Trafik Kazası Sonrası Maluliyet Tazminatı Nedir

Yaralanmalı trafik kazası sonucu kişinin bedenen iş gücü kaybına uğraması durumunda malul kaldığı oran, bakiye ömür, kusur ve aldığı ücret nispetinde aldığı tazminata Maluliyet Tazminatı denilmektedir. Maluliyet tazminatı sakatlık tazminatı olarak da bilinmektedir. 

Maluliyet tazminatı; sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. 

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrası; “ Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup aynı Kanunun 54. maddesinde bedensel zararlar içinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar sayılmıştır. 

Sigorta Hukuku Davaları

Gerçekten de Yargıtay Hukuk Daireleri tarafından verilen kararlarda, Türk Borçlar Kanununun 54. maddesinde “bedensel zararlar”; ‘‘tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, bakıcı gideri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar’’ olarak açıklanmış, yine aynı Kanunun 55/1 maddesinde ise, destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararların, bu kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağı ve kısmen veya tamamen rücu edilmeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemelerin, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemeyeceği, zarar ve tazminattan indirilemeyeceği ve hesaplanan tazminattan, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile indirim veya azaltma yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. 

Ayrıca trafik kazası sonucu yaralanma halinde tazmini gereken zarar kapsamına nelerin gireceği 6098 Sayılı Yeni Borçlar Kanun’un 54. maddesi bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

  1.  Tedavi giderleri.
  2. Kazanç kaybı.
  3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
  4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.”

Trafik kazasında meydana gelen zararların tespiti amacıyla bir takım hesaplama metotları kullanılmaktadır. Yaralanma halinde iş göremezlik (Maluliyet) tazminat hesabı; sürücünün kusuru, aldığı ücret, kalan ömür ve maluliyet oranının birlikte değerlendirilmesi sonucunda tespit edilir.

Ölüm halinde ise destekten yoksun kalma tazminatı; müteveffanın hayatta iken aldığı ücret, kalan ömür, kusur oranı, destekten yoksun kalanların destek payları ve destek yıllarının çarpımı sonucunda elde edilir. Zarar görenin veya müteveffanın herhangi bir işte çalışması durumunda tazminat hesabında kişinin aldığı en son brüt ücret üzerinden hesaplama yapılır. Kişi herhangi bir işte çalışmıyor veya çalıştığı halde bunu ispat edemiyorsa veya SGK kaydı yok ise burada tazminat hesabı asgari ücret üzerinden yapılır. Ayrıca hak sahibi tazminat hesabının asgari ücret üzerinden hesaplanmasına muvafakat ediyorsa tazminat hesabında asgari ücret hükme esas alınır. 

Ancak Yargıtay gerçek zararın araştırılması gerektiği kanaatindedir. Nitekim kişi çalışmıyor olsa bile ilerde iş sahibi olma durumu nazara alınarak ve alacağı emsal ücret araştırılarak tazminat hesabı yapılması yönünde kararlar verilmiştir.

İş göremezlik tazminatı ile Destekten Yoksun Kalma tazminatı TRH 2010 Yaşam Tablosu ve PMF 1931Yaşam Tablosuna göre yapılabilmektedir. TRH 2010 Yaşam Tablosu Türkiye’nin ortalama kalan ömür değerlerine daha yakın olduğundan Yargıtay hesaplama yöntemi olarak bu tabloya göre hesaplama yapmaktadır. 

İş Göremezlik Tazminat Hesaplaması: Yaralanma halinde iş göremezlik tazminat hesabı, hak sahibinin kusuru, aldığı ücret, kalan ömür ve maluliyet oranının birlikte değerlendirilmesi sonucunda elde edilir. Buna göre iş göremezlik tazminat hesabının yapılabilmesi için bazı verilere ihtiyaç duyulmaktadır.

Trafik Kazalarında Kusur Oranının Tespiti: Her türlü trafik kazasında kusur oranı tespit edilerek tazminat hesabı yapılır. Tek taraflı trafik kazalarında (hak sahibi yolcu ise) sürücünün kusur tespiti yeterli iken çift taraflı veya zincirleme trafik kazalarında kazaya karışan tüm araçların kusuru tespit edilerek tazminat hesaplanır. Sözgelimi çift taraflı bir trafik kazasında kazaya karışan;

06 AV 0606 plakalı araç sürücüsü %75 kusurlu,

06 ARB 0606 plakalı araç sürücüsü %25 kusurlu olduğu kabul edilsin

Hak sahibi 06 AV 0606 plakalı aracın sürücüsü ise ”kimse kendi kusurundan faydalanamaz” ilkesi gereği toplam tazminatın %25’ni kendi aracının sigortasından talep edemediği gibi karşı araç sigortasından da talep edemez. Aynı durum 01 ARB 0606 plakalı araç sürücüsü için de geçerlidir. Buna karşılık Hak Sahibi herhangi bir araçta yolcu konumunda ise  sürücülerin kusuru nispetinde aracın sigortasına başvurabilir. Ayrıca KTK 88.maddesi gereği sürücüler, üçüncü şahıslara gelen zararlardan müteselsil sorumlu olduklarından  hak sahibi kusur önem arz etmeksizin sadece bir aracın sigortasına başvurarak tüm zararlarını bu sigortadan talep edebilir. Şu kadar ki tüm tazminatı ödemek durumunda kalan sigorta şirketi karşı aracın sigortasına kusur nispetinde rücu hakkına sahiptir. 

Tazminat Hesabı İçin Maluliyet Oranı Tespiti: Kaza sebebiyle iş göremez hale gelen hak sahibinin maluliyet oranı, tazminatın kapsamı bakımından önem arz etmektedir. Nitekim hak sahibi maluliyet/engel oranınına denk gelen tazminatın tamamını değil salt kaza ile illiyet bağı kurulabilen sakatlık oranının tazminini sigortacıdan talep edebilir. Maluliyet oranının tespiti her türlü hastahanede değil bizzat Sağlık Bakanlığı tarafından izin verilen hastaneler eliyle yürütülür.

Tazminat Hesabı İçin Gelir DurumuYaralamalı trafik kazalarında, hak sahibinin gerçek kazancı baz alınarak tazminatın kapsamı tespit edilmektedir. Ancak kişinin gerçek bir kazancı yok ise veya kazancı olduğu halde bu kazancına ilişkin gelirini belgeleyen herhangi bir resmi belge (maaş bordrosu, vergi levhası, v.s.) bulunmadığında bu durumda genel kabul görmüş Yargıtay Kararları gereği maluliyet hesabı için yapılacak hesaplamalarda asgari ücret dikkate alınmaktadır. Ayrıca yürürlükteki emeklilik mevzuatına paralel olarak ve genel kabul görmüş Yargıtay Kararları gereği kişinin emeklilik yaşı (60) yaş üstü dönemi pasif dönem (emekli) olarak değerlendirilmektedir. Pasif dönemde gelir hesabı için AGİ dahil edilmeden asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılır. 

Maluliyete İlişkin Alınacak Raporlar Olay Tarihinde Yürülükteki Yönetmeliğe Göra Alınır: Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından malûliyetin varlığı ve oranı ve Maluliyete ilişkin alınacak raporlar olay tarihlerine göre;

  1. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
  2. 11.10.2008 ila 31.08.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
  3. 01.09.2013 ile 31.05.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,
  4. 01.06.2015 -19.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği,
  5. 19.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.

Yukarıdaki yönetmeliklere uygun şekilde rapor tanzim edilmediği takdirde dava/tahkim başvurusu USULDEN reddedilecektir. Her ne kadar uygulamada ve bir takım kararlarda rapor tarihinde geçerli yönetmelik çerçevesinde maluliyet raporu alınacağı belirtilmiş ise de Yargıtay 17 ve 4. Hukuk Dairesinin güncel ve emsal niteliğindeki kararlarında haksız fiilin vuku bulduğu tarihte geçerli yönetmeliğe göre rapor alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu sebeple yönetmelikte ihtilaf söz konusu değildir.

Yukarıda izah edildiği üzere maluliyet raporu kaza/haksız fiil tarihi baz alınarak yürürlükteki yönetmeliğe göre alınacaktır.

Bedeni (Ölüm ve Yaralama) Zararlarda TRH 2010 “Ulusal Mortalite Tablosu'' Uygulanmalıdır.

Ölüm ve yaralanmalı trafik kazaları sonucunda destek tazminatı ile iş göremezlik tazminatının TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre mi yoksa PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplanacağı hususu yargı kararları arasında ihtilafa neden olmuştur. Şöyle ki: Bazı yargı kararlarda tazminat hesabı TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu baz alınarak hesaplanırken kimi kararlarda ise PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılarak hesaplanmıştır. 

Hesaplama farklarının sebebi ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Sigorta Genel Şartlarının aynı somut gerçekliğe ilişkin farklı hesaplama tekniği öngörmesinden kaynaklanmaktadır. Şöyle ki: ZMSS Genel Şartlarında hesaplama Cetvelleri oluşturulmuş olup, Türk Borçlar Kanunu, Karayolları Trafik Kanuna ve Ülke Gerçeklerine aykırı olduğu halde bir takım yargı kararlarında buna göre hesaplama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Olayın aydınlanması amacıyla ZMSS Genel şartlarının açıklanmasında hukuki yarar vardır. 

Bilindiği üzere 26.04.2016 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı (torba) yasası ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinde Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü getirilmiş ve zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatların belirlenmesinde, öncelikle Karayolu Trafik Kanunu ve genel şartlardaki usul ve esasların uygulanacağı, Kanun da ve genel şartlarda hüküm bulunmayan hususlarda Türk Borçlar Kanunu haksız fiillere ilişkin hükümle uygulanacağı belirlenmiştir.

Anayasa Mahkemesi 09.10.2020 Tarih, 31269 Sayılı 2019/40-E 2020/40-K tarihli kararı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarının İPTALİNE KARAR VERMİŞTİR. Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar Sayılı Kararı ile KTK m. 90 hükmünde yer alan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresi iptal edilmiştir. Bu sebeple yapılacak yargılamada Genel Şartlar ile düzenlenen usul ve esaslar ile değil, Türk Borçlar Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu ve Yargıtay İçtihatları doğrultusunda karar verilmelidir. Sigorta Genel Şartlarının İPTALİ ile Karayolları Trafik Kanunu ve hüküm bulunmayan durumlarda Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümleri uygulanmaktadır. Türk Borçlar Kanunu içtihadına bakıldığında, tazminat hesapları Ülke Gerçekliği ve hayatın olağan akışı ile örtüşür şekilde tazminatın hesaplanması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Genel Şartların İptalinden sonra Yargı İçtihatlarında da buna uygun kararlar verilmeye başlanmıştır. 

Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 14.01.2021 tarihli güncel bir kararda mortalite tablosu olarak TRH- 2010 tablosunun kullanılmasının ülke gerçeklerine daha uygun olacağını belirtmiştir. 22.12.2020 tarihli bir başka kararında ise TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanmasının uygun olacağı ve %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğine karar verilmiştir. 

Yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22.12.2020 Tarihli kararında; “Dava trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. …Davacı H. K.’nın hak kazanabileceği destek tazminatının hesaplanması için alınan ve İHH tarafından da karara esas kabul edilen 25.02.2019 tarihli aktüer ek raporunda; 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabının yapıldığı belirtilmiş olmakla birlikte, hesaplamaya ilişkin ayrıntılı cetvele raporda yer verilmediği görülmektedir ki rapor bu yönüyle denetime elverişli değildir. Diğer yandan; tazminat hesaplamasında, yeni ZMMSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nın 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; destek tazminatı hesabında, yeni ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, esas alınan rapor bu yönüyle de yeterli bir rapor değildir.” şeklinde karar vermiştir.

Benzer şekilde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2020/2598 E. , 2021/34 K. 14.01.2021 tarihli kararında; “Desteğin veya hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de ; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesinin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu’nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında Dairemizce de 2020 yılı Aralık ayı itibari ile tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.” şeklinde sonuca varılmıştır.

Yargıtay’ın kararında dikkat çektiği nokta 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartları ve eklerinin Anayasa’ya aykırı olan hükümlerinin uygulanamayacağıdır. Yasal dayanağı olmayan hususların başında hesaplamalarda kullanılan %1,8 teknik faiz gelmektedir. Başvuranın zararı gerçeğe en yakın varsayımlar çerçevesinde yapılmalıdır. Bunların başında başvuranın bakiye ömrünün çağa daha uygun olan TRH 2010 yaşam tablosu ile yapılması gelmektedir.

Trafik Kazası Maluliyet Tazminat Yargıtay Kararları

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/8471.E, 2022/7679.K sayılı kararı:

Kararın Özeti; Ölüm ve cismani zarar nedeniyle açılan davalarda tazminat hesabı gerçek zarar ilkesi gözetilerek yapılmaktadır. Kazazede veya destekten yoksun kalanların gerçek zararı ise tam olarak tespit etmek mümkün değildir. Bu sebeple çeşitli hesaplama metotları kullanılmaktadır. Hukuk sistemimizde daha önce Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF 1931” cetvellerine göre saptama yapılmış ise de Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” kullanılmaktadır. Metot özü itibarı ile PMF 1931 cetveline kıyasla ülkemiz bakiye ömür ve gerçekleri ile daha çok örtüştüğü görülmektedir.

Güncel Yargıtay Kararlarında TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu kullanılmaktadır.  

……………………Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destek tazminatı istemine ilişkindir. Hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF 1931” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu 8.05.2023 13:45 BAKİYE ÖMÜR SÜRESİ TRH 2010 YAŞAM TABLOSUNA GÖRE BELİRLENMELİ VE HER YIL İÇİN GELİR YÜZDE 10 ARTI…2/3 tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Eldeki davada; davacının hak kazanabileceği destek tazminatının hesaplanması için alınan bilirkişi raporunda, TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz esasına göre yapılan hesaplama esas alınarak davacıya davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli olduğu ve bakiye tazminat alacağı bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş, davacı Güler K.’nın itirazlarının ise İtiraz Hakem Heyeti’nce aynı gerekçe ile reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetinde hükme esas alınan tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih-2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından esas alınan raporda TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz esasına göre belirlenen tutar esas alınmış ve davacının başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapıldığı rapor alınıp oluşacak sonuca göre hükmü temyiz eden davalı yönünden usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Güler K. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının temyiz eden davacı Güler K. yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı Güler K.’ya geri verilmesine 21/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Detaylı bilgi ve hak kaybı yaşanmaması adına bu süreci Sigorta Hukuku alanında uzman bir avukat gözetiminde yapmanızı öneririz. Bu içeriğin tüm telif hakları Minval Hukuk ve Danışmanlık Ofisine aittir. Hukuki süreçte, dava ve takiplerde telif hakkı gözetilerek faydalanmanız dileğiyle.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir