Mağdur, Suçtan Zarar Gören ve Malen Sorumlu Nedir?

Mağdur kavramı ceza kanunlarında tanımlanmamıştır. Ancak, Ceza Muhakemesinde Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında Yönetmelik 3. maddesinde mağdur, suçtan ve haksız eylemden zarar gören kişi olarak ifade edilmiştir. Suçun mağduru kavramından, suç fiilinden zarar gören herkesi değil, sadece bu fiil ile ihlal olunan ve cezai korumanın konusunu oluşturan varlık ya da menfaatlerin sahiplerini anlamak gerekir.

Suçtan zarar gören kavramı mağdur kavramından geniş olup; bir suçun işlenmesiyle hukuken korunan menfaatleri, hakları, doğrudan veya dolaylı ihlal edilen kişi suçtan zarar görendir. Mağdur dar anlamda suçtan zarar gören anlamına gelir.

Ceza Hukuku İçerikler

Mağdur, suçun işlenmesiyle her zaman zarar gören taraf olmakla birlikte, suçtan zarar gören kişi her zaman suçun mağduru olmayabilir. Mağdur, ancak gerçek bir kişi olabilecek, tüzel kişilerin suçtan zarar görmeleri mümkün ise de bunlar mağdur olamayacaklardır. Ceza Muhakemesi Kanunu, tanımlar başlığı altında malen sorumlu kavramını tanımlamaktadır. Buna göre, malen sorumlu yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi ifade eder. Örneğin taksirle yaralama suçunda sanığın kullandığı aracın sahibi, adam çalıştıran bir kişi olarak malen sorumlu olacaktır.

Soruşturma Evresinde Mağdur ve Şikayetçinin Hakları

Ceza Muhakemesi Kanunu, suçun soruşturulması ve kovuşturulması aşamalarında mağdur ve şikâyetçiye bazı haklar tanımıştır. Madde 234 – (1) Mağdur ile şikâyetçinin hakları şunlardır:

Soruşturma evresinde;

  1. Delillerin toplanmasını isteme,
  2. Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme,
  3. Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,
  4. 153 üncü maddeye uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ile soruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme,
  5. Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakkını kullanma.

Kovuşturma Evresinde Mağdur ve Şikayetçinin Hakları

Kovuşturma evresinde mağdur ve şikayetçinin haları şu şekilde sıralanabilir;

  1. Duruşmadan haberdar edilme,
  2. Kamu davasına katılma,
  3. Tutanak ve belgelerden örnek isteme,
  4. Tanıkların davetini isteme,
  5. Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,
  6. Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma.

Kamu Davasına Katılma Hakkı

Ceza Muhakemesi Kanunu, 237. Maddesinde kamu davasına katılma hakkı olanları düzenlemiştir. Kanun’un hak tanıdığı kişilerin, kamusal iddia makamı olan Cumhuriyet savcısının yanında yer almak istemesine kamu davasına katılma adı verilmektedir.

Madde 237 – (1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.

(2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.

Yargıtay, ‘dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez’ diyerek katılma açısından suçtan zarar görmenin doğrudan doğruya olmasını aramaktadır.  (CGK 12.06.2018 tarihli 1190 –274 sayılı kararı)

Kamu Davasına Katılmanın Koşulları

Kanun’un 237. Maddesinden de anlaşılacağı üzere kamu davasına katılmanın koşulları şunlardır:

  1. Derdest bir kamu davası olmalıdır.
  2. Bu kamu davası kovuşturma aşamasında olmalı ve henüz hüküm verilmemiş olmalıdır
  3. Kamu davasına katılacak kişinin mağdur, suçtan zarar gören veya malen sorumlu olması gerekmektedir.