

Türk gayrimenkul hukuku ve tarım arazileri mevzuatı kapsamında hisseli tarla satışı, hem yatırımcılar hem de çiftçiler açısından kritik öneme sahip bir konu olup, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8. maddesinde getirilen düzenlemelerle sıkı bir hukuki çerçeveye oturtulmuştur. Tarım arazilerinin korunması, toprak bütünlüğünün sağlanması ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği amacıyla düzenlenen bu kurallar, hisseli tarla satışı yapmak isteyen bireylerin dikkatle incelemesi gereken hususlardır.
Bu rehberde, yeni kanuna göre hisseli tarla satışının hukuki şartları, tapu işlemleri, önalım hakkı, bölünemez büyüklük kavramı ve Yargıtay’ın konuya ilişkin emsal niteliğindeki kararları detaylı olarak ele alınacaktır.
Hisseli Tarla Satışı Nedir?
Hisseli tarla satışı, bir tarım arazisi üzerinde birden fazla kişinin paylı mülkiyet hakkına sahip olduğu durumlarda, bu paylardan birinin veya bir kısmının üçüncü kişilere devredilmesi işlemidir. 5403 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca, tarım arazilerinin bölünemez büyüklüklerin altında parsellere ayrılmaması ve paydaş sayısının artırılmaması ilkesine tabidir.
Paylı mülkiyet, Türk Medeni Kanunu’nun 688. maddesinde düzenlenen ve birden fazla kişinin bir taşınmaz üzerinde belirli paylar oranında mülkiyet hakkına sahip olduğu mülkiyet şeklidir. Yeni kanun kapsamında hisseli tarla satışı, tarım arazilerinin korunması amacıyla getirilen özel hükümlere tabidir. Bu düzenlemeler, tarım arazilerinin bölünerek küçük parsellere ayrılmasını önlemek ve tarımsal işletme bütünlüğünü korumak amacını taşımaktadır.
Hisseli Tarla Satışının Hukuki Dayanağı
5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, tarım arazilerinin kullanımı, korunması ve devri konusunda temel mevzuatı oluşturmaktadır. Kanunun 8. maddesi, tarım arazilerinin bölünmesi ve hisseli satışı konusunda önemli düzenlemeler içermektedir.
Tarım arazileri, doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre şu şekilde sınıflandırılmıştır:
- Mutlak tarım arazileri
- Özel ürün arazileri
- Dikili tarım arazileri
- Marjinal tarım arazileri
- Örtü altı tarımı yapılan araziler
Bu sınıflandırma, her bir arazi tipi için farklı bölünme ve satış kurallarının uygulanmasını gerektirmektedir.
6537 Sayılı Kanun ile Getirilen Değişiklikler
30 Nisan 2014 tarihinde kabul edilen ve 15 Mayıs 2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6537 sayılı Kanun, 5403 sayılı Kanun’un 8. maddesinde önemli değişiklikler getirmiştir. Bu değişiklikle, tarım arazilerinde pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 2015/561 E., 2015/2349 K. sayılı 17.02.2015 tarihli kararında, bu düzenlemenin mülkiyet hakkında kısmen de olsa tasarruf imkanı yarattığı ve matluba muvafık olduğu belirtilmiştir.
Tarım Arazilerinde Bölünemez Büyüklük ve Hisseli Satış Şartları
Asgari Parsel Büyüklükleri
5403 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre, tarım arazilerinin bölünmesi sırasında oluşturulacak parsellerin belirli asgari büyüklüklerin altına düşmemesi gerekmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenen bu asgari büyüklükler şunlardır
| Tarım Arazisi Sınıfı | Asgari Büyüklük |
| Mutlak tarım arazileri | 2 hektar (20.000 m²) |
| Özel ürün arazileri | 2 hektar (20.000 m²) |
| Marjinal tarım arazileri | 2 hektar (20.000 m²) |
| Dikili tarım arazileri | 0,5 hektar (5.000 m²) |
| Örtü altı tarımı yapılan araziler | 0,3 hektar (3.000 m²) |
Tablo 1: Tarım Arazilerinde Asgari Parsel Büyüklükleri
Bu büyüklüklerin altında kalan parsellerin oluşturulması mümkün değildir. Bakanlık, günün koşullarına göre bu büyüklükleri artırma yetkisine sahiptir.
Bölünemez Büyüklükteki Arazilerde Hisseli Satış Yasağı
5403 sayılı Kanun’un 8. maddesinin önceki hükümlerine göre, bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda, bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, paylarının üçüncü şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği veya rehnedilemeyeceği düzenlenmişti.
Ancak 6537 sayılı Kanun ile bu hüküm yürürlükten kaldırılmış ve yerine pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı düzenlemesi getirilmiştir. Yine de Yargıtay’ın emsal kararları, bölünemez büyüklükteki arazilerde hisseli satışın sınırlı olduğu yönündedir.
Yargıtay’ın Hisseli Tarla Satışına İlişkin Görüşü
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.04.2013 tarihli kararında önemli açıklamalara yer verilmiştir:
- Bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinde oluşmuş hisselerin üçüncü şahıslara satılması, devredilmesi veya rehnedilmesi yasaklanmaktadır.
- Bölünemez büyüklüklerin üzerinde alana sahip parsellerdeki hisselerin üçüncü şahıslara satılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Ancak ifraz yapılırken tarım arazilerinde bölünemez büyüklüklerin altında parsel oluşturulamaz.
- Bölünemez büyüklüğün üzerinde olan tarım arazileri, belirtilen miktarların altında ifraz edilmemek şartıyla oranına bakılmaksızın hisseli olarak satılabilir.
- Bölünemez büyüklükte ve birlikte mülkiyetin söz konusu olduğu tarım arazilerinin, paydaşlarının veya iştirakçilerinin tamamının birlikte katılımı ile üçüncü kişiye satışı yapılabilir, devredilebilir veya tümü rehnedilebilir.
Tarım arazisinin hangi sınıfa girdiği, Tarım ve Orman Bakanlığı İl veya İlçe Müdürlüklerinden sorulmak suretiyle veya ilgilisi tarafından alınacak yazı ile belgelendirilmelidir. Eğer bölünemez büyüklükte tarım arazisi ise, tescilli olduğu tapu kütük sayfasının beyanlar hanesine “5403 sayılı Kanunun 8. maddesine tabidir” şeklinde şerh verilmesi gerekmektedir.
Hisseli Tarla Satışında Önalım Hakkı (Şufa Hakkı)
Önalım Hakkının Tanımı ve Hukuki Niteliği
Önalım hakkı (şufa hakkı), paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşların söz konusu payı öncelikle satın alma hakkıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 732. maddesinde düzenlenen bu hak, paylı mülkiyetin özü gereği doğan kanuni bir haktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.06.1951 tarihli ve 1949/13 E., 1951/5 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda, önalım hakkı; “taşınmazda hisse sahibi bulunan şahsa, diğer bir kimsenin payının üçüncü kişiye satılması halinde o hisse müşteriye neye mal olmuş ise o miktar ile ve belli bir süre içinde satın almak yetkisini veren ayni bir hak” olarak tanımlanmıştır.
Önalım Hakkının Kullanım Şartları
Önalım hakkının kullanılabilmesi için belirli şartların gerçekleşmesi gerekmektedir:
- Paylı mülkiyetin varlığı: Taşınmazın paylı mülkiyete tabi olması gerekir. Kat mülkiyeti veya kat irtifakı olan taşınmazlarda önalım hakkı kullanılamaz.
- Üçüncü kişiye satış: Paydaşın payını üçüncü bir kişiye satması halinde önalım hakkı doğar. Paydaşlar arasındaki satışlarda önalım hakkı kullanılamaz.
- Satış niteliğindeki işlemler: Önalım hakkı sadece satım akitleri için kullanılabilir. Hibe, tramp (değiş-tokuş) gibi işlemlerde önalım hakkı doğmaz.
- Bildirim şartı: Satışın diğer paydaşlara noter kanalıyla bildirilmesi gerekir.
Önalım Hakkının Süreleri
Önalım hakkının kullanılması için iki farklı süre söz konusudur:
- Nispi hak düşürücü süre: Satışın bildirildiği tarihten itibaren 3 aylık süredir. Bu süre, satışın noter kanalıyla bildirilmesiyle işlemeye başlar.
- Mutlak hak düşürücü süre: Satışın yapıldığı tarihten itibaren 2 yıllık süredir (25 Aralık 2025 tarihinden sonra yapılan satışlar için 1 yıl).
Bu sürelerin geçirilmesi halinde önalım hakkı düşer ve dava açılamaz.
Önalım Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme
Önalım davasında yetkili mahkeme, gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesidir. Görevli mahkeme ise Asliye Hukuk Mahkemesidir. Davanın açılması için satışın noter kanalıyla bildirilmesi şarttır.
Önalım Hakkından Feragat
Önalım hakkından feragat, yazılı olarak yapılması ve tapu kütüğüne şerh olarak işletilmesi karşılığında mümkündür. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2011/11373 E., 2011/12630 K. sayılı 22.11.2011 tarihli kararına göre, önalım hakkından feragat, belli bir şahsa karşı veya herkese karşı olabilir.
