- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Türk Ceza Kanunu
- 1 Ocak 2026
TCK Madde 46
Hapis cezaları
MADDE 46 – (1) Hapis cezaları şunlardır:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
b) Müebbet hapis cezası.
c) Süreli hapis cezası.
Sayfa İçeriği
TCK Madde 46 Gerekçesi
TCK 46 Tasarıdaki hapis cezasıyla ilgili ayırım korunmuştur. Ancak, dil ve ifade bütünlüğünü sağlayabilmek için, madde metni yeniden formüle edilmiştir. Kabahatlerin Tasarıdan çıkarılması nedeniyle “hafif hapis cezası”na metinde yer verilmemiştir.
TCK Madde 46 Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 09.03.2005 T. 2005/384 E. 2005/964 K. 5. CEZA DAİRESİ
Esas : 2005/384
Karar : 2005/964
Karar Tarihi :09.03.2005
Dava ve Karar: Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık Ö. S.’in yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.4.2004 gün ve 2004/443 Esas, 2004/305 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğnameyle daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık vekilinin temyiz aşamasında 9.2.2005 günlü dilekçesi ekinde sunmuş olduğu sanık hakkında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastahanesi Psikiyatri Ana Bilim Dalınca düzenlenmiş bulunan 18.11.2002 gün ve 806 sayılı raporda tanısı konmuş olmakla; sanığın dava dosyasıyla birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek sanıktaki bu arazın TCK. nun 46-47 nci maddelerinden yararlanmasını gerektirir akıl hastalığı niteliğinde olup olmadığı hususunda rapor alınması gerekirken yazılı şekilde hükme varılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 15.06.2011 T. 2011/6257 E. 2011/7834 K. 14. HUKUK DAİRESİ
Esas : 2011/6257
Karar : 2011/7834
Karar Tarihi :15.06.2011
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.02.2011 günlü hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu taşınmazı Türk Ceza Kanununun 46. maddesi kapsamında kısıtlı olduğu dönemde değerinden düşük bedelle satmak zorunda kaldığını ileri sürerek 753 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce işlem tarihinde davacının hukuki tasarruf yapma ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmuş, bir kısım evraklar toplanmış ancak gerekli rapor alınmadan tekrar davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyize getirmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulmuş, ancak bozma gereği yerine getirilmemiştir. Buna göre, gerek uyuşmazlık konusu taşınmazın davalıya temlik edildiği tarihten önce gerekse sonraki tarihlere ait rapor ve var ise doktor ve hasta müşahade evrakları toplanarak Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi ve işlem tarihinde davacının hukuki tasarruf ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekir iken bozma gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün yeniden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Hukuk Fakültesi eğitimi tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.

