- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Ceza Hukuku
- 13 Şubat 2026

Ceza hukukunda her suç, devlet tarafından kendiliğinden takip edilmez. Kanun koyucu, özellikle mağdurun şahsi menfaatinin ön planda olduğu bazı fiiller bakımından soruşturmanın başlatılmasını mağdurun iradesine bağlamıştır. Bu yönüyle şikâyete bağlı suçlar, hem ceza muhakemesi sistematiği hem de mağdur haklarının kullanımı bakımından özel bir rejime tabidir.
Uygulamada en çok hataya düşülen nokta, her suçun savcılık tarafından resen soruşturulacağı yönündeki yaygın kanaattir. Oysa kanunda açıkça şikâyet şartına bağlanan fiillerde, mağdur süresi içinde başvuru yapmadıkça soruşturma başlatılamaz ve kamu davası açılamaz. Bu nedenle hangi suçların şikâyete tabi olduğunun bilinmesi, hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması ve usul ekonomisinin sağlanması bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu yazımızda hangi suçlar şikayete bağlıdır? Takibi şikayete bağlı suçlar, zamanaşımı süreleri ve örnek suç türleri güncel şekilde açıklanmıştır.
Şikayete Tabi Suçlar (2026)
Şikayete tabi suçlar, Türk ceza yargılamasında kamu davasının açılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olduğu suç tiplerini ifade eder. Bu kurumun temel dayanağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158 ve devamı hükümleridir. Kanun koyucu, bazı suçlarda kamu makamlarının re’sen harekete geçmesini değil, öncelikle mağdurun iradesinin ortaya konulmasını şart koşmuştur. Bu yaklaşım, özellikle bireysel menfaatlerin ön planda olduğu ve kamu düzenine etkisi sınırlı kabul edilen fiiller bakımından tercih edilmektedir.
Bir suçun şikayete tabi sayılabilmesi için, ilgili ceza normunda “soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır”, “mağdurun şikâyeti üzerine” veya benzeri açık bir ibarenin bulunması gerekir. Bu yönde açık düzenleme yoksa, kural olarak suç re’sen soruşturulan suç niteliğindedir ve Cumhuriyet savcısı şikâyet aranmaksızın harekete geçer. Dolayısıyla şikayet şartı, ceza muhakemesinde istisnai bir usul şartı olup yorum yoluyla genişletilemez.
Şikayete tabi suçlarda mağdurun başvurusu, yalnızca ihbar niteliğinde olmayıp kovuşturma şartı işlevi görür. Başka bir ifadeyle, süresi içinde usulüne uygun şikâyet bulunmadıkça soruşturma yapılamaz, yapılmışsa da kamu davası açılamaz veya açılmış dava düşürülür. Bu nedenle şikâyet hakkının süresinde, yetkili mercilere ve usule uygun şekilde kullanılması büyük önem taşır.
2024–2026 dönemindeki yargı reformları ve mevzuat değişiklikleri incelendiğinde, şikayete tabi suçların sistematiğinde köklü bir değişiklik yapılmadığı; ancak özellikle ısrarlı takip (TCK m.123/A) gibi yeni suç tiplerinin şikâyete bağlı olarak düzenlenmesiyle uygulama alanının güncellendiği görülmektedir. Bu yönüyle şikayete tabi suçlar kurumu, Türk ceza hukukunda güncelliğini koruyan ve uygulamada sıkça karşılaşılan bir kovuşturma şartı olmaya devam etmektedir.
Şikayete Tabi Suç Ne Demek?
Şikayete tabi suç, ceza yargılamasında devletin harekete geçmesinin mağdurun başvurusuna bağlandığı suç tiplerini ifade eder. Bu sistemde kanun koyucu, bazı fiiller bakımından kamu otoritesinin otomatik müdahalesi yerine, öncelikle zarar gören kişinin iradesinin ortaya konulmasını şart koşmuştur. Böylece ceza sürecinin başlatılması, mağdurun bilinçli tercihine bırakılmış olur.
Hukuki açıdan şikayet, basit bir bildirimden ibaret değildir; kamu davasının açılabilmesi için gerekli bir muhakeme koşuludur. Bu nedenle kanunda açıkça şikayet şartı öngörülen hallerde, mağdur veya kanunen yetkili kişi tarafından yapılmış geçerli bir şikayet bulunmadan soruşturma ilerleyemez. Buna karşılık, ilgili suç tipinde böyle bir şart düzenlenmemişse Cumhuriyet savcılığı olayı öğrendiği anda re’sen işlem yapma yetkisine sahiptir.
Şikayet hakkı, niteliği gereği mağdura sıkı sıkıya bağlı bir haktır ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73 uyarınca süreye tabidir. Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikayet hakkını kullanmazsa bu hak düşer ve aynı fiil bakımından ceza yargılaması başlatılması artık mümkün olmaz. Bu yönüyle şikayet kurumu, hem mağdurun iradesini koruyan hem de ceza adalet sistemine usulî sınırlar getiren önemli bir denge mekanizmasıdır.
Şikayete Tabi Suçlar Neler?
Türk ceza hukukunda şikayete tabi suçlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda açıkça şikâyet şartına bağlanan ve kamu davasının açılabilmesi için mağdurun başvurusunu gerektiren suç tipleridir. Bu suçlarda Cumhuriyet savcılığı kural olarak kendiliğinden harekete geçemez; ceza sürecinin başlaması, süresi içinde yapılmış geçerli bir şikâyetin varlığına bağlıdır.
Kanun koyucu, özellikle kişisel menfaatin ağır bastığı ve kamu düzenine etkisi görece sınırlı görülen fiillerde şikâyet şartını benimsemiştir. Bu nedenle şikayete tabi suçlar sınırlı sayıda olup, kıyas veya yorum yoluyla genişletilmeleri mümkün değildir. Bir suçun şikayete bağlı olup olmadığı, yalnızca ilgili kanun maddesindeki açık düzenlemeye bakılarak belirlenir.
Aşağıdaki tabloda, uygulamada en sık karşılaşılan takibi şikayete bağlı suçlar güncel mevzuata göre sistematik biçimde gösterilmiştir.
Suç Grubu | Suçun Adı | Kanun Maddesi | Önemli Notlar |
Bedensel Bütünlük | Basit Kasten Yaralama | TCK m.86/2 | Basit tıbbi müdahale ile giderilebilenler. |
Bedensel Bütünlük | Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi | TCK m.88 | Yaralamanın basit hali için geçerlidir. |
Bedensel Bütünlük | Taksirle Yaralama | TCK m.89/1 | Bilinçli taksir hariç (ancak m.89/1 her türlü şikayete bağlıdır). |
Cinsel Dokunulmazlık | Basit Cinsel Saldırı / Sarkıntılık | TCK m.102/1 | Vücut dokunulmazlığı ihlali (organ sokma olmaksızın). |
Cinsel Dokunulmazlık | Reşit Olmayanla Cinsel İlişki | TCK m.104/1 | 15-18 yaş arası rızaya dayalı ilişki. |
Cinsel Dokunulmazlık | Cinsel Taciz | TCK m.105/1 | Fiziksel temas içermeyen cinsel rahatsızlıklar. |
Şeref ve Saygınlık | Hakaret (Genel) | TCK m.125 | Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç. |
Şeref ve Saygınlık | Kişinin Hatırasına Hakaret | TCK m.130 | Ölen kişinin anısına yapılan saldırı. |
Hürriyete Karşı | Tehdit (Malvarlığına Yönelik) | TCK m.106/1-2.c | “Sair bir kötülük” veya malvarlığı tehdidi. |
Hürriyete Karşı | Konut Dokunulmazlığını İhlal | TCK m.116/1-2 | Konuta veya eklentilerine izinsiz girme. |
Hürriyete Karşı | İş ve Çalışma Hürriyetini İhlal | TCK m.117/1 | Cebir veya tehdit kullanarak engelleme. |
Hürriyete Karşı | Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma | TCK m.123 | Israrla telefon etme, gürültü yapma vb. |
Hürriyete Karşı | Israrlı Takip (Stalking) | TCK m.123/A | Israrlı şekilde fiziki veya dijital takip. |
Özel Hayat | Haberleşmenin Gizliliğini İhlal | TCK m.132 | Mektup, e-posta, mesaj gizliliğinin ihlali. |
Özel Hayat | Konuşmaların Dinlenmesi ve Kaydı | TCK m.133 | Kişiler arasındaki gizli konuşmaların kaydı. |
Özel Hayat | Özel Hayatın Gizliliğini İhlal | TCK m.134 | Kişisel yaşamın gizli alanına müdahale. |
Malvarlığına Karşı | Kullanma Hırsızlığı | TCK m.146 | Malın geçici kullanılıp iade edilmesi. |
Malvarlığına Karşı | Mala Zarar Verme | TCK m.151 | Başkasının malını bozma, kırma, kirletme. |
Güveni Kötüye Kullanma | Güveni Kötüye Kullanma (Basit) | TCK m.155/1 | Tevdi edilen malın amacı dışında kullanılması. |
Ekonomik Suçlar | Dolandırıcılık (Hukuki Alacak Şartlı) | TCK m.159 | Alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık. |
Belgeler ve Sırlar | Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması | TCK m.209/1 | Boş kağıda atılan imzanın kötüye kullanımı. |
Belgeler ve Sırlar | Ticari / Banka Sırrının Açıklanması | TCK m.239 | Sır niteliğindeki belgelerin ifşası. |
Aile Düzeni | Aile Yükümlülüğünün İhlali | TCK m.233/1 | Aile bireylerine karşı bakım borcuna aykırılık. |
Çocuklara Karşı | Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması | TCK m.234/3 | Velayet sahibi olmayanın çocuğu alıkoyması. |
Not: Şikayete tabi suçlarda şikayet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Bu süre hak düşürücü süredir. Önemli İstisna: Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçu ve Cumhurbaşkanına hakaret suçu şikayete tabi değildir; soruşturma re’sen yürütülür.
Takibi Şikayete Bağlı Suçlar
Takibi şikayete bağlı suçlar, ceza muhakemesinde kamu davasının açılmasının kanun gereği mağdurun şikâyetine bağlandığı suç tipleridir. Bu suçlarda kanun koyucu, fiilin soruşturulabilmesi için mağdurun iradesinin ortaya konulmasını zorunlu bir kovuşturma şartı olarak kabul etmiştir. Bu nedenle ilgili suç normlarında genellikle “şikâyet üzerine” veya “soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır” şeklinde açık ibarelere yer verilir.
Bu nitelikteki suçlarda Cumhuriyet savcılığı, fiilden haberdar olsa dahi geçerli bir şikâyet bulunmadıkça kamu davası açamaz. Şikâyetin süresi içinde ve usulüne uygun şekilde yapılması hâlinde ise soruşturma ve kovuşturma genel hükümlere göre yürütülür. Buna karşılık, mağdurun şikâyet hakkını hiç kullanmaması veya süresi içinde kullanmaması durumunda ceza yargılaması başlatılamaz.
Şikâyet yapıldıktan sonra mağdurun şikâyetten vazgeçmesi de hukuki sonuç doğurur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesi uyarınca, kovuşturma aşamasına geçilmiş olsa dahi sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi şartıyla kamu davasının düşmesine karar verilir. Bu yönüyle takibi şikayete bağlı suçlarda ceza muhakemesinin seyri, önemli ölçüde mağdurun şikâyet hakkını kullanmasına ve sürdürmesine bağlıdır.
Uygulamada hakaret (TCK m.125), kişilerin huzur ve sükûnunu bozma (TCK m.123) ve basit güveni kötüye kullanma (TCK m.155/1) suçları, takibi şikâyete bağlı suçlara tipik örnekler olarak öne çıkmaktadır.
Örneğin bir kişinin diğerine hakaret etmesi durumunda (TCK m.125), adli makamlar bu durumu öğrense dahi mağdur resmi olarak şikâyetçi olmadığı sürece işlem yapılamaz. Mağdur şikâyetini yargılama sırasında geri çektiği anda dosya derhal kapatılır. Buna karşılık, “nitelikli hırsızlık” veya “yağma” gibi takibi şikâyete bağlı olmayan suçlarda, mağdur şikâyetini geri çekse veya hiç şikâyetçi olmasa dahi devlet kamu yararı gereği yargılamayı sonuna kadar sürdürmekle yükümlüdür.
Hırsızlık Suçu Şikayete Bağlı Mı?
Hırsızlık suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde düzenlenmiş olup kural olarak şikayete tabi değildir. Bu nedenle suçun işlendiğinin öğrenilmesi hâlinde Cumhuriyet savcılığı re’sen soruşturma başlatır ve mağdurun ayrıca şikâyetçi olması aranmaz. Uygulamada bu durum, hırsızlığın kamu düzenini doğrudan ilgilendiren suçlardan biri olarak kabul edilmesinden kaynaklanır.
Bununla birlikte kanun koyucu, aile içi ilişkilere özgü bazı durumlarda istisna öngörmüştür. TCK m.167 uyarınca hırsızlık suçunun;
- Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşler arasında,
- Üstsoy veya altsoya karşı,
- Aynı konutta birlikte yaşayan kardeşler arasında işlenmesi hâlinde kovuşturma şikâyete bağlıdır. Bu durumda savcılık ancak mağdurun süresi içinde şikâyette bulunması üzerine kamu davası açabilir. Şikâyet yoksa soruşturma ilerlemez.
Öte yandan, hırsızlığın daha az cezayı gerektiren hâli olarak düzenlenen TCK m.144/1 kapsamında kalan fiiller ise, taraflar arasındaki akrabalık ilişkisine bakılmaksızın her durumda şikayete tabidir. Bu yönüyle m.144 hükmü, genel hırsızlık suçundan ayrılan özel bir şikâyet şartı öngörmektedir.
Sonuç olarak, hırsızlık suçu bakımından temel kural re’sen takip olmakla birlikte, TCK m.167’de sayılan yakın akrabalık ilişkilerinin varlığı veya m.144’teki daha az cezayı gerektiren hâlin bulunması durumlarında şikâyet şartı devreye girer. Bu ayrım, uygulamada soruşturmanın başlayıp başlamayacağı açısından belirleyici niteliktedir.
Şikayete Tabi Suçlarda Zamanaşımı
Şikâyete tabi suçlarda ceza yargılamasının başlayabilmesi, mağdurun süresi içinde şikâyet hakkını kullanmasına bağlıdır. Bu kapsamda şikâyet süresi, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar ve 6 ay olarak belirlenmiştir (TCK m.73/1). Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, süresi içinde kullanılmayan şikâyet hakkı ortadan kalkar.
Bununla birlikte, şikâyet süresi tek başına değerlendirilmez. Şikâyete tabi suçlarda ayrıca dava zamanaşımı kurumu da uygulanır. Kanuna göre şikâyet hakkı, her hâlükârda ilgili suç için öngörülen dava zamanaşımı süresi içinde kullanılmalıdır. Başka bir ifadeyle, mağdur 6 aylık süreyi kaçırmasa bile, suç için öngörülen dava zamanaşımı dolmuşsa artık kamu davası açılamaz.
Dava zamanaşımı süreleri TCK m.66’da, suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırına göre kademeli biçimde düzenlenmiştir. Örneğin; basit yaralama, hakaret, tehdit veya mala zarar verme gibi üst sınırı iki yıla kadar hapis cezası olan suçlarda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu durumda mağdurun şikâyet hakkını kullanabileceği en uzun zaman dilimi de fiilen bu üst sınırla sınırlı olur.
Önemle vurgulanmalıdır ki:
- 6 aylık şikâyet süresi geçirilmişse, dava zamanaşımı dolmamış olsa bile şikâyet hakkı düşer.
- Dava zamanaşımı dolmuşsa, mağdur süresinde şikâyet etmiş olsa dahi artık kamu davası yürütülemez.
Hakaret suçu bakımından kanun koyucu ayrıca özel bir üst sınır getirmiştir. Buna göre şikâyet hakkı, her hâlükârda fiilin işlendiği tarihten itibaren en geç 2 yıl içinde kullanılmalıdır (TCK m.73/2). Bu düzenleme, öğrenme tarihine bağlı 6 aylık süreden bağımsız mutlak bir üst süre niteliğindedir.
Sonuç olarak, şikâyete tabi suçlarda hem 6 aylık hak düşürücü şikâyet süresi hem de TCK m.66’daki dava zamanaşımı süreleri birlikte gözetilmelidir. Bu sürelerden herhangi birinin geçmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti bulunsa bile kamu davası açılması veya sürdürülmesi hukuken mümkün değildir.

Hukuk Fakültesi eğitimi tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.


