- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Türk Ceza Kanunu
- 2 Ocak 2026
TCK Madde 52
Adli para cezası
MADDE 52- (1) Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) (DEĞİŞİK İBARE RGT: 12.03.2024 RG NO: 32487 KANUN NO: 7499/9) (YÜR. TAR.: 01.06.2024) (KOD 1) En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
Sayfa İçeriği
TCK Madde 52 Gerekçesi
MADDE 9- Maddeyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun adli para cezalarının düzenlendiği 52 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Ceza adalet sistemimizde adli para cezasının belirlenmesinde gün para cezası sistemi kabul edilmiştir. Bu sistem uyarınca kanunlarda belirtilen sınırlar çerçevesinde adli para cezasının gün karşılığı belirlendikten sonra bir güne karşılık gelen adli para cezası miktarına göre hesaplama yapılmaktadır. Düzenlemeyle, suçla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla bir güne karşılık gelen adli para cezasının alt ve üst miktarında artış yapılmaktadır.
MADDE 52 Hâlen yürürlükte olan ve Hükümet Tasarında da muhafaza edilen, para cezası sistemi, cezadan beklenen amaçları gerçekleştirmekten uzak kalmaktadır. Özellikle enflasyon nedeniyle Türk parasının değerinin düşmesi karşısında, para cezalarını artırmak için sık sık yapılan kanun değişikleri de, uygulamada çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Bu sorunların giderilmesi için para cezasının miktarının belirlenmesinde “memur maaş katsayısı” veya “yeniden değerleme oranı” gibi ölçütlerin dikkate alınması ise, ceza hukuku ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Diğer yandan, suç işleyen kişinin ekonomik durumu dikkate alınmadan hükmolunan para cezası, eşitlik ilkesine aykırı sonuçlar doğurmaktadır. Ödeme gücü olan kişi üzerinde etkisi olmayan, ödeme gücü olmayanı ise sonuçta yine infaz kurumuna gönderilmesini sonuçlayan bu sistemden vazgeçilerek; gün para cezası olarak adlandırılan ve günümüzde Almanya, Avusturya, Polonya, İsveç, Finlandiya, Danimarka ve hatta, Fransa gibi bir çok ülkede uygulanan sisteme geçilmiştir.
Gün para cezası sisteminin temel amacı, para cezasının kişinin ödeme gücüne göre belirlenmesi yoluyla, suç işleyen zengin ile fakir arasındaki eşitsizliği gidermektir. Bunun yanında sistem, uygulaması basit, etkili, saydam ve para cezasından güdülen amaçları yerine getirebilecek özelliktedir.
Söz konusu yaptırım adli para cezası olarak ifade edilmiştir. Bu suretle söz konusu yaptırımın, idari nitelikteki “para cezası”ndan farklılığına işaret edilmek istenmiştir.
Adli para cezası ilke olarak hapis cezası ile birlikte değil bu cezaya alternatif olarak uygulanacaktır. Buna karşılık ekonomik kazanç elde etme amacının güdüldüğü belli suçlarda, kanunda ayrıca gösterilmesi koşuluyla hapis ve adli para cezasına birlikte hükmedilebilecektir.
Adli para cezasına hükmederken hâkim önce, suç karşılığı olarak kanundaki sınırlar arasında gün birimi sayısını saptayacaktır. Toplam gün birimi sayısı belirlenirken hâkim cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçüleri esas alarak bir sonuca varacaktır. Örneğin yüz gün birimi gibi. İkinci aşamada ise kişinin, ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde tutularak bir gün biriminin parasal miktarı tayin edilecektir. Bu miktarı hâkim, kişinin malvarlığını, bir günde kazandığı veya kazanması gereken gelirini dikkate alarak takdir edecektir. Örneğin elli Türk Lirası gibi. Daha sonra toplam gün birimi sayısı ile bir gün biriminin parasal miktarı çarpılarak, adli para cezasının miktarı tespit edilecektir. Örnekte yüz (gün) ile elli (Türk Lirası) çarpıldığında adli para cezasının miktarı beş bin Türk Lirası olarak bulunmaktadır.
Hâkim gerektiğinde bu miktarın taksitle ödenmesine karar verebilecek ve bunu taksit sayısı ile birlikte kararında ifade edecektir. Taksitle ödemeye hükmedildiğinde, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği kararda ayrıca belirtilecektir.
TCK Madde 52 Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 08.07.2025 T. 2025/5715 E. 2025/6040 K. 8. CEZA DAİRESİ
Esas : 2025/5715
Karar : 2025/6040
Karar Tarihi :08.07.2025
Suç: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma Veya Sağlama Suçu
Karar: Hükmün Onanması
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin sanık …’in temyizden vazgeçmesi dışında temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanık … müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
HUKUKİ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesi Kararı
Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2024 tarihli ve 2024/276 Esas, 2024/366 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3.,188/4-a.,52/2-4, 53, 63 ve 54/4.maddeleri uyarınca 16 yıl 6 ay hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.02.2025 tarihli ve 2025/31 Esas, 2025/218 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ
Temyiz Sebepleri
Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
- Değerlendirme ve Gerekçe
- Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin, kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 13.06.2025 tarihli beyanı ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık … yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar vermek gerekmiştir.
- Sanık … hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Dosya kapsamına göre; 16.05.2024 günü saat 22:30 sıralarında sanık …’nın ikametinin bulunduğu binanın giriş çıkış kapısını görür vaziyette beklenilmeye başlandığı esnada sanık …’ın yanında bir şahısla birlikte sanık …’nın ikametinin bulunduğu binadan çıkarak park halinde bekleyen …. plaka sayılı araca doğru gittikleri, sanık …’ı Kadirli Sulh Ceza Hakimliğinin 2024/1048 D. İş sayılı önleme arama kararına istinaden kontrol etmek amacıyla yanlarına yaklaşıldığı esnada sanık … elinde bulunan beyaz renkli iki parça halindeki uyuşturucu maddeyi sokağın yanında bulunan boş araziye attığı, yapılan şifai görüşmede uyuşturucu maddeleri sanık …’dan aldığını beyan ettiği, sanık …’nın ikametinde gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında yapılan aramada, 1 adet şeffaf poşet içerisinde daralı ağırlığı 103,5 gram sentetik kannabionid, 1 adet pembe kapaklı şeffaf küçük bidon içerisinde daralı ağırlığı 103,45 gram gelen aseton maddesi, 1 adet mavi kapaklı şeffaf küçük bidon içerisinde daralı ağırlığı 114,58 gram gelen aseton maddesi, 1 adet üzerinde sentetik kannabionid kalıntıları olduğu değerlendirilen çalışır vaziyette kaşık şeklinde hassas terazi,1 adet siyah renkli poşet içerisinde daralı ağırlığı 19,64 gram olan kıyılmış tütün maddesinin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
- Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin, kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 13.06.2025 tarihli beyanı ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık … yönünden dava dosyasının Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
- Sanık … hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.02.2025 tarihli ve 2025/31 Esas, 2025/218 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık … müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kadirli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 02.06.2025 T. 2024/6638 E. 2025/6769 K. 5. CEZA DAİRESİ
Esas : 2024/6638
Karar : 2025/6769
Karar Tarihi :02.06.2025
Suç: Görevi Kötüye Kullanma Suçu
Karar: Hükmün Onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece
Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2024 tarihli ve 2023/140 Esas, 2024/17 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/5. madde ve fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.03.2024 tarihli ve 2024/468 Esas, 2024/551 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ
Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemi
Mahkemece, müvekkiline yapılan ödemenin dava masrafı olarak gönderildiği kanaatine varılmışsa da, bu paranın İstanbul’da miras araştırması yapması için gönderildiği, müvekkilinin katılanın mağduriyetime yol açmadığı, Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/886 esasına kayden görülen ortaklığın giderilmesi talepli davayı ikame ettiği ve tarafların sulh olması üzerine dava dosyasının kapandığı, müvekkilinin görevi kötüye kullanma kastıyla hareket etmediği ve sair hususlara ilişkindir.
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın 6 yıl işlem yapmayarak müvekkilini dava açmış gibi oyaladığı ve mağduriyetine yol açtığı, katılan vekili olarak sanığın açtığını iddia ettiği davaya ilişkin bilgi ve belgelerin kendisinden istenmesi üzerine dava açıldığı, sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması gerekirken ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmasının usul ve yasalara aykırı olduğu ve sair hususlara yöneliktir.
Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık hakkında düzenlenen iddianame ve iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesine istinaden hak yoksunluğu uygulanması talebinin olduğu belirlendiğinden aynı Kanun maddesinin 5. fıkrası gereği sanığa ek savunma hakkı tanınmayarak hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulması gerektiği yönündeki Tebliğname’de yer alan görüşe iştirak edilmemiştir.
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa’nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunmuştur.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/731 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 07.02.2019 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu bu dosyadaki suç tarihinin ise 17.07.2020 olduğu gözetilerek, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ilgili Mahkemeye ihbarda bulunulması yönünden mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanık müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle kararda, sanık müdafileri ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi gereği Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE karar verilmiştir.

Hukuk Fakültesi eğitimi tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.