Akrabalara Yapılan Satışlarda Önalım Hakkı
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 27.03.1957 tarihli ve 1956/12 Esas, 1957/2 Karar sayılı kararına göre, paydaş payını karı-kocaya, çocuklarına veya akrabaya temlik ederse, görünüşte satış sözleşmesi yapılsa bile miras hukuku ile ilgili amaçların veya bağışlama düşüncelerinin hakim olduğu durumlarda önalım hakkı kullanılamaz.
Birden Fazla Paydaşın Önalım Hakkını Kullanması
Birden fazla paydaşın önalım hakkını kullanması halinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11.06.1947 tarihli ve 1947/5 Esas, 1947/18 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, önalım hakkını kullanan paydaşlar pay oranlarına bakılmaksızın eşit oranda hak sahibi olurlar.
Hisseli Tarla Satışında Tapu İşlemleri ve Gerekli Belgeler
Satış İçin Gerekli Belgeler
Hisseli tarla satışı gerçekleştirilirken aşağıdaki belgelerin hazırlanması gerekmektedir:
- Tapu senedi veya tapu kayıt örneği
- Tüm paydaşların kimlik fotokopileri
- Vergi borcu olmadığına dair belge
- Tarım arazisi niteliğini gösteren belge (Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınacak yazı)
- Satış sözleşmesi
- Noter onaylı önalım hakkı bildirimi (diğer paydaşlara yapılmışsa)
Tapu İşlemleri
Hisseli tarla satışında tapu işlemleri şu şekilde gerçekleştirilir:
- Satıcı ve alıcı veya vekilleri tapu dairesine başvurur.
- Hisse üzerinde haciz, ipotek gibi kısıtlamalar varsa tapu memurunca alıcıya bildirilir.
- Gerekli harç ve masraflar ödenir.
- İmzalar atılarak hisse devri tamamlanır.
Satış Vaadi Sözleşmesi
Satış vaadi sözleşmesi, taşınmazın ileri bir tarihte satılması taahhüdünü içeren sözleşmedir. Ancak Yargıtay’ın emsal kararlarına göre, bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinde satışa konu edilemeyen yerlerin, satış vaatlerine de konu olamayacağı kabul edilmektedir.
Hisseli Tarla Satışında Vergisel Yükümlülükler ve Harçlar
Hisseli tarla satışında taraflar çeşitli vergisel yükümlülüklere tabi tutulmaktadır. Satış işlemi sırasında ödenmesi gereken başlıca vergi ve harçlar şunlardır:
- Tapu harcı: Satış bedeli üzerinden hesaplanan ve alıcı ile satıcı tarafından eşit olarak ödenen harçtır. Güncel oran %4’tür ve taraflarca yarı yarıya karşılanır.
- Damga vergisi: Satış sözleşmesi üzerinden hesaplanan vergidir.
- KDV: Tarım arazilerinin satışında genel olarak KDV uygulanmamaktadır. Ancak arazi üzerinde inşaat veya işletme tesisleri bulunması halinde KDV yükümlülüğü doğabilir.
- Gelir vergisi: Satıcı tarafından elde edilen değer artış kazancı üzerinden hesaplanır. Beş yıldan az süreyle elde tutulan taşınmazların satışında gelir vergisi yükümlülüğü söz konusudur.
Hisseli Tarla Satışında İpotek ve Rehin Hakkı
5403 sayılı Kanun’un 8. maddesinin önceki hükümlerine göre, bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinde payların rehnedilmesi de yasaktı. Ancak 6537 sayılı Kanun ile bu düzenleme değişmiştir. Yine de uygulamada, rehin işlemlerinin tarım arazisi niteliği ve bölünme kurallarına uygun olarak yapılması gerekmektedir.
Yargıtay’ın emsal kararlarına göre, bölünemez büyüklükte ve birlikte mülkiyetin söz konusu olduğu tarım arazisinin tümü rehnedilebilir. Ancak tek bir payın rehnedilmesi, bölünemez büyüklükteki arazilerde sınırlıdır.
10 Dönüm Altı Hisseli Tarla Satışı Özel Durumu
10 dönüm (1 hektar) altındaki tarım arazilerinin satışı, 5403 sayılı Kanun’un getirdiği asgari büyüklük kuralları nedeniyle özel bir durum teşkil eder. Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve marjinal tarım arazileri için belirlenen 2 hektarlık (20 dönüm) asgari büyüklük göz önüne alındığında, 10 dönüm altındaki bir arazi bölünemez büyüklükte kabul edilecektir.
