- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Türk Ceza Kanunu
- 28 Aralık 2025
TCK Madde 29
Haksız tahrik
MADDE 29- (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Sayfa İçeriği
TCK Madde 29 Gerekçesi
TCK’nın 29. maddesinin gerekçesi ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak haksız tahrik hâli düzenlenmiştir.
Haksız tahrikin ana koşulu, yapılan haksız hareketin fail üzerinde bir hiddet veya şiddetli elem meydana getirmesi ve suçun işlendiği anda failin bu durumda bu etki altında bulunması olduğundan, madde söz konusu psikolojik hâlleri belirtecek biçimde kaleme alınmıştır. Gazap, aslında hiddetlenmeyi ifade eder; şedit bir elem deyimi psikolojik bakımdan aslında hareketsizliğe, pasifliğe yöneltici bir ruh hâli ise de, burada söz konusu olan hiddete yönelten bir elemdir. Bu itibarla sadece hiddet sözcüğünün kullanılması bu hâli de kapsar idi. Ancak uygulamada duraksamalara neden olmamak için metinde her iki sözcüğün kullanılması uygun sayılmıştır.
Hiddet veya şiddetli elemin haksız bir fiil sonucu ortaya çıkması gerekir. Maddeye bu ibarenin eklenmesinin amacı, ülkemizde özellikle “töre veya namus cinayeti” olarak adlandırılan akraba içi öldürme suçlarında haksız tahrik indiriminin yanlış biçimde uygulanmasının önüne geçmektir.
Maddedeki düzenleme nedeniyle bir suçun mağduruna yönelik olarak gerçekleştirilen fiiller dolayısıyla fail haksız tahrik indiriminden yararlanamayacaktır. Örneğin cinsel saldırıya maruz kalmış kadına karşı babanın veya erkek kardeşin işlediği öldürme fiilinde, haksız tahrike dayalı olarak ceza indirimi yapılamayacaktır. Maddedeki haksız fiil terimi, bir davranışın hukuk düzenince tasvip edilmediği anlamına gelmektedir. Ancak böyle bir haksız fiili yapan kişiye karşı yönelik fiilin varlığı durumunda maddenin uygulanması söz konusu olabilecektir.
Bu düzenlemede ayrıca 765 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan adi ve ağır tahrik ayırımı kaldırılmıştır. Tahrik hâlinde verilecek ceza bakımından aşağı ve yukarı sınırlar kabul edilmek suretiyle olayın özelliğine göre uygulamada takdir olanağı tanınması amaçlanmıştır. Hâkim tahrikin ağırlık derecesine göre yapılacak indirimi saptayabilecektir. Ancak bu indirimin yapılabilmesi için haksız fiilin bir hiddet veya şiddetli elem etkisi doğurabilecek ağırlıkta olması gerekir. Bu nedenle böyle bir etkiyi meydana getirebilecek ağırlıkta olmayan haksız fiiller bakımından hükmün uygulanması söz konusu olmayacaktır.
TCK Madde 29 Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 11.06.2025 T. 2025/1302 E. 2025/4581 K. 1. CEZA DAİRESİ
Esas : 2025/1302
Karar : 2025/4581
Karar Tarihi :11.06.2025
Suç: Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu
Hüküm: Hükmün Onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık hakkında tayin olunan ceza miktarı itibariyle sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
- HUKUKÎ SÜREÇ
- Bozma üzerine verilen Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli ve 2022/45 Esas, 2022/149 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 13.05.2024 tarihli ve 2022/13145 Esas, 2024/3437 Karar sayılı ilâmı ile eksik ceza tayini yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
- Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli ve 2024/585 Esas, 2024/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 20 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
- TEMYİZ SEBEPLERİ
- Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, haksız tahrike,
- Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; ceza miktarına, meşru savunmaya, haksız tahrikin derecesine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine,ilişkindir.
III. GEREKÇE
- Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının düzeltme nedeni saklı kalmak üzere yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, olayda meşru savunma hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde 5237 sayılı Kanun’un 29. maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim uygulanması sırasında \”5 yıl 7 ay 15 gün\” hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken hesap hatası sonucu \”4 yıl 19 ay 15 gün\” hapis cezasına mahkumiyetine hükmedilmesi; devamında aynı Kanun’un 62/1. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim uygulanması sonucunda sanığın \”4 yıl 8 ay 7 gün\” hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, hesap hatası sonucu \”3 yıl 20 ay 7 gün\” hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
- KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli ve 2024/585 Esas, 2024/475 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun’un 29/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin 4. bendinde yer alan \”4 yıl 19 ay 15 gün\” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine \”5 yıl 7 ay 15 gün\” ibaresinin eklenmesi, 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddesinin uygulamasına ilişkin 5. bendinde yer alan \”3 yıl 20 ay 7 gün\” ibaresinin çıkartılarak yerine \”4 yıl 8 ay 7 gün\” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2025 tarihinde karar verildi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/3094 K. 2022/9557 T. 05.12.2022 1. Ceza Dairesi 2022/3094 E. , 2022/9557 K.
Esas:2022/3094
Karar:2022/9557
Karar Tarihi:05.12.2022
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER :1) Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 17.08.2021 gün, 2021/253 Esas ve 2021/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan TCK’nin 81/1, 29, 62, 53, 54, 63. maddeleri gereğince 14 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
2) … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 27.10.2021 gün, 2021/2768 Esas ve 2021/2180 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 27.10.2021 gün ve 2021/2768 Esas ve 2021/2180 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılan … vekili, katılan … vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291 ve 295. maddelerinde belirtilen süreler içinde, aynı Kanun’un 294. maddesi uyarınca gerekçeli olarak temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Katılan … vekilinin ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Dosya incelendi,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının beş yılın üzerinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK’nin 286/2-a. maddesi gereğince temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi ile yapılan uygulamada, mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 27.10.2021 gün, 2021/2768 Esas ve 2021/2180 Karar sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine” hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin meşru müdafaaya, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna, katılan … ve Kardelen vekilinin haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ceza miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince isteme aykırı olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/12/2022 gününde oy çokluğu ile karar verildi.

Hukuk Fakültesi eğitimi tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.

