- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Ceza Hukuku
- 2 Mart 2026

Ceza yargılamasında maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılması, adil yargılanma hakkının en güçlü güvencelerinden biridir. İşte tam bu noktada devreye giren tevsii tahkikat (kovuşturmanın genişletilmesi), sanığın veya tarafın savunma hakkını kullanmak üzere mahkemeden ek delil toplanmasını, tanık dinlenmesini, bilirkişi incelemesi yapılmasını veya olay yeri keşfi gibi işlemleri talep etme imkânıdır. Bu talep, soruşturma evresinde savcılığa yapılabildiği gibi, asıl gücü kovuşturma aşamasında mahkemeye sunulan dilekçelerle ortaya çıkar. Peki tevsii tahkikat nedir, ne zaman ve nasıl talep edilir? “Tevsii tahkikat talebimiz yoktur” ne demek ve bu ifadeyi kullanmak ne gibi sonuçlar doğurur? Etkili bir dilekçe nasıl hazırlanır? Tüm bu soruların cevabı, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve somut dilekçe örnekleriyle birlikte bu yazımızda açıklanmaktadır.
Tevsii Tahkikat Nedir?
Tevsii tahkikat (kovuşturmanın genişletilmesi), ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşılması amacıyla mahkemece yürütülen delil araştırmasının kapsamının genişletilmesini ifade eder. 5271 sayılı CMK’da özel bir başlıkta düzenlenmese de mahkemenin maddi gerçeği araştırma yükümlülüğü ve adil yargılanma ilkesinden doğan bu kavram; dosyada eksik kalan tanık beyanları, bilirkişi raporları veya resmi belgeler gibi unsurların toplanmasını sağlar. Taraflar, hüküm verilinceye kadar eksik incelemenin giderilmesi için bu talebi ileri sürebilirler. Mahkemenin, savunma hakkının kısıtlanmaması adına bu talepleri gerekçeli bir kararla değerlendirmesi zorunludur; aksi takdirde eksik inceleme ile kurulan hüküm, kanun yolu denetiminde (istinaf/temyiz) bir hukuka aykırılık ve bozma sebebi teşkil eder.
Tevsii Tahkikat Talebimiz Yoktur Ne Demek?
Duruşma aşamasında hakim genellikle Cumhuriyet Savcısı’na ve sanık/müdafiine “Kovuşturma genişletilmesi talebiniz var mı?” diye sorar. Tarafların “Talebimiz yoktur” demesi, mahkemeye ek delil toplama talebinin olmadığını bildirir. Yani savcı veya müdafi, dosyadaki mevcut delil düzenine ekleme istemediğini ifade eder. Bu durumda mahkeme, “burada toplanacak başka deliliniz yok” diye tutanak düşer ve esas hakkında mütalaaya geçer. Özetle: “talebimiz yoktur” demek, “Dosyaya ilave delil getirmiyoruz, soruşturmanın genişletilmesini istemiyoruz” anlamına gelir.
Tevsii Tahkikat Talebi Ne Zamana Kadar Yapılır?
Tevsii tahkikat talebi, YARGILAMANIN HER AŞAMASINDA ileri sürülebilir. Genel olarak duruşmanın kanıtların tartışılması evresinde, esas hakkındaki mütalaa öncesinde gündeme gelir. Hakimler de “Kovuşturma genişletme talebiniz var mı?” sorusunu çoğu zaman bu noktada sorar. Pratikte taraflar, mahkeme nihai kararını vermeden önce bu talepte bulunabilir. Hatta bazı uygulamaya göre, istinaf (bölge adliye mahkemesi) aşamasında dahi gerekirse ek delil toplayarak duruşma açılabileceği ifade edilmiştir. Yine de üst mahkemeler (temyiz) yeni delil toplamamakta; esas itibarıyla kanun yolları sadece hukuki inceleme yapmaktadır. Kısacası, taraflar tevsii tahkikat talebini duruşma sona ermeden önce, genelde esas mütalaası öncesinde yapmalı; mahkeme de bu talebi değerlendirerek kabul veya reddetmelidir.
Tevsii Tahkikat Yargıtay Kararları
Tevsii tahkikat (kovuşturmanın genişletilmesi) taleplerinin mahkemece yeterince değerlendirilmemesi, delillerin toplanmadan hüküm kurulması veya talebin yetersiz gerekçeyle reddedilmesi, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla savunma hakkı ihlali ve eksik inceleme olarak kabul edilmekte olup bu tür usul hataları hükmün bozulmasına yol açmaktadır. Aşağıda, dilekçelerde sık kullanılan ve doğrudan ilgili bazı emsal kararlar yer almaktadır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin ilgili kararında, hükümlü müdafiinin tevsii tahkikat talebinde bulunup duruşmanın ertelenmesini istemesi üzerine mahkemenin bu talebi hakkında hiçbir karar vermeden (ne kabul ne red) hüküm kurması, savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmiş ve mahkumiyet hükmü bu nedenle bozulmuş olup anılı karar şu şekildedir; “Dosya incelenerek gereği düşünüldü;Hükümlü müdafiinin, 17.12.2008 havale tarihli dilekçe ile tevsii tahkikat talepleri ve müdafaaları olacağını bildirip mesleki mazeret göstererek duruşmanın başka bir güne ertelenmesini talep etmesine rağmen HÜKMÜN VERİLDİĞİ CELSEDE SÖZ KONUSU TALEBİN KABUL VEYA REDDİNE DAİR BİR KARAR VERİLMEYİP MAHKUMİYET KARARI VERİLMESİ SURETİYLE SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12. 09. 2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.”(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/10082 E., 2011/49 K.)
Yine Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin ilgili kararında, katılanın (müşteki tarafın) daha önce savcılığa bile ilettiği tevsii tahkikat taleplerine (özellikle kamera/MOBESE kayıtlarının araştırılması) rağmen mahkemenin bu delilleri araştırmadan ve makul/yeterli gerekçe göstermeden beraat kararı vermesi, eksik araştırma nedeniyle bozma nedeni sayılmıştır; “…;Gereği görüşülüp düşünüldü:Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Katılanın, temyiz sebebi olarak gösterdiği TEVSİİ TAHKİKAT TALEPLERİNİ SAVCILIĞA HİTABEN YAZDIĞI 02.05.2014 TARİHLİ DİLEKÇESİNDE DAHİ İLERİ SÜRMÜŞ OLDUĞU GÖZETİLEREK, KAMERA/MOBESE KAYITLARININ ARAŞTIRILMADIĞININ DA ANLAŞILMIŞ OLMASI KARŞISINDA; TEMYİZ DENETİMİNE İMKAN VERECEK ŞEKİLDE MAKUL VE YETERLİ GEREKÇE GÖSTERİLMEKSİZİN, EKSİK ARAŞTIRMA VE İNCELEME İLE YAZILI ŞEKİLDE BERAAT KARARI VERİLMESİ,BOZMAYI GEREKTİRMİŞ, katılan ve vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi….” (3. Ceza Dairesi 2019/9104 E. , 2019/17696 K.)
Tevsii Tahkikat Dilekçesi
Tevsii tahkikat talebi, genellikle duruşmada sözlü olarak yapılabileceği gibi yazılı dilekçe ile de sunulur. Dilekçe formatında; davanın mahkemesi, dosya numarası, sanık ve müdahil bilgileri yer alır. “KONU: Kovuşturmanın genişletilmesine dair taleplerimizdir” gibi net bir başlık atılır. Sonrasında madde madde ek delil talepleri sıralanır: Örneğin yeni tanıkların dinlenmesi, bilirkişi veya Adli Tıp raporu istenmesi, dosyada eksik kalan belge veya tutanakların temini gibi somut talepler gösterilir. Her talep için gerekçe açıklanır (örn. “dosyada delili bulunan tanığın beyanı alınmamıştır” vb.). Dilekçede adil yargılanma ve silahların eşitliği ilkeleri vurgulanabilir, CMK 173/3 veya CMK 206 gibi maddelere atıf yapılabilir. Sonuç olarak mahkemeden, belirtilen yeni delillerin toplanması ve tartışılması hususunda gereğinin karara bağlanması istenir. Mahkeme bu dilekçeye dayanarak tevsii talebini kabul veya gerekçeli ret kararıyla sonuçlandırır. Aşağıda örnek bir tevsii tahkikat dilekçesi sunulmaktadır:
T.C.
………………… AĞIR CEZA / ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO : …../…. Esas
SANIK : [İsim-Soyisim – T.C. Kimlik Numarası]
MÜDAFİİ : Av. Rüştü Ufuk BARANOĞLU
KONU : Maddi gerçeğin tam olarak aydınlatılması, adil yargılanma hakkımın korunması ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince tahkikatın genişletilmesi (tevsii tahkikat) talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR : Mahkemeniz …/… Esas sayılı dosyasında hakkımda yürütülen kovuşturmada, iddianamede ileri sürülen isnatlara ilişkin deliller eksik ve yetersiz kalmıştır. Soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcılığı tarafından yeterli araştırma yapılmamış olup aşağıdaki hususların araştırılmaması maddi gerçeğin karanlıkta kalmasına neden olmaktadır.
Olay günü ve saatine ilişkin tüm güvenlik kamera kayıtlarının (…… plakalı araç kamerası, işyeri/mahalle kameraları vb.) UYAP üzerinden veya ilgili kurumdan celbi ve bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca, tanık listesinde yer almayan ancak olayı gören ……… isimli şahsın tanık olarak dinlenmesi, olay yeri keşfinin yeniden yapılması ve fotoğraflı tutanak tutulması, iddianameye dayanak alınan bilirkişi raporuna karşı tarafımızdan sunulan karşıt bilirkişi raporu alınması veya bağımsız bilirkişi incelemesi yaptırılması, sanık/müşteki telefon HTS kayıtları ile baz istasyonu sinyallerinin ve konum bilgilerinin bilirkişi tarafından detaylı incelenmesi, olayla ilgili diğer delillerin (mesajlaşma kayıtları, banka hareketleri vb.) celbi gibi işlemlerin yapılması zorunludur.
Yukarıda belirtilen deliller toplanmadan hüküm kurulması halinde, isnatların maddi gerçeğe uygun olup olmadığı kesin olarak aydınlatılamayacaktır. Bu durum Anayasa’nın 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160, 170, 206, 217 ve 217/A maddelerine aykırıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve dairelerin yerleşik içtihatları da mahkemenin maddi gerçeğe ulaşmak için re’sen veya talep üzerine gerekli araştırmayı yapması gerektiğini vurgulamakta olup tahkikatin genişletilerek yukarıda talep ettiğimiz delillerin incelenmesi gerekmektedir.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- TAHKİKATIN GENİŞLETİLMESİNE (tevsii tahkikat),
- Yukarıda belirtilen delillerin toplanmasına ve incelenmesine, gerekli görülürse olay yeri keşfi yapılmasına, talep edilen tanıkların çağrılıp dinlenmesine, karşıt bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim. 26.02.2026
Sanık Müdafii
Av. Rüştü Ufuk BARANOĞLU
Özetle tevsii tahkikat; ceza yargılamasında yeni delillerin toplanması talebidir. Taraflar duruşma evresinde “talebimiz yoktur” diyebilir veya lehlerine ek delil isteyebilir. Talep, hüküm öncesine kadar yapılabilir ve mahkemece mutlaka karara bağlanmalıdır. Aksi halde adil yargılanma hakkı zedelenir. Bu usullere uyulduğunda yargı süreci eksiksiz işler ve kararlar sağlam temele dayanır.

Hukuk Fakültesi eğitimi tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.

