TCK Madde 47

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

MADDE 47- (1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun ve (DEĞİŞİK İBARE RGT: 07.07.2018 RG NO: 30471 2. MÜKERRER KHK NO: 700/156) (KOD 1) Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir.

Sayfa İçeriği

TCK Madde 47 Gerekçesi

TCK 47 Hukuk sistemimizde ölüm cezası kaldırılmıştır. Bunun yerine, sıkı güvenlik rejimine göre çektirilecek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kabul edilmiştir.

Sıkı güvenlik rejiminin içeriğinin neler olacağı cezaların infazına ilişkin kanun ve tüzükte gösterilecektir.

Bir cezanın ne suretle infaz edileceğinin ilgili kanun ve tüzükte düzenlenmesi gerektiği düşüncesiyle, Tasarının bu hükme karşılık gelen 60’ıncı maddesindeki bu cezanın infazına ilişkin hükümler metinden çıkarılmıştır.

TCK Madde 47 Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 12.02.2007 T. 2006/3493 E. 2007/325 K. 1. CEZA DAİRESİ

Esas: 2006/3493

Karar: 2007/325

Karar Tarihi:12.02.2007

Suç: Kasten Öldürme Suçu

Karar: Hükmün Bozulması

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 12.02.2007 T. 2006/3493 E. 2007/325 K.

Dava: Ş.İ.’i kasten öldürmekten sanık K. C.’ın yapılan yargılanması sonunda: 5237 Sayılı TCK.nun 32/1, 57/1. maddeleri gereğince ceza tertibine yer olmadığına, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarından birinde korunma ve tedavi altına alınmasına ilişkin Kadıköy Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.10.2005 gün ve 153/275 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:

Karar: Sanık hakkında Bakırköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulunun 15.09.2004 tarih ve 2004/529 sayılı raporu ile; iki uçlu duygu durum bozukluğu denilen hastalık periyotları ve iyilik dönemlerinden oluşan ruhsal hastalığı olduğu suçu işlediği öne sürülen 04.03.2004 tarihinde hastalığının iyilik döneminde olmasına rağmen, hastalığının bu döneminde de görülebileceği gibi dürtü kontrolünün azalmış olduğu saptandığından hareket serbestisinin önemli derecede etkilenmiş olduğu, bu nedenle TCK.nun 47. maddesi (asgari) hükümlerinin uygulanması gerektiğinin bildirildiği,

Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 17.12.2004 tarih ve 851 sayılı raporu ile sanığı bulunduğu suça karşı ceza ehliyetinin tam olduğuna dair mütalaa verildiği,

Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Kurulunun 26.09.2005 tarihli 3306 sayılı raporu ile sanığın şizofreni denilen akıl hastası olup, 04.03.2004 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai ehliyeti olmayıp, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 32/1 maddesinin tatbiki ile ilgili madde gereğince akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri uygulamasının uygun bulunduğunun bildirildiği anlaşılmakla,

Sanığın ceza ehliyeti yönünden alınan raporlar arasındaki mevcut çelişkilerin giderilmesi amacıyla, sanığın adli tahkikat dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna sevk edilerek, Genel Kurulda “sanığın bizzat muayenesi” yapılarak ceza ehliyeti ile ilgili rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm tesisi,

Sonuç: Yasaya aykırı ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 12.02.2007 günü oybirliği ile, karar verildi. 

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 09.03.2005 T. 2005/384 E. 2005/964 K.5. CEZA DAİRESİ

Esas : 2005/384

Karar : 2005/964

Karar Tarihi :09.03.2005

Dava ve Karar: Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık Ö. S.’in yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.4.2004 gün ve 2004/443 Esas, 2004/305 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğnameyle daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık vekilinin temyiz aşamasında 9.2.2005 günlü dilekçesi ekinde sunmuş olduğu sanık hakkında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastahanesi Psikiyatri Ana Bilim Dalınca düzenlenmiş bulunan 18.11.2002 gün ve 806 sayılı raporda tanısı konmuş olmakla; sanığın dava dosyasıyla birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek sanıktaki bu arazın TCK. nun 46-47 nci maddelerinden yararlanmasını gerektirir akıl hastalığı niteliğinde olup olmadığı hususunda rapor alınması gerekirken yazılı şekilde hükme varılması,

Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi

Our Score
Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

📞 Hemen Ara