Buna örnek olarak çevrimiçi yayınlar nedeniyle kişilik haklarının ihlali hâllerinde erişim engelleme ve içerik kaldırma usulüne ilişkin düzenlemeler gösterilebilir; bu tür düzenlemeler mağdurların dijital platformlarda hızlı müdahale imkânı bulmasını sağlamayı amaçlar. Böylece mağdur, sadece ceza davası sürecinde değil; aynı zamanda kişilik haklarının korunmasına ilişkin idari/ yargısal başvuru yollarından da doğrudan faydalanabilecek aktör hâline gelmektedir. Ancak dijital tedbirlerin usulü; ifade özgürlüğü, ölçülülük ve erişim hakkı dengeleri gözetilerek kurgulanmalıdır.
  3. Savunma ve meslek grupları (avukatlar) — disiplin ve meslekî uygulama muhatabı ; Pakette avukatlık mesleğine ilişkin disiplin hükümlerinin açıkça düzenlenmesi, savunma makamını doğrudan etkiler. Disiplin yaptırımlarının türü, uygulanma koşulları ve yaptırım skalasının kanunda netleştirilmesi, avukatların meslekî sorumluluklarını yeniden tanımlamakta; bu da savunma hakkı açısından hem hukuki güvenlik sorularını hem de mesleki etik çerçevesini gündeme getirmektedir. Avukatlar, yeni düzenlemenin hem doğrudan muhatapları hem de uygulamada olası yargısal denetim talep edebilecek taraflardır.
  4. Yargılama makamları, soruşturma organları ve infaz kurumları — kurumsal uygulayıcılar; Hakimler, savcılar, cezaevi idareleri ve denetimli serbestlik mekanizmaları paket kapsamında getirilen yeni usul, yetki ve uygulama kurallarını fiilen uygulayacak kurumlardır. Örneğin görev değişiklikleri (dolandırıcılık fiillerinin asliye cezalara devri), mahkemelerin yetki alanlarını yeniden belirleyecek; soruşturma-kovuşturma makamlarının iş yükünü ve yöntembilimini etkileyecektir. Benzer şekilde infaz rejimine ilişkin erken geçiş ve denetimli serbestlik uygulamaları ceza infaz kurumlarının altyapısını, dosya değerlendirme uygulamalarını ve personel eğitimini doğrudan ilgilendirir.
  5.     Dijital platform işletmecileri ve ödeme sistemleri — tarafsız ama etkilenebilir aktörler ; Bilişim suçlarına ve delil tedbirlerine ilişkin düzenlemeler (hesap askıya alma, ödemelerin geçici bloke edilmesi, içerik kaldırma taleplerinin usulü) dijital platform sağlayıcılarını, bankaları ve ödeme kuruluşlarını muhatap hâline getirir. Bu kuruluşlar, kanunun verdiği süreç ve süreler çerçevesinde bilgi paylaşımı, erişim kesme veya içerik kaldırma gibi teknik ve idari yükümlülükler üstlenecektir; uygulamada bu yükümlülükler hem özel hukuka hem de idari sorumluluğa dönüşebilir.
  6. Sosyo-ekonomik etkinin muhatapları (ör. sigortalılar); Doğrudan mali etki
    Paket içinde yer alan GSS prim borçlarına ilişkin geçici düzenleme gibi sosyal-mali hükümler, belirli kesimlerin (örneğin 1 Ocak 2016 öncesi prim borcu olan kişiler) ekonomik statüsünü doğrudan etkiler. Bu tür düzenlemeler paket kapsamında hukuki olduğu kadar sosyal politika sonucu da doğurur; kimlerin borçtan feragat edileceği veya hangi haklardan yararlanacağı açıkça belirtildiğinde, etkilenen sosyal gruplar da paket kapsamına girer.

Dolayısıyla paketin muhatap kitlesi oldukça geniş olup hem bireyleri hem de kurumsal aktörleri kapsamaktadır. Düzenlemeler, suç faili, mağdur ve meslek mensupları gibi özel şahısların yanı sıra mahkemeler, ceza infaz kurumları, dijital hizmet sağlayıcıları ve bankalar gibi kurumsal yapıları da doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle paket, yalnızca bireysel hak ve yükümlülükleri değil, aynı zamanda kurumların işleyişini ve yetki sınırlarını da yeniden yapılandıran çok boyutlu bir düzenleme niteliği taşır.

Düzenlemelerde yer alan geçiş hükümleri ve istisnalar, özellikle kimlerin hangi hak ve yükümlülüklerden yararlanacağını belirlemesi açısından kritik öneme sahiptir. Terör suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve çocuklara yönelik ağır suçlar gibi alanlarda getirilen istisnalar, ceza hukuku bakımından kapsamın daraltılmasına sebep olurken; diğer suç türleri açısından infaz rejimi ve usul haklarında genişletici hükümler uygulanabilmektedir. Bu ayrımlar, uygulamada zaman bakımından ortaya çıkabilecek geçiş (intertemporal) sorunlarını gündeme getirebilir; özellikle infaz düzenlemelerinde geçmişe etkili olmayan normların nasıl uygulanacağı konusu, hâkim ve savcıların içtihatlarıyla netleşecektir.

Son olarak, paket kapsamına giren her bir grup bakımından usul güvencelerinin, yargısal denetim mekanizmalarının ve orantılılık ilkesinin titizlikle korunması gerekmektedir. Aksi hâlde uygulamada hak ihlalleri, yetki aşımı problemleri veya farklı normlar arasında çatışmalar ortaya çıkabilir. Bu nedenle hem yasama sürecinde hem de uygulama aşamasında normlar hiyerarşisine uygunluk, temel hakların korunması ve ölçülülük ilkesi paket hükümlerinin hayata geçirilmesinde belirleyici rol oynayacaktır.

11. Yargı Paketi Ne Zaman Çıkacak?

Paketteki düzenlemelerin yürürlüğe girmesi, teklifin TBMM’de yasama sürecini tamamlamasına bağlıdır. Bu süreç; Adalet Komisyonu’nda maddelerin kabulü, TBMM Genel Kurulu’nda oylama, Cumhurbaşkanı onayı ve Resmî Gazete’de yayımlama aşamalarını içerir. Mevcut metne göre, kabul edilen hükümlerin büyük kısmı için 26 Aralık 2025 tarihi öngörülmüştür. Yani TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildikten ve Cumhurbaşkanınca onaylanıp yayımlandıktan sonra, paket hükümlerinin çoğu 26 ARALIK 2025 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİRECEKTİR. Sonuç itibarıyla paketin resmî çıkış tarihi, Meclis takvimi ve kanunun Resmî Gazete’de yayımlanma gününe göre netleşecektir.

 

  1. Yargı Paketi Kapsamlı Tablo Analizi

Kanun Değişikliği Alanı

Düzenlemenin Kapsamı ve Amacı

Öne Çıkan Temel Detaylar

Kimleri İlgilendiriyor / Hukuki Etki

I. İnfaz Hukuku Düzenlemesi (COVID) (5275 S.K.)

31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar için hükümlülere erken tahliye imkânı sunarak cezaevlerindeki yoğunluğu azaltmak.

Hükümlülerin kapalı cezaevinden açığa ve açık cezaevinden denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken ayrılmaları.

Kapsamda: 31.07.2023 ve öncesi suçlardan hükümlüler (yaklaşık 55 bin kişi).






Hariç: Terör ve örgütlü suçlar ile; üst/alt soy, eş, kardeş, kadına, çocuğa, savunmasız kişiye karşı işlenen kasten öldürme, cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı suçları.

II. Türk Ceza Kanunu (TCK) Değişiklikleri

Cezai sorumluluk ilkelerini güçlendirmek, dijital suçlara ve kamu düzenine yönelik tehditlere karşı caydırıcılığı artırmak.

  

Kısmi Akıl Hastalığı

Cezai sorumluluğu azalmış kişiler hakkında orantılı ve bireyselleştirilmiş güvenlik tedbirleri uygulamak.

Kısmi akıl hastaları hakkında hem ceza infazı hem de akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması. Sağlık kurumunda geçirecekleri asgari süreler belirlenmiştir.

Etki: Fiili işlerken davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış hükümlüler ve ilgili sağlık kurumları.

Kanuna Aykırı Cinsiyet Değişikliği

Kanunda belirtilen koşullara aykırı tıbbi müdahalelere yaptırım getirmek.

Kanun koşullarına aykırı operasyonu gerçekleştiren kişiye (hekim vb.) 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve adlî para cezası.

Etki: Tıbbi müdahaleyi yapanlar. (Bu madde kamuoyunda tartışmaya yol açmıştır).

Çocukları Suça Sürükleyen Örgütler

Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasına karşı cezayı artırmak.

Çocuğun suça katılımı, örgüt üyesi olup olmamasına bakılmaksızın ceza artırımı nedeni sayılmıştır.

Etki: Suç örgütlerinin failleri ve mağdur çocuklar.

Meskûn Mahalde Silah Atma

Yerleşim yerlerinde can güvenliğini tehdit eden davranışları önlemek.

Meskûn mahalde (yerleşim yeri) ateşli silah atanlara (kurusıkı dahil) yaralama/ölüme sebebiyet vermese dahi hapis cezası verilmesi.

Etki: Kamu düzenini ve güvenliğini tehdit eden kişiler.

III. Ceza Muhakemesi Hukuku (CMK) Değişiklikleri

Yargılama süreçlerini hızlandırmak ve görev uyuşmazlıklarını ortadan kaldırmak.

  

Dolandırıcılık Suçu Yargılaması

Dolandırıcılık suçlarının farklı mahkemelerde görülmesi nedeniyle oluşan görev uyuşmazlıklarını gidermek.

Dolandırıcılık suçunun yargılamasının Asliye Ceza Mahkemelerinde yapılması.

Etki: Yargı makamları arasındaki görev karmaşası azalır, dava süreçleri hızlanır.

Uzlaştırma/Ön Ödeme

Yeni usul hükümlerinin mevcut dosyalara nasıl uygulanacağını belirlemek.

Uzlaştırma sağlanmış dosyalarda ön ödeme hükümleri uygulanmayacak; uzlaştırma sağlanmamış dosyalarda ise ön ödeme hükümlerine göre sonuçlandırılacaktır.

Etki: Hâlihazırda derdest olan ceza dosyaları.

IV. İcra ve İflas Kanunu (İİK) Değişiklikleri

İcra süreçlerini kötü niyetli uygulamalardan korumak, yasal boşlukları gidermek.

  

İhalenin Feshi Talebi

Harç veya teminat yatırılmadan yapılan ihalenin feshi taleplerini engellemek.

Nispi harç veya teminat yatırmayanların fesih talebi, mahkeme tarafından dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilecektir.

Etki: İcra takibi tarafları (alacaklı ve borçlu), kötü niyetli uygulamaların önüne geçilir.

Haciz ve Bağışlama İşlemleri

Borçlunun mal kaçırmasını önlemek amacıyla bağışlama işlemlerini netleştirmek.

Geçici veya kesin aciz belgesi düzenlenmeden bir yıl önce yapılan tüm bağışlar iptale tabi olacak. Aile bireyleri ve yakın akrabalar arasında düşük bedelle yapılan işlemler, aksi ispatlanmadıkça bağışlama sayılacaktır.

Etki: Borçlular ve alacaklılar arasındaki hukukî ilişkiler.

V. Avukatlık Kanunu Değişiklikleri (1136 S.K.)

Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda disiplin cezalarını yeniden düzenlemek.

  

Disiplin Cezaları

Avukatlara verilecek disiplin cezaları yeniden belirlenmiştir.

Cezalar: uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarma. Tekrarlanan disiplin suçu halinde cezanın bir derece ağırı uygulanacaktır.

Etki: Avukatlar ve Barolar (disiplin kurulları).

 

Our Score
Click to rate this post!
[Total: 6 Average: 5]

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

📞 Hemen Ara