İş Hukukunda Arabulucuya başvurma zorunluluğu İş Mahkemeleri kuruluş, görev, yetki ve usul açısından düzenleyen 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile iş hukuku uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk müessesine yer verilmiştir. Kanun metninde “zorunlu arabuluculuk” kavramından bahsetmese de ilgili maddede arabuluculuk dava şartı olarak zikredilmiştir. HMK m. 115 uyarınca dava şartı noksanlığı davanın usulden reddi sonucunu doğurmaktadır. İlgili kanunun 3. Maddesinde “.Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır…” İlgili kanunun 3. Maddesinde hangi davalar açısından arabulucuya başvurma zorunluluğu olduğu hüküm altına alınmıştır. Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi, işveren alacak ve tazminatları ve işe iade talebiyle açılacak davalarda dava yoluna gitmeden arabulucuya başvuru dava şartı olarak öngörülmüştür.

Tren Kazalarında Maddi ve Manevi Tazminat Davaları

İş hukukunda zorunlu arabuluculuk kapsamına giren başlıca davalar şunlardır: 

  1. İşe iade davası, 
  2. Kıdem tazminatı alacağından doğan davalar, 
  3. İhbar tazminatından doğan davalar, 
  4. Kötüniyet tazminatından doğan davalar, 
  5. Ücret alacağından doğan davalar, 
  6. Fazla mesai ücreti alacağından doğan davalar, 
  7. UBGT ücretinden doğan davalar, 
  8. Sendikal tazminattan doğan davalar,
  9. İş hukukunda zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındaki davalar ise şunlardır: İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminata ilişkin tespit, itiraz, rücu davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir.

İşe İade Davası Açısından Zorunlu Arabuluculuk.

İş Kanunu md 20/1’e göre fesih bildiriminde neden gösterilmediği veya gösterilen nedenin geçerli olmadığı iddiasıyla fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 AY içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır.

İşçinin itirazı fesih bildiriminde neden gösterilmediği veya gösterilen nedenin geçerli olmadığına ilişkindir. İşverenin işçinin savunmasını alması gerektiği ve bildirimi usulünce yapması gerekliliği de bu fıkra hükmüne göre değerlendirilmelidir. Ayrıca fesih bildiriminin makul süre içerisinde yapılması gerekliliği de bu fıkra hükmü kapsamında değerlendirilmelidir.

Bildirimin kanunun emredici hükmü gereğince yazılı yapılması gerektiği halde yazılı yapılmamış olması gerektiği halde yazılı yapılmamış olması halinde de itiraz 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde yapılmalıdır. Fesih bildirim süresine itiraz süreci içerisinde iş sözleşmesinin askıda olması başvuru süresinin işlemesine engel değildir.

1 aylık süre içerisinde arabulucuya başvurmadan işçi işe iade davası açma hakkını kaybeder. Ve işveren tarafından yapılan fesih geçerli feshe dönüşür. Asıl işveren alt işveren ilişkisinde işverenlerin arabuluculuk toplantısına birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması gerekir

İşe iade Talebiyle Açılacak Davalarda Arabuluculuk(zorunludur) Dava Şartıdır.

Arabuluculuk toplantısı neticesinde tarafların anlaşmaya varamaması sonucunda işçinin işe iade davası açma hakkı doğacaktır. İşçi arabuluculuk son tutanağına ilişkin son tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesinde eklemek zorundadır (İMK Md 3)

Bu zorunluluğu uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 HAFTALIK kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği aksi halde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmez ve dava dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.

İş kanunu 20/1’de arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi halinde ret kararı taraflara re ’sen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içinde arabulucuya başvurulabilir.

Bu ek süre içinde de arabulucuya başvurmayan işçi artık işe iade davası açamaz.

İş kanunu md 21/7’ye göre arabuluculuk faaliyeti sonucunda tarafların işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları halinde, ise başlatma tarihini, boşta geçen süreye ilişkin ücreti ve diğer hakların parasal miktarını ve işçinin işe başlatılmaması durumunda ödenecek ise başlatmama tazminatının parasal miktarını belirlemeleri zorunludur. Aksi halde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir.

Kıdem Tazminatı Açısından Zorunlu Arabuluculuk.

Kıdem tazminatına hak kazanabilmek aynı işverene ait aynı veya farklı işyerinde en az 1 yıl çalışmış olmak gereklidir.

Kıdem tazminatına hak kazandığı halde bunu işvereninden alamayan işçinin dava yoluna gitmeden önce arabulucuya başvurması ve uyuşmazlığın çözülememesi halinde dava yoluna gitmesi gerekmektedir.

