- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Türk Ceza Kanunu
- 18 Ocak 2026
TCK Madde 78
Örgüt
MADDE 78- (1) Yukarıdaki maddelerde yazılı suçları işlemek maksadıyla örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu örgütlere üye olanlara beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(3) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
Sayfa İçeriği
TCK Madde 78 Gerekçesi
TCK 78 Gerek soykırım suçunun gerek insanlığa karşı suçların örgüt şeklindeki bir yapılanmayla da işlenmesi hâlinde madde, bu tür suçları işlemek amacıyla örgüt kurulmasını ve bu örgütlere katılmayı ayrıca cezalandırmaktadır. Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmiş olması hâlinde ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunacağı gözden uzak tutulmamalıdır.
TCK Madde 78 Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 06.06.2016 T. 2016/4957 E. 2016/9489 K.
Esas : 2016/4957
Karar : 2016/9489
Karar Tarihi:06.06.2016
Suç: Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma
Karar: Hükmün Bozulması
Dava ve Karar: Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından tutuklandığı ve atılı suçlardan beraatine karar verildiği dikkate alındığında, hükmün gerekçesinin son paragrafında dosya içeriği ile ilgisiz şekilde davacının öldürme eylemine yardım etme ve kasten yaralama suçlarından tutuklandığı ve hakkında beraat kararı verildiğinin belirtilmiş olması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı yararına hükmedilen toplam tazminat miktarına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretinin altında kalacak şekilde 3.600 TL maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 4 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ”Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hükmolunan toplam tazminat miktarına göre hesaplanan 9.091,48 TL nisbi vekalet ücretinin davalı Maliye hazinesinden alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 02.05.2006 T. 2004/18181 E. 2006/10269 K.
Esas : 2004/18181
Karar : 2006/10269
Karar Tarihi :02.05.2006
Suç: Görevi Savsama Suçu
Karar: Uzlaşma Hükümlerinin Uygulanması Gereği
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; Sağlık ocağında görevli hemşire ve ebe olan sanıkların vücuda enjeksiyon biçimi farklı olan kızamık aşısı yerine gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kızamık suyu ile sulandırılmış verem aşısı yapmaları nedeniyle bebeklerden …’nin bir yıl süreyle gözlem altına tutulmalarına yol açma ve kolunda iltihaplı ceviz büyüklüğünde şişlik oluşturma eylemlerinin özel hüküm niteliğindeki taksirle yaralama suçuna uyması, 5237 sayılı TCK. nun 78/8 maddesinde şikayete tabi suçlarda mağdur ve failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceğine ilişkin düzenlemenin sanık yararına olması karşısında, 5271 sayılı CMK. nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma işlemlerinin yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması zorunluluğu gözetilmeden yapılan aşının kişilerde olumsuz bir etkiye yol açmadığı gerekçesiyle görevi savsama suçundan beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Hukuk Fakültesi eğitimini tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.
