- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Türk Ceza Kanunu
- 1 Ocak 2026
TCK Madde 50
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
MADDE 50 – (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
- a) Adli para cezasına,
- b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
- c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
- d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
- e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
- f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
Çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adli para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek (DEĞİŞİK İBARE RGT: 01.03.2008 RG NO: 26803 KANUN NO: 5739/4) (KOD 1) tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, (DEĞİŞİK İBARE RGT: 15.04.2020 RG NO: 31100 KANUN NO: 7242/8) (KOD 2) infaz hakimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz. (BKNZ. UYARI NOTU)
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, (DEĞİŞİK İBARE RGT: 15.04.2020 RG NO: 31100 KANUN NO: 7242/8) (KOD 2) infaz hakimliğince tedbir değiştirilir. (BKNZ. UYARI NOTU)
Sayfa İçeriği
TCK Madde 50 Gerekçesi
(7242 SAYILI CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN ‘UN 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU’NUN 50. MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPAN 8. MADDE GEREKÇESİDİR.)
MADDE 8- Maddeyle, 4675 sayılı Kanunda yapılması öngörülen değişikliklere uyum sağlamak amacıyla 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
(5739 SAYILI ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN’UN 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU’NUN 50. MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPAN 4. MADDE GEREKÇESİDİR.)
MADDE 4 – Maddeye eklenen yeni fıkraya göre, yargılama sırasında bu kişinin kendisini Özel vekalet ilişkisine dayalı olarak bir avukat ile temsil ettirmesi hâlinde, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinde belirlenen tarifeye göre lehine bir vekil ücretine hükmedilecektir.
TCK Madde 50 Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/4014 K. 2014/4200 T. 20.02.2014
Esas:2014/4014
Karar:2014/4200
Karar Tarihi:20.02.2014
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK’nın 179/3, 62, 50/a-6, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dairemizce verilen 08.11.2013 gün ve 2012/28005 E. 2013/25040 K. sayılı Karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; TCK’nın 50/1 maddesi “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; A) Adli para cezasına, b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, f) Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.” hükmün getirmiş, 50/3 maddesi de “Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir. ” düzenlemesi ile 1. Fıkradaki seçenekleri sınıflandırmıştır. Buna göre adli para cezasının kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım, diğerlerinin ise tedbir niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. TCK 50/6 maddesi seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulamayı düzenlemiş olup, seçenek yapıtırım olan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 sayılı Kanun’ın 106/3 maddesi ile uygulama yapılacaktır. Buna göre seçenek tedbirlerin yasal süresi içinde yerine getirilmeye başlanmaması ya da başlandığı halde devam edilmemesi halinde TCK 50/6 maddesi uyarınca hükmü veren mahkemece bir karar verileceği halde, adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 sayılı Kanun’ın 106/3. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısı tarafından hapis cezasına çevrilecektir. Bu nedenle mahkemece hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi halinde infazı kısıtlar mahiyette TCK 50/6. maddesi gereğince ihtarda bulunulmasına karar verilmesi olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle itiraz edilmekle, 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca itiraz konusu değerlendirildi; TCK’nın 50. maddesi 6. fıkrasının tedbirlerle sınırlı olduğu, sanık hakkında TCK’nın 50/a, 52/2 maddesi uyarınca hükmedilen adli para cezasına ilişkin olarak TCK’nın 50/6. maddesinin uygulanmayacağı görülmekle, Gereği düşünüldü: 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- 08.11.2013 gün ve 2012/28005-2012/25040 sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA, 3- Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın eksik incelemeye, ertelemeye ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; TCK’nın 50/6. maddesinin tedbirlerle sınırlı olduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında TCK’nın 50/a), maddesi gereğince hükmedilen adli para cezasına ilişkin TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca ihtarat da yapılmasına rağmen TCK’nın 50/6. maddesinin uygulanması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün TCK’nın 50/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin 5. paragrafının hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA 20/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/12256 K. 2014/11453 T. 30.04.2014
Esas:2014/12256
Karar:2014/11453
Karar Tarihi:30.04.2014
Suç:Hırsızlık
Hırsızlık suçundan sanık …’nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 141/1, 62 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 50/1-d maddesi gereğince sanığa verilen hapis cezasının süresi kadar otomobil kullanmaktan yasaklanması tedbirine çevrilmesine dair … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2013 tarihli ve 2013/271 esas, 2013/896 sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 05/02/2014 gün ve 2014/2853-8883 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/02/2014 gün ve 2014/63849 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-d maddesi gereğince sanığa verilen hapis cezasının süresi kadar otomobil kullanmaktan yasaklanması tedbirine çevrilmiş ise de, 5237 sayılı Kanunu’nun 50/1. maddesinin alt bentlerinde kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar; a)Adlî para cezasına, b)Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, c)En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d)Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e)Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katma kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, f)Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, Şeklinde belirlenmiş olup, seçenek yaptırımın kanun koyucunun amacına uygun, tarafları tatmin edici, denetime elverişli olması gerektiği gibi, infazı bakımından da uygulanabilir bir karar olması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında,isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 5237 sayılı yasanın 50.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, aynı fıkranın (a) bendi uyarınca adli para cezasına veya diğer bentlerdeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilir. Seçenek yaptırımın, infazının olanaklı olması yanında denetlenebilir olması da önem taşımaktadır.
Mahkemece, kısa süreli hapis cezası, 5237 sayılı yasanın 50.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilirken, hükmolunan “10 ay süre ile otomobil kullanmaktan yasaklanma” tedbirinin, denetime elverişli olmaması yanında, infaz kabiliyeti de bulunmadığından kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (…) 8.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 06.11.2013 gün ve 2013/271, 2013/896 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendi uyarınca sanık hakkında, hırsızlık suçundan hükmolunan 10 ay hapis cezasının, 5237 sayılı yasanın 50. maddesinin 1.fıkra (d) bendi uyarınca, “10 ay süre ile içkili yerlere gitmekten yasaklanması” tedbirine çevrilmesine, infazın bu tedbir üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen korunmasına, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hukuk Fakültesi eğitimi tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.