İhbar Tazminatı açısından Zorunlu Arabuluculuk.

İhbar tazminatı belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi veya işveren tarafından bildirim sürelerine uymadan feshedilmesi halinde, bildirim süresine ilişkin ücretin giydirilmiş ücret üzerinden hesaplandığı tazminattır. İhbar tazminatına hak kazanan işçi veya işveren dava yoluna gitmeden önce zorunlu arabuluculuk yolunu tüketmiş olmalıdır.

Fazla Çalışma (Mesai) Ücreti açısından Zorunlu Arabuluculuk.

İş kanununa göre bir işçinin haftada 45 saatin üzerinde çalışması fazla çalışmadır. Fazla çalışma halinde işçi 45 saatlik çalışma süresini aşan her saat için, ücretinin %50 fazlasını talep hakkına sahip olacaktır.  Fazla çalışma ücreti alacağı için de zorunlu arabuluculuk yoluna gidilmeden dava açılamaz.

Yıllık ücretli izin, maaş, genel tatil ücretleri, milli ve dini bayram tatil ücretleri için de dava açılmadan önce uyuşmazlığın “zorunlu arabuluculuk” yoluyla çözülememesi halinde dava yoluna gidilmesi gerekir.

İşçi ve işverenin iş ilişkisinden kaynaklı bir sebepten ötürü birbirlerine hakaret etmeleri halinde bundan doğan tazminat istemleri için ilk önce arabulucuya başvuru zorunlulukları bulunmaktadır. İşyerindeki iş malzemeleri veya mallara zarar verilmesinden kaynaklı tazminat istemleri için de arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmaktadır.

Arabulucuya Ne Zamana kadar Başvurulabilir?

6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu md.13’e göre (1) Taraflar dava açılmadan önce veya davanın görülmesi sırasında arabulucuya başvurma konusunda anlaşabilirler. Mahkeme de tarafları arabulucuya başvurmak konusunda aydınlatıp, teşvik edebilir. (2) Aksi kararlaştırılmadıkça taraflardan birinin arabulucuya başvuru teklifine otuz gün içinde olumlu cevap verilmez ise bu teklif reddedilmiş sayılır.

Dava açıldıktan sonra tarafların birlikte arabulucuya başvuracaklarını beyan etmeleri hâlinde yargılama, mahkemece üç ayı geçmemek üzere ertelenir. Bu süre, tarafların birlikte başvurusu üzerine üç aya kadar uzatılabilir. (md15)

Uyuşmazlıkla alakalı taraflar dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurabilirler. Davanın açıldığı durumlarda ise mahkeme tarafları arabulucuya başvurma konusunda teşvik edebilir.

Uyuşmazlığın taraflarından biri, dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra arabulucuya gitme konusunda teklifte bulunabilir. 30 gün içinde cevap verilmemesi halinde teklif reddedilmiş sayılır.

Dava açıldıktan sonra tarafların arabulucuya başvuracaklarını mahkemeye bildirmeleri halinde, yargılama mahkeme tarafından 3 ayı geçmemek üzere ertelenir.

Arabuluculuk Faaliyeti Ne Kadar Sürer?

İş Mahkemeleri kanununun 3. maddesinin 10. ve 11. fıkralarına göre;

“…Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir…”

“…Uyuşmazlığın süresi içinde çözülememesi halinde dosya kapatılır. Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hallerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir…”

Arabuluculuğa Başvurulması Halinde Zamanaşımı Süreleri Ne Kadardır?

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, kötüniyet tazminatı, eşit davranma ilkesine aykırılıktan doğan tazminata ilişkin zamanaşımı süresi 5 yıldır.

Arabuluculuk bürosuna başvuru yapılmasından, müzakereler sonucu son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede dava zamanaşımı süreleri durur hak düşürücü süreler işlemez. Son tutanağın düzenlendiği tarihte süreler yeniden işlemeye devam eder.

Arabuluculuk nedir?

Arabuluculuk bir özel hukuk uyuşmazlığın taraflarının bir araya getirildiği, uyuşmazlığın çözümünde taraf iradelerinin öne çıktığı, dava açılmadan veya dava açıldıktan sonra tarafların özgür iradeleriyle seçtikleri uzman ve tarafsız bir arabulucu nezdinde uyuşmazlığın çözüme kavuşturulma faaliyetidir. Arabuluculuk faaliyeti ile uyuşmazlığın mahkeme dışı, kesin, hızlı ve dostane bir şekilde çözüme kavuşturulması amaçlanmaktadır. Arabuluculuk faaliyeti ile taraflar bir araya gelir, arabulucu marifetiyle sistematik tekniklerle müzakerelerde bulunulur, tarafların birbirlerini anlamaları ve kendi iradeleriyle çözüm üretmeleri sağlanır. Böylelikle taraflar uyuşmazlığı devlet yargısına taşımadan önce bir kez daha değerlendirme ve müzakere etme fırsatı bulurlar.  

Tarafların çözüm üretemediği noktada ise arabulucu devreye girer ve gereken çözümü üretir.

Arabuluculuğun Yararları Nelerdir?

  1. Uyuşmazlığın arabulucu nezdinde çözüme kavuşturulması dava açılmasına nazaran daha ekonomiktir ve zaman kaybını önler.
  2. Arabulucuların, arabuluculuk müzakerelerinde görüşülen hususları gizli tutma, sır saklama yükümlülükleri vardır ve görüşülen hususlar gizli kalır.
  3. Uyuşmazlığın arabulucu nezdinde çözülmesi mahkemeye oranla daha rahat bir ortamda çözülmesini sağlar.
  4. Tarafların uyuşmazlığın çözümü için arabulucu seçme konusunda serbestileri vardır.
  5. Dava açılmasına nazaran arabuluculuk daha esnektir, icrası mümkün birden fazla çözüm yolu üretilip anlaşma sağlanabilir.
  6. Dava açmadan önce veya dava açtıktan sonra arabulucuya başvurulabilir.
  7. Arabuluculuk faaliyetini sonlandırmak mümkündür, davadan vazgeçmek gibi hukuki ve maddi riskleri olan bir müessese değildir.

Arabulucu Kime Denir?

Hukuk fakültesinden mezun, avukatlık mesleğinde en az 5 yıllık deneyime sahip, arabuluculuk faaliyeti ile ilgili temel eğitimleri, iletişim, müzakere ve uyuşmazlık çözüm yöntemleri, davranış psikolojisi gibi mesleki eğitimleri alıp arabuluculuk mesleki yeterlilik sınavında başarılı olduktan sonra adalet bakanlığı nezdinde düzenlenen arabulucular siciline kaydını yaptırmış kişileri ifade eder. Arabuluculuk siciline kaydı olmayan bir avukat arabuluculuk faaliyeti yürütemez.

Arabuluculuk faaliyeti esnasında arabulucu taraflara eşit mesafede durmak ve müzakerenin eşit şartlar altında yapılmasını gözetmek, görevini şahsen yürütmek zorundadır. Arabulucunun, arabuluculuk faaliyeti neticesinde öğrendiği bilgileri ve edindiği belgeleri gizli tutma yükümlülüğü vardır. 

Taraflar da bu bilgi ve belgeleri olası bir dava veya tahkim yargılanmasında kullanamazlar. Arabulucu aynı uyuşmazlıkla ilgili açılan bir davada taraflardan birinin vekilliğini üstlenemez. Arabulucu söz konusu uyuşmazlık ile ilgili tarafsız kalamayacağı kanaatinde ise bunu taraflara bildirmelidir

Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?

Arabulucuya Başvuru: İş hukuku kaynaklı bir uyuşmazlık çıkması durumunda uyuşmazlığın taraflarından biri arabulucuya başvurabilir.  Arabulucuya başvurmak isteyen işçi veya işveren taraf karşı tarafın (karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin) yerleşim yerindeki arabuluculuk bürosuna veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna başvurarak süreci başlatır. Arabuluculuk bürosu olmayan yerlerde ise ilgili yazı işleri müdürlüğüne başvuru yapılır.

Arabulucunun Seçilmesi: Taraflardan birinin arabulucuya başvurması neticesinde Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından listelenen arabuluculardan biri belirlenir. Ancak tarafların arabulucuyu anlaşarak seçme hakları da vardır, fakat seçilen arabulucu listeden bir arabulucu olmalıdır. 

Başvurulan arabuluculuk bürosunun yetkisiz olduğu iddiasında olan taraf en geç ilk oturumda bunu öne sürmelidir.  Yetkisizlik iddiasında olan taraf yerleşim yeri veya işin yapıldığı yere dair belgeleri öne sürerek yetkisizlik iddiasında bulunmalıdır. Arabulucunun büro tarafından atanması halinde, arabulucu büronun yetkisiz olup olmadığına dair Değerlendirme yapamaz. Taraflardan birinin öne sürmesi gerekir. Akabinde arabulucu yetki incelemesini kendisi yapmaz. Dosyayı ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere, büroya teslim eder. Sulh hukuk mahkemesi harç almaksızın yetkiyi inceler ve kesin olarak karara bağlar.

Tarafların Arabuluculuğa Daveti: Arabulucunun büro tarafından görevlendirilmesiyle tarafların iletişim bilgileri de kendisine iletilir. Tarafların iletişim bilgilerine ulaşamayan arabulucu, kendi araştırma sonucunda da tarafların iletişim bilgilerine erişebilir. Tarafların iletişim bilgilerine erişen arabulucu, toplantı gün ve saatini bildirir ve taraflara arabuluculuğa davet mektubu gönderir ve tarafları ilk toplantıya davet eder.

İlk Oturum: Arabulucunun tarafları toplantıya davet etmesi sonucunda ilk oturum yapılır ve ilk oturuma dair tutanak tutulur. Tarafların zorunlu arabuluculuk görüşmelerine mazeretsiz katılmaması durumunda katılmayan taraf açısından olumsuz sonuçlar doğacaktır. Taraftarlardan biri mazeretsiz bir şekilde ilk arabuluculuk toplantısına katılmazsa ve arabuluculuk toplantısı sona ererse bu durum son tutanakta belirtilir. Arabuluculuk toplantısına katılmayıp sürecin sona ermesine sebep olan taraf açılacak bir davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderleri üzerine bırakılacaktır. Ayrıca lehine yargılama ücretine de hükmedilmeyecektir. Her iki tarafın da toplantıya katılmamaları durumunda yargılama giderleri kendi üzenlerine kalacaktır.

Son oturum: Son oturumda tutulan tutanak çok önemlidir. Arabuluculuk son tutanağı, dava şartı arabuluculuk olan davalarda dava dilekçesinin ekine eklenmek, eklenmediyse mahkemece verilen süre içerisinde mahkemeye sunulmak zorundadır. Aksi durumda davanın, dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddi gündeme gelecektir.

Arabuluculuk Sonucunda Anlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?

7036 sayılı kanunun 3. Maddesinin 2. Fıkrasına göre;

Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.

Davacı arabulucuya başvuru sonucunda anlaşamama son tutanağını dava dilekçesinin ekinde göstermek zorundadır. Bu şekilde açılmayan işe iade ve işçi veya işveren alacak ve tazminatlarından doğan dava usulden reddedilecektir. Dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama son tutanağı eklemeyen davacıya, hâkim 1 haftalık kesin süre içerisinde tutanağın mahkemeye sunulması sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderir. Davacının ihtarın gereğini yapmaması halinde dava dilekçesi karşı tarafa çıkarılmaksızın dava usulden reddedilir. Usulden ret kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflar arabulucuya başvurabilirler.

Arabuluculuk Sonucunda Anlaşma Sağlanırsa Ne Olur?

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18. Maddesinin 2. Fıkrasına göre;

“…Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır..”

Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varırlarsa, anlaşma tutanağı için sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınarak tutanak ilam niteliğinde belge haline getirilebilir. Tarafların arabuluculuk neticesinde anlaştığı hususlar yeni bir dava konusu yapılamaz.

İş Hukukunda Arabuluculuk ücreti (2023) Ne Kadardır?

Arabuluculuk ücretleri, Arabuluculuk Ücret Tarifesine göre belirlenir. 2023 yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi 04.10.2022 tarihli 31973 sayılı Resmî gazetede yayımlanmıştır ve yayımlandığı günden itibaren geçerlidir.

Arabuluculuk ücreti, arabuluculuğun zorunlu ya da ihtiyari arabuluculuk olmasına göre değişmektedir;

Arabulucu ihtiyari arabuluculukta uyuşmazlığın niteliği ve taraf sayısına göre Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesinin altında olmayan bir ücret belirleyebilir. Arabuluculuk Asgari ücret tarifesine göre iş hukukundan kaynaklı uyuşmazlıklarda 2 saatlik arabuluculuk ücretinin alt sınırı 1600 TL’dir. Bu rakamın altında ücret belirlenemez.

Zorunlu arabuluculuk söz konusu ise, arabuluculuk sonucunda tarafların anlaşamaması halinde arabuluculuk ücreti devlet tarafından ödenir. Tarafların anlaşması halinde ise ücret taraflarca Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen oranlara göre ödenecektir. İş hukukundan doğan uyuşmazlıklarda alt sınır 1600 TL’dir. 

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir