- Av. Rüştü Ufuk Baranoğlu
- Türk Ceza Kanunu
- 1 Ocak 2026
TCK Madde 48
Müebbet hapis cezası
MADDE 48 – (1) Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder.
Sayfa İçeriği
TCK Madde 48 Gerekçesi
TCK 48 Maddeyle, müebbet hapis cezası ayrı bir ceza olarak getirilmekte ve tanımlanmaktadır.
Hapis cezasının bir infaz rejimi olan koşullu salıvermenin ilgili kanun ve tüzükte düzenlenmesi gerektiği düşüncesiyle, Tasarının bu hükme karşılık gelen 61 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki koşullu salıvermeye ilişkin hüküm metinden çıkarılmıştır.
TCK Madde 48 Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 09.04.2025 T. 2022/8737 E. 2025/4113 K.
Esas : 2022/8737
Karar : 2025/4113
Karar Tarihi :09.04.2025
Suç: Dolandırıcılık Suçu
Karar: Hükmün Bozulması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
- HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/318 Esas, 2021/159 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’na yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılanlar …, … ve …’e yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılanlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılanlar …, … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis ve 70.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2021/721 Esas, 2021/1610 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına karar verilerek mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasına ve sanığın zincirleme şekilde dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157, 43/2, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 116,660.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanığın katılanlara yönelik işlediği eylem nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
3.Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin katılanların soyut beyanı dışında mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, sanığın katılanları tanımadığına, suç işleme kastıyla hareket etmediğine, … isimli kişi araştırılmadan eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ve herhangi bir suç kaydı bulunmayan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın, çalıştığı …Fabrikasından inşaat malzemesi satın alıp bu malzemeleri Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) satarak kâr payı elde ettiğini, ancak dini hassasiyetleri nedeniyle kredi kullanmak istemediğini söyleyip katılanlardan kâr payı karşılığında bu işe para yatırmalarını istediği, katılanların da farklı miktarlardaki paraları sanığın hesabına gönderdikleri veya elden teslim ettikleri, sanığın ilk başta güven sağlayabilmek için katılanlara kâr payı gönderdiği ancak daha sonra katılanların sanığa ulaşamadıkları, sanığın bu suretle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunan olayda;
1.Sanığın savunmasında katılanları tanımadığını, katılanların, akrabası olan …’in arkadaşları olduğunu ve … aracılığıyla kendisine para gönderdiklerini beyan etmesine rağmen, …’in ifadesinin alınmadığı ve dosya kapsamında T.C Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) antentli, \”…t İnş. Ltd. Şti.\” yetkilisi sıfatıyla sanığın ve İhale Dairesi Başkanının imzaları bulunan ve ihalesi yapılmış veya yapılacak olan 34 projenin gaz beton ve bims ihtiyaçlarının 5 yıl süreyle karşılanacağı hususunda anlaşmanın sağlandığını belirten bir sözleşme örneği bulunduğunun anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından …’in 5271 sayılı Kanun’un 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılmak suretiyle tanık sıfatıyla ifadesinin alınması, …t İnş. Ltd. Şti.’ nin gerçekte var olup olmadığı ve sanığın bu şirketin yetkili temsilcisi olup olmadığının araştırılması, T.C Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığına yukarıda ayrıntıları belirtilen sözleşmenin gerçek olup olmadığının sorulması ve sanığın katılanlara böyle bir sözleşmeyi mail yoluyla gönderip göndermediği hususunun tespit edilmesi , sonucuna göre bu sözleşmenin bir hile unsuru olarak kullanıldığının tespiti halinde ise sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen \”Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık\” suçu ile 158. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen \” Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık\” suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Kabule göre de; katılanlar … ve …’un ifadelerinde, sanığın böyle bir iş yaptığını arkadaşları … ve …’den öğrendiklerini, sanıkla bir görüşmeleri olmadan para yatırmaya başladıklarını ancak sanıkla yüz yüze görüştükten veya telefonla konuştuktan sonra da para göndermeye devam ettiklerini beyan etmeleri; katılan …’in sanıkla bir görüşmesi olmadan para yatırmaya başladığını ancak para yatırdıktan sonra ne kadar para gönderdiği ve ne kadar kâr elde ettiği hususunda sanıkla mesajlaştığını beyan etmesi ve sanıkla ilk kez 2017 yılının Mart ayında yüz yüze geldiğini beyan eden katılan …’un, dosya kapsamında bulunan dekontlardan anlaşılacağı üzere 2017 yılının Nisan ve Haziran aylarında da sanığın hesabına para gönderdiğinin tespit edilmesi karşısında; sanığın katılanlar …, …, … ve … ile yüz yüz görüştükten veya telefonla irtibata geçtikten sonra da haksız menfaat temin etmeye devam etmesi nedeniyle bu katılanlara yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işlediğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2021/721 Esas, 2021/1610 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.04.2025 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2017/884 K. 2017/4814 T. 06.12.2017 1. Ceza Dairesi 2017/884 E. , 2017/4814 K.
Esas:2017/884
Karar:201774814
Karar Tarihi:06.12.2017
SUÇ: Yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla, hamile olduğunu bildiği kız kardeşini öldürme, bir suçu gizlemek için çocuğu öldürme
HÜKÜM: TCK.nun 82/1-d-f-h, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet ağır hapis cezası,
TCK.nun 82/1-e-h, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca ağılaştırılmış müebbet hapis cezasının 765 sayılı TCK.nun 70. maddesi uyarınca içtima ettirilerek, sanığın neticeten 3 yılı geceli gündüzlü hücrede tecrit edilmek suretiyle, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nin maktuller … ve …’ı kasten öldürme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, cezaları azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede sanığın üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin delil bulunmadığına, raporlar arasında çelişki bulunduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu maddeyle yaptığı uygulamanın hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından ve
bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarında yer alan 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, re’sen de temyize tabi hükümlerin, tebliğnamadeki düşünce gibi ONANMASINA, hükmolunan cezaların miktarı ve temyiz incelemesi dışında tutuklulukta geçen süre göz önüne, alınarak sanık ve müdafiinin tahliye taleplerinin reddine, 06.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
06/12/2017 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Gonca Gülfem Bozdağ’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … Etcioğlu’nun yokluğunda 07/12/2017 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.

Hukuk Fakültesi eğitimi tamamladıktan sonra eğitim hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Anabilim dalında yüksek lisans çalışmalarında bulunmuştur. Hukuk Eğitimini tamamlamasının ardından Ankara Barosunda staj eğitimini tamamlamış. Staj eğitimin bitişinin ardından Ankara’da Kurucu Ortağı olduğu Minval Hukuk ve Danışmanlık Bürosunu kurmuş ve mesleğini icra etmektedir. Ayrıca Yetkin Yayınlarından yayınlanmış ”Sigorta Hukuku ve Tahkim Uygulamaları” adlı bir kitabı mevcuttur.