Bu durumda, 10 dönüm altındaki tarım arazisinin hisseli olarak satılması mümkün değildir. Ancak tüm paydaşların birlikte katılımı ile arazinin tamamının üçüncü kişiye satılması mümkündür. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uygun görüşü ile kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan yerlerde daha küçük parseller oluşturulabilir.
Tarım Arazilerinde Hisseli Satış Genelgesi Uygulamaları
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün konuya ilişkin genelgeleri, tarım arazilerinde hisseli satış işlemlerinin nasıl yürütüleceğini düzenlemektedir. Bu genelgeler uyarınca:
- Tarım arazilerinin intikallerinde, 15 Mayıs 2014 tarihinden sonraki ölümlere dayalı olarak yapılacak işlemlerde, tüm mirasçıların birlikte müşterek mülkiyet talepleri olsa dahi iştirak halinde mülkiyet şeklinde tapu tescili yapılacaktır.
- İfrazen taksim talepleri, il veya ilçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin olumlu görüşü alınmadan karşılanmayacaktır.
- 19 Temmuz 2005 tarihinden önce yapılan ifrazen taksimlerde parsel yeter büyüklüğü aranmayacaktır.
- Tarım arazilerinin bölünemez büyüklüklerin altında ifraz edilmemesi ilkesi, kadastro çalışmalarında da gözetilmektedir.
Hisseli Tarla Satışında Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu)
Ortaklığın Giderilmesi Davası
Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda, paydaşlar arasında anlaşma sağlanamaması halinde ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şüyu davası) açılabilir. Bu dava, taşınmazın fiziki olarak bölünmesi veya satılarak bedelin paylaştırılması suretiyle ortaklığın sona erdirilmesini amaçlar.
Tarım Arazilerinde İzale-i Şüyu
Tarım arazilerinde izale-i şüyu davası, 5403 sayılı Kanun’un getirdiği özel hükümler nedeniyle klasik izale-i şüyu davalarından farklılık arz eder. Tarım arazisi, asgari büyüklüklerin altına düşmemek koşuluyla bölünebiliyorsa aynen paylaşım mümkündür. Aksi halde, arazinin bir paydaşa özgülenmesi ve diğer paydaşlara bedel ödenmesi yolu tercih edilir.
Miras Yoluyla İntikal Eden Tarım Arazileri
Mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde tarım arazisinin mirasçılardan birine veya üçüncü bir kişiye devredilmemesi veya dava açılmaması halinde, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkili kurum olacaktır. Mirasçılar, oybirliği ile anlaşarak tarım arazisini diledikleri gibi paylaşabilirler.
Hisseli Tarla Satışında Karşılaşılan Hukuki Sorunlar ve Çözüm Yolları
Değer Tespiti Uyuşmazlıkları
Hisseli tarla satışında hisselerin değerinin belirlenmesi bazen sorun yaratabilir. Değer belirlemesi yapılırken tarafların rızası alınmalıdır. Uyuşmazlık halinde bilirkişi incelemesi yapılabilir.
Mülkiyet Sorunları
Mülkiyet haklarının belirsizliği, hisseli tarla satışında sıkça karşılaşılan bir durumdur. Mülk üzerindeki hak sahiplerinin tam olarak belirlenmesi gerektiğinden, anlaşmazlıklar doğabilir.
Sınır Çizgisi ve Fiili Taksimat Sorunları
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 21.01.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kararına göre, ortak tapulu bir tarlada hak sahiplerinden birisinin payını satışı sonrasında bir başka pay sahibinin alım hakkını kullanmak istemesi üzerine açılan davada, tarlada fiili taksimat bulunmadığı olgusu benimsenerek karar verilmesi gerekir.
Karara göre, ön alım davasına konu payın bulunduğu taşınmaz, paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip, her bir paydaş belirli bir kısmını kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı bu yeri ve bu yere tekabül eden payı üçüncü şahısa satarsa, satış zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkını kullanması, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz.
Hisseli Tarla Satışında Yatırımcıların Dikkat Etmesi Gerekenler
Tek Tapulu Arazilerde Riskler
Hisseli tapulu araziler, tek tapulu arazilere göre daha riskli olabilir. Paydaşlar arasındaki anlaşmazlıklar, önalım davaları ve ortaklığın giderilmesi davaları gibi hukuki süreçlerle karşılaşılabilir.
Önalım Hakkı Riski
Hisseli tarla satın alan kişi, diğer paydaşların önalım hakkı davası açma riskiyle karşı karşıyadır. Bu nedenle satış öncesi diğer paydaşlara noter kanalıyla bildirim yapılması ve önalım hakkının kullanılıp kullanılmayacağının tespit edilmesi önemlidir.
Tarım Arazisi Niteliğinin Tespiti
Satın alınacak tarlanın tarım arazisi niteliği, Tarım ve Orman Bakanlığı İl veya İlçe Müdürlüklerinden sorularak tespit edilmelidir. Arazinin bölünemez büyüklükte olup olmadığı, bu belgeye göre değerlendirilmelidir.
Hisseli Tarla Satışında Uygulamaya İlişkin Pratik Bilgiler
Satış Öncesi Yapılması Gerekenler
Satış öncesi aşağıdaki adımların takip edilmesi önemlidir:
- Tapu kaydının incelenmesi ve hisse oranlarının tespiti
- Tarım arazisi niteliğinin Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan sorulması
- Diğer paydaşlara noter kanalıyla satış bildirimi yapılması
- Önalım hakkı sürelerinin takip edilmesi
- Vergi borcu ve kısıtlamaların kontrol edilmesi
Satış Sonrası Yapılması Gerekenler
Satış sonrası aşağıdaki işlemlerin tamamlanması gerekir:
- Tapu devrinin yapılması
- Vergi dairesine bildirimde bulunulması
- Belediyeye bildirimde bulunulması
- Ziraat odası kaydının güncellenmesi
Hisseli Tarla Satışında Riskler ve Önlemler
Hisseli tarla satışında karşılaşılabilecek başlıca riskler şunlardır:
| Risk Türü | Açıklama | Önlem |
| Önalım davası | Diğer paydaşların önalım hakkını kullanması | Satış öncesi noter bildirimi yapılması |
| Ortaklığın giderilmesi | Paydaşlar arasında anlaşmazlık çıkması | Tüm paydaşlarla önceden görüşülmesi |
| Değer kaybı | Hisseli tapulu arazilerin daha düşük değeri | Piyasa araştırması yapılması |
| İmar planı değişikliği | Arazinin tarım dışı amaca ayrılması | İmar durumu sorgulanması |
Tablo 2: Hisseli Tarla Satışında Riskler ve Önlemler
Sıkça Sorulan Sorular
Yeni kanuna göre hisseli tarla satışı nedir?
Yeni kanuna göre hisseli tarla satışı, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8. maddesinde düzenlenen, tarım arazilerinin bölünemez büyüklüklerin altında parsellere ayrılmaması ve paydaş sayısının artırılmaması ilkesine dayanan satış işlemidir.
Tarımda hisse devri nasıl yapılır?
Tarımda hisse devri, tapu dairesinde resmi satış işlemi yapılarak gerçekleştirilir. Satış öncesi diğer paydaşlara noter kanalıyla bildirim yapılması gerekir. Bölünemez büyüklükteki arazilerde paydaşların tamamının katılımı şarttır.
Hisseli tarla satılır mı?
Bölünemez büyüklüğün üzerinde olan tarım arazileri, asgari büyüklüklerin altında ifraz edilmemek şartıyla hisseli olarak satılabilir. Ancak bölünemez büyüklükteki arazilerde paydaşların tamamının birlikte katılımı ile satış mümkündür.
Tarla hisse satışı nasıl yapılır?
Tarla hisse satışı, tapu dairesinde resmi satış sözleşmesi yapılarak gerçekleştirilir. Satıcı ve alıcı veya vekilleri tapu dairesine başvurur, harç ve masraflar ödenir, imzalar atılarak devir tamamlanır.
Sonuç ve Avukat Desteğinin Önemi
Hisseli tarla satışı, Türk gayrimenkul hukuku ve tarım arazileri mevzuatı kapsamında karmaşık bir süreçtir. 5403 sayılı Kanun’un 8. maddesinde getirilen bölünemez büyüklük kuralları, önalım hakkı düzenlemeleri ve Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararları, bu alanda uzmanlık gerektiren konulardır.
Somut olayların farklılık arz etmesi, tarım arazisi niteliğinin tespiti, önalım hakkı bildirimlerinin usulüne uygun yapılması ve tapu işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gibi hususlar, hukuki danışmanlık alınmasını zorunlu kılmaktadır. Hisseli tarla satışı veya satın alımı düşünen bireylerin, haklarının korunması ve kayıpların önlenmesi adına işlemlere başlamadan önce bir avukata danışması önem arz etmektedir.
Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her somut olayın hukuki değerlendirmesi farklılık gösterebileceğinden, hisseli tarla satışı ve tapu işlemleri ile ilgili işlemlere başlamadan önce mutlaka bir avukata danışılması tavsiye edilir.

Hukuk Fakültesi eğitimini tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.