Ticaret hukukunun ve Türk Ticaret Kanunu’nun temelinde ticari işletme bulunmaktadır. Bu konudaki yasal mevzuat hükümleri ticari işletme kavramı ile ilişkilendirilerek hazırlanmıştır. Dolayısıyla ticari işletme türleri, ticari şirketler, tacir, ticari iş vs. konularının aydınlanmasında ticari işletme kavramından yola çıkılmıştır.

Ticari İşletme

Türk Ticaret Kanunu madde 11’de yer alan tanımıyla ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Tanımdan anlaşılacağı üzere, ticari işletme, belirli seviyede ekonomik menfaat sağlama amacıyla sürdürülen ekonomik/ticari faaliyetlerin belirli bir sistem içinde ilerlemesini içerir.

Ticari İşletmenin Özellikleri

Türk Ticaret Kanunu’na göre ticari işletme;

  1. Gelir sağlama amacı olan,
  2. Devamlılık arz eden bir faaliyet sürdüren,
  3. Ticareti başka işletmelerden bağımsız bir şekilde gerçekleştiren ve
  4. Esnaf işletmeleri için belirli sınırı aşan bir yapıyı ifade eder.
  5. Hukuki açıdan ticari işletme, tacirin malvarlığının bir parçası olarak görülür.

Ticari İşletmenin Unsurları

Ticari işletmenin unsurları kişi ve malvarlığı unsurları olmak üzere 2 tanedir. Ticari işletmenin kişi unsuru tacirden oluşur. Malvarlığı unsuru da maddi ve gayrimaddi malvarlığı olarak ayrılır. Bunlardan maddi malvarlığı, üretilmiş malları, hammaddeleri, araç gereç, taşınmaz, sermaye vb unsurları içerirken; gayrimaddi malvarlığı, işletme adı, ticaret unvanı ve fikri ve sınai haklardan oluşur.

Ticari İşletmelerde Merkez Kavramı

Ticari işletmelerde merkez kavramı işletmelerin idari, hukuki ve ticari faaliyetlerinin yürütüldüğü yeri ifade eder. Eğer ki idari, hukuki ve ticari faaliyetler farklı yerlerden yürütülüyorsa idari işlerin bakıldığı yer işletmenin merkezini belirlemede esas alınır. Her ticari işletme, açıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde unvanı ile birlikte merkezin bulunduğu yer ticari siciline tescil ve ilan ettirilmelidir.

Ticari İşletmelerde Şube Kavramı

Ticari işletmelerde şube kavramı, iç ilişkide merkeze bağlı, dış ilişkide merkezden bağımsız olup merkezin ad ve hesabına4 hak ve borç sahibi olabilen işletme yapısını ifade eder. Ticari işletmenin şubesi merkeze bağlı çalıştığı için ayrı bir işletme olarak var olamaz. Şubenin merkezden ayrı bir tüzel kişiliği mevcut değildir. Şubenin unsurları;

  1. İç ilişkide merkeze bağlılık,
  2. Dış ilişkide merkezden bağımsızlık,
  3. Yer ve yönetim ayrılığıdır.

Yer ve yönetim ayrılığı fiziken bina ayrılığı anlamına gelmemekle birlikte, aynı bina içinde dahi şube ve merkez birbirinden ayrı konumlanır.

Ticari İşletmenin Devri

Türk Ticaret Kanunu’nda ticari işletmenin bir bütün hâlinde devredilebileceği ve diğer hukuki işlemlere konu olabileceği düzenlenmiştir. Devir kapsamında aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiğinin kabul olunacağı belirtilmiştir. Hükmün devamında devir sözleşmesinin ve ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan sözleşmelerin yazılı olarak yapılacağı ve ticaret siciline tescil ve ilan edileceği düzenlenmiştir.

Ticari İşletme Rehni

Ticari işletme rehni, ticari işletmenin tamamını veya işletmeye özgü malların, rehin alacaklısına teslimi gerekmeksizin rehnedilmesidir. Bu rehin işlemi ticari işletmeye ait malların Ticaret Sicili'ne tescil edilmesiyle gerçekleşir. Ticari işletme rehninin amacı, Medeni Kanundaki menkullerin teslimli rehnini öngören hükümleri aksine işletme sahibinin ticari faaliyetini kolaylaştırmaktır. Ticari işletme rehnine 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu’nda ve ilgili diğer mevzuatta yer verilmiştir. Anılan mevzuat kapsamında rehin sözleşmesi,

  1. Kredi kuruluşları ile tacir, esnaf, çiftçi, üretici örgütü, serbest meslek erbabı gerçek ve tüzel kişiler arasında,
  2. Tacir ve/veya esnaflar arasında, yapılır (TİTRK m.3).
  3. Rehin hakkı, rehin sözleşmesinin Sicile tescil edilmesiyle kurulur (TİTRK m.4).

*Rehin sözleşmesinin sicile tescili, elektronik ortamda veya fiziken yazılı olmak üzere 2 şekilde yapılabilir. Elektronik ortamda düzenlenen rehin sözleşmesinin sicile tescil edilebilmesi için sözleşmenin güvenli elektronik imza ile onaylanması şarttır. Yazılı olarak düzenlenen rehin sözleşmesinin Sicile tescil edilebilmesi için tarafların imzalarının noterce onaylanması veya sözleşmenin Sicil yetkilisinin huzurunda imzalanması şarttır (TİTRK m.4/3,4).  Kanuna göre şu taşınır varlıklar üzerinde rehin hakkı kurulabilir: a) Alacaklar b) Çok yıllık ürün veren ağaçlar c) Fikri ve sınai mülkiyete konu haklar ç) Hammadde d) Hayvan e) Her türlü kazanç ve iratlar f) Başka bir sicile kaydı öngörülmeyen ve idari izin belgesi niteliğinde olmayan her türlü lisans ve ruhsatlar g) Kira gelirleri ğ) Kiracılık hakkı h) Makine ve teçhizat, araç, ekipman, alet, iş makinaları, elektronik haberleşme cihazları dâhil her türlü elektronik cihaz gibi menkul işletme tesisatı ı) Sarf malzemesi i) Stoklar j) Tarımsal ürün k) Ticaret unvanı ve/veya işletme adı l) Ticari işletme veya esnaf işletmesi m) Ticari plaka ve ticari hat n) Ticari proje o) Vagon ö) Bu fıkrada sayılanlardan üçüncü kişiler zilyetliğindeki taşınır varlık, hak ve paylı mülkiyet hakları p) Benzeri her türlü taşınır varlık ve hak (TİTRK m.5). 

  1. Taşınır varlığın gelecekteki her türlü faiz, sigorta gibi hukuki getirileri ile doğal ürün ve ikamesi mallar, taşınır varlık ile birlikte doğrudan rehnin kapsamına girer (TİTRK m.7).
  2. Rehin hakkı, rehin sözleşmesinin Sicile tescil edilmesiyle üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder (TİTRK m.9).
  3. Rehin alacaklısı, alacağın son bulduğu tarihten itibaren yabancı hukuka tabi rehin alacaklısı tarafından otuz, Türk hukukuna tabi rehin alacaklısı tarafından on beş işgünü içinde, rehin kaydının Sicilden terkini için başvuruda bulunur (TİTRK m.15)

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir