Derhal Beraat Kararı ve Şartları

Derhal Beraat Kararı ve Şartları nedir başlığı altında bu kez sizlere Ceza Muhakemeleri Kanunu ve Türk Ceza Kanunu gereği haklarında derhal beraat kararı verilmesi gerekenler hakkında açıklamalarda bulunmaya çalışacağız. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre bir yargılama sonunda verilebilecek kararlar bellidir. Bu kararlar Ceza Muhakemeleri Kanunu madde 223’te tahdidi olarak sayılmıştır. Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. 

  1. Beraat
  2. Ceza verilmesine yer olmadığı
  3. Mahkumiyet
  4. Güvenlik tedbirine hükmedilmesi, 
  5. Davanın reddi ve düşmesi kararı gibi kararlar mahkeme tarafından verilebilecek bir hükümdür.
Ceza Hukuku İçerikler

Duruşmanın sona ermesi ve hüküm başlığını taşıyan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 9. fıkrasına göre; “Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez”.

Derhal Beraat Kararı ve Beraat Kararı Nedir?

Beraat kararı, sanığa yapılan suç isnadına ilişkin usul kuralları da dahil olmak üzere muhakeme sonucunda Ceza Muhakemesi Kanununda sayılan sebeplere dayanılarak suçsuz bulunduğuna ilişkin mahkeme tarafından verilen hükümdür. Sanık hakkında beraat kararı kanunda sayılan tahdidi sebeplere dayanılarak verilebilir. Ancak her ne sebebe dayanılarak verilecek olursa olsun beraat kararının alınması ile sanık olarak yargılanan kişi suçsuz bulunmuş demektir. Örneğin “Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması” sebebiyle beraat kararı verilmesi ile “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” sebebine dayanılarak beraat kararı verilmesi bakımından hükmün sonuçları bakımından herhangi bir farklılık bulunmamaktadır. 

Hangi Durumlarda Derhal Beraat Kararı Verilir?

Derhal Beraat Kararı ve Şartları nın oluşmasının temelinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesindeki düzenleme ön plana çıkmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 2. fıkrasına göre beraat kararı verilebilecek haller sıralanmış olup, yargılama esnasında mahkeme tarafından dosya kapsamında toplanan deliller değerlendirildiğinde edinilen kanaate göre hakim beraat kararı verebilecek ise de bu kararın hangi şartlara dayanılarak verilebileceğine yönelik olarak kanunda belirli şartlar sayılmıştır. 

Beraat kararı

  1. Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, 
  2. Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,  3-Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, 
  3. Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, 
  4. Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, hallerinde verilebilecektir. 

Ceza muhakemesinin amaçladığı şey maddi gerçekliğin nasıl ortaya çıkarılacağı ile ilgilidir.  Mahkeme kararının hüküm fıkrasında ulaşılan sonuç ile ceza tayinine nasıl karar verildiği ayrıntısı ile açıklanmaktadır. Ülkemizde her ne kadar basmakalıp cümlerle kararlar alınıyor olsa dahi bir mahkeme kararında gerekçe kısmı süreci sonlandıran, hükmü ayrıntısı ile açıkladığından önem arz etmektedir. Ceza Muhakemesi hukukunda hüküm;mahkeme tarafından verilen son karar anlamına gelir. Davanın esasını çözen, ceza davasını sona erdiren karardır. Yargılama sonucu verilen hüküm, esasen beraat veya mahkumiyet şeklinde olsa da ceza yasamız bazı durumlarda artık failin cezalandırılması yerine mağdurun işlenen suçtan kaynaklanan zararlarının giderilmesine yarayan bir çok hüküm türünü barındırmaktadır. Bu hükümlerin bir kısmı cezalandırmama yönündeyken bir kısmı ise cezayı ertelemeyi veya cezayı kasıtlı olarak bir başka suç işlenmesine kadar denetime bağlamaktadır. 

Derhal Beraat Kararı Ve Şartları?

CMK m.223’de hüküm türleri sıralanmıştır. Bunlar; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi, davanın düşmesi ve adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararıdır. Bu açıklamalar ışığında CMK m.223/9’a göre beraat; “Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.” denilerek, derhal beraat kararı verilebileceği hallerde, durma düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilemeyeceği ifade edilmiştir.  CMK m.223/9’a göre derhal beraat kararı verilmesi, durma ve düşme nedenlerinin aleyhe sonuçları önlemek için kabul edilmiştir. Buna göre beraat kararının daha lehe olduğu, durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının yerine, sanığın derhal beraat etmesi gerektiğine ilişkin CMK m.223/9 sayesinde anlaşılmaktadır. Derhal beraat kararı verilebilecek haller Kanunda sayılmamıştır, ancak bu hallerin sınırlı olduğu düşünülmektedir. Örneğin, iddianamede sanık olarak gösterilen kişinin sanık sıfatı yoksa, fiil suç değilse veya suç olmaktan çıkarılmışsa sanığın savunması dahi alınmadan beraat kararı verilebilir. CMK m.223/9’a göre hükmünün uygulanması ve derhal beraat kararından ne anlaşılması gerektiği ve nasıl hüküm alanı bulabileceği tartışmalı bir husustur.  5271 sayılı CMK m. 223/9′da yer alan derhal beraat hükmü deliller incelenmeden veya işin esasına girilmeden fiilin suç içermemesi nedeniyle veya kanunların lehe yorumlanacak değişikliklere uğraması sebebiyle olabilmektedir.  Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceğine ilişkin Ceza Muhakemesi Kanunu madde 223. maddenin 9. fıkrasına göre dosyanın mevcut durumu itibariyle birden fazla kararın verilme imkanının olduğu hallerde, sanığın daha lehine olanın tercih edilmesini öngörmektedir. Bu durumda düşme kararı verilmesi beraat kararı vermekten kaçınmak anlamını taşımaktadır. Düşme kararı işin esasını çözmeyen mahkumiyet veya beraat hükmü olmadığından 223/9 bu kapsamda kullanım alanı bulmaktadır.   Diyelim ki dosyanın bugünkü hali ile delilleri toplanmış iddianamesi hazı dava da kabul edilmiş ancak mahkeme tarafından duruşma açılmadan dosya incelendiğinde eldeki deliller ile sanığın beraat edebileceği anlaşılmış ancak bu aşamada da davanın zamanaşımına uğradığı görülmüş ise artık düşme kararı yerine beraat kararı verilmesi gereklidir.

Derhal Beraat Kararı Neden Verilir?

Ceza yargılamasında beraat veya mahkumiyet hükmü dışında verilen durma, düşme ve ceza verilmesine yer olmadığı gibi kararlar sanığın aleyhine oluşabilecek hukuki durumları önlemek maksadıyla kabul edilmiştir. Bu kararların failin lehinde oluşabilecek beraat kararlarının engellenmesine yönelik olarak durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığına dair kararla mağdur da edilmemesi gerekir.   

Failin lehine olabilecek bir durumda durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmek yerine beraat kararı verilmelidir. 

Faile beraat kararı verilmesini gerektirecek hallerde artık hüküm olarak verilecek diğer kararların failin yaşamına olumsuz etkisi olacağından beraat kararı verilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte; duruşmada sanığın beraatına karar verilebilecek bir durumda, başka bir karar verilme ihtimali olsa bile, (örneğin, sanık akıl hastalığına yakalanırsa veya şikayetin yapılmadığı ve sürenin de geçtiği anlaşılırsa) durma veya düşme değil, sanığın beraatına karar verilmelidir. Beraat kararı, niteliği itibariyle kovuşturma aşamasının tamamlanmasını gerektiren bir hüküm türüdür.

Derhal Beraat Kararı Yargıtay Kararları

Yargıtay’ın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceğine ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.12.2012 tarihli 7-302/23 K. sayılı kararına göre; “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Özel Daire arasında oluşan Ceza Genel Kurulu’nca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; derhal beraat kararı verilmesi gereken bir hal bulunulup bulunmadığı ile buna bağlı olarak derhal beraat kararı verilmesi gereken bir halde zamanaşımının dolması nedeniyle ortadan kaldırma (düşme) kararı verilmesinin olanaklı olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. 5271 sayılı CMK m.223/2-a uyarınca yüklenen fiilin kanunda suç olarak düzenlenmemiş olması halinde beraat kararı verilmesi gerektiği, CMK m.223/9’da ise, derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Ceza Genel Kurulu’nun 23.11.2010 tarihli ve 136-229 K. sayılı kararı başta olmak üzere birçok kararında;

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıklar hakkında yargılamanın devam ettiği süreçte, 01.01.2009 tarihinde sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 5. maddelerinde de yer aldığı genel hükümlerin, özel kanunlar açısından da uygulanmasının zorunlu olması ve Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararı gözönüne alındığında, sanıklara atılı eylemin suç olmaktan çıkarılmasından dolayı CMK m.223/9 uyarınca derhal beraat kararı verilmesi koşullarının oluştuğu, derhal beraat kararı verilmesi gereken bir halde de kanunun açık düzenlemesi ve Ceza Genel Kurulu’nun uygulamaları dikkate alınarak zamanaşımından düşme kararı verilemeyeceği kabul edilmelidir. Diğer taraftan sanıklar hakkında CMK m.223/2-a ve m. 223/9 uyarınca sanıkların beraatına karar verilmelidir”. Bu kararda; sanıkların üzerine atılı eylemlerin suç olmaktan çıktığı, bu nedenle her ne kadar düşme kararı verilmesi gerektiği düşünülebilecek olsa da, sanığın lehine olan beraat kararının verilmesinin gerektiği, bu nedenle failin CMK m.223/2-a ve m.223/9 uyarınca derhal beraat etmesi gerektiği belirtilmiştir.

Netice olarak; ceza yargılaması sonucunda failin cezalandırılmaması yönünde verilen hükümlerin başında beraat kararı gelmektedir. Beraat kararı, failin üzerine atılı eylemden dolayı aklandığını ve cezalandırılmadığını ortaya koyar. Bununla birlikte, verilen her beraat kararı aynı nitelikte değildir. Beraat kararı diğer tüm kararlardan daha lehe bir karar türüdür. Bu sebeple, CMK m.223/9’da yargılamanın geldiği aşama itibariyle “derhal”, yani ilave bir araştırma yapılmasına veya delil toplanmasına gerek kalmadan beraat kararı verilebiliyorsa, artık koşulları olsa bile durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.